YOLA DEVAM


Trabzonspor, ilk 45 dakikada iki kez rakip kalede gözüktü. Birincisi attığı golde, diğeri ise Olcan’ın direğinin çatalından dönen topunda.
Oyunu hızlı ve arzulu başlayan taraf olan Bordo-Mavililer,  dolgun  ve süratli çıkısını golle sonuçlandırmasını bildi. Henrigue’nin taşıdığı ve Maluoda’nın rakibinin kalecisi ve savunmasının hatasından boş kaleye gönderdiği  bu erken gol Fırtına için iyi bir sinyal idi. Arkasından, son haftaların flaş ismi Olcan’ın kullandığı serbest atışta direkten geri dönen top büyük bir şansızlıktı.
Oyunun ilk 15 dakikasında 1-0 yenik duruma düşen konuk Erciyespor oyun disiplinini hiç bozmadı. Boş alanları iyi kullandı. Trabzonspor kalesinde net gollü pozisyonlar buldu.  Vleminckx’in iki müthiş şutu bana göre Onur’un üzerine geldi. Onur bunun dışında iki  net pozisyonu daha önledi.
Trabzonspor orta sahasında mücadele performansı düşük Soner, Colman, Maluoda ve Zokora varken bu oyun şekli bence çok normal. Rakibinizden top alamazsanız, rahat çalım yerseniz, savunma ile orta sahasındaki alanı çok geniş tutarsanız işiniz Allah’a kalır. Trabzonspor’da aynı böyle oynadı  dünkü  ilk 45 dakikada.
İkinci yarıda da değişen bir görüntü yoktu. Erciyespor, Trabzonspor’u izliyor. Sadece işini yapacağı kontratakları bağlamış gibiydi. Soner-Adrian değişikliği de Fırtına’ya canlılık katmadı. Hiç futboldan anlamayanlara bu maçı izletip “Kim kazanabilir” diye soru yöneltsek yüzde oranı yüksek bir biçimde “Erciyespor” diye cevap verirlerdi. Ancak,  sahada Bordo-Mavi forma varsa kazanıyor demek.
 Tecrübe ve deneyim kazandı diyebilirim. Bana göre, iyi oynamayan kazandı, iyi oynayan çok arzulayan ise kaybetti.