YÜKSEK TANSİYON!
Rahmetli babam (Ali Usta) kuvvetli demokrattı..
O yaş kuşağındaki çoğu kişi gibi Menderes hayranıydı..
Ömrü boyunca kabul edememişti idam edilmesini..
“Nasıl olur” diyordu, “Memleket için bu kadar iyi şeyler yapan bir insan nasıl asılırdı!.”
Menderes’in yerini Süleyman Demirel aldı daha sonra..
Demirel’i Menderes’in devamı gibi görür, toz kondurmazdı..
Yollar, barajlar, oo daha neler neler yaptı derdi..
Türkiye’yi onun kurtaracağını düşünürdü..
***
Bense 68 kuşağının genç takımındaydım!..
14-15 yaşlarında bir lise öğrencisi olarak Ecevitçiydim..
“ Ne ezilen ne ezen, insanca hakça bir düzen” sloganıyla yüreğim titrer,
Türkiye’yi ancak Bülent Ecevit’in kurtaracağına inanırdım..
O gelince ne fakirlik kalacaktı, ne yoksulluk..
Ne de yolsuzluk..
***
Sürekli tartışırdık babamla..
O Demirel’i övmeye başlayınca hemen atılır Ecevit’in faziletlerini sıralardım..
Çok kızardı bana..
Kızmakla kalmaz hayret ederdi..
“Bizim aileden nasıl solcu biri çıktı? diye düşünürdü herhalde, hazmedemezdi!
***
Öyle ya..
Ecevit demek sol demekti!
Solcu ise, Allah muhafaza..
“Tü tü tü” de üç kere tahtaya vur!
Cüzzamlı, vebalı ol daha iyi..
Onların hiç olmazsa çaresi var..
Gider tedavi olursun..
Bu solculuk öyle bir şey ki aman aman evlerden uzak olsun!..
***
O sıralar sadece bizim evde değil her tarafta yaşanırdı bu tür sahneler..
Hatta bazen cinayetlere bile sebep olurdu..
***
Derken Türkiye sonunda bitirdi bu gereksiz kavgaları.
Uzun süre de böyle gitti..
Tam kurtulduk derken, yeniden hortladı bazı şeyler..
Ancak şimdilerde kavganın yerini gerginlik aldı.
Aynı partiye oy vermeyenler biri birini düşman gibi görür oldu..
“Bizimkiler ve onlar” diye kavramlar oluştu..
Bizimkiler hep haklı , onlarsa haksız..
Bizimkiler güzel, onlar çirkin!
***
Ve de tansiyonlar sürekli yüksek..
Oysa bu gerginliğe halat dayanmaz..
Bir koparsa gel de bağla..
Öyle bir durum var ki..
Yani, oturup ağla..
***
Halbuki ne iktidarlar geldi geçti..
Daha niceleri de gelip gidecek..
Ve kimse kimseyi kurtarmayacak..
Kurtaramaz da..
Çünkü beni ben, seni sen kurtaracaksın..
***
İşe de hangisi olursa olsun oy verdiğin partinin yanlışlarını görerek başlayacaksın..
En azından taraftarı olduğun takımın başkanını, antrenörünü, futbolcusunu eleştirdiğinin onda biri kadar, oy verdiklerinin yanlışlarını dile getireceksin.
Getireceksin ki düzeltsinler..
***
Gönlümüzün sultanı, olmazsa olmaz değerimiz, Trabzonspor’u hemen her maçtan sonra niye eleştiriyoruz?
Fenerbahçeli olduğumuz için mi?
Elbette değil.
Yanlışlardan arınsın, bi dahaki maçta daha iyi olsun diye..
Peki, futbolda acımasız oluyoruz da, iş siyasilere gelince niye nutkumuz tutulup dut yemiş bülbüle dönüyoruz?..
Yoksa..
Kurtarıcıları küstürmekten mi korkuyoruz!