Siyasette konuşan çoktur, ahkâm kesen daha da fazladır. Ancak geleceği doğru okuyabilen, olayların nereye evrileceğini önceden görebilen siyasetçi sayısı oldukça azdır. İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın'ı birçok siyasetçiden ayıran en önemli özellik de tam olarak budur. O, günlük siyasi hesapların peşinden koşan değil, gelişmelerin muhtemel yönünü önceden analiz edip buna göre tavır alan bir isimdir.
Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri de Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen ardından yaptığı değerlendirmeydi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik "Sayın Kılıçdaroğlu, siyasi jübilesini Sayın Meral Akşener'den özür dileyerek yapmalıdır." sözlerini dile getirdiğinde adeta hedef tahtasına oturtulmuştu. CHP'liler tarafından sert şekilde eleştirilerek, ağır ithamlarla karşı karşıya kalmıştı ve günlerce siyasi lince maruz bırakılmıştı.
Fakat siyasette en büyük hakem hiçbir zaman anlık tepkiler değil, zamandır.
Bugün geriye dönüp yaşananlara bakıldığında, o gün Yavuz Aydın'ı eleştirenlerin önemli bir bölümünün, aynı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında çok daha ağır ifadeler kullandığı görülüyor. Parti içinde yaşanan krizler, kulislerde konuşulanlar, teşkilatlardaki ayrışmalar ve kamuoyuna yansıyan tartışmalar, geçmişte yapılan o değerlendirmenin yeniden hatırlanmasına neden oldu.
İl ve ilçe başkanlarının görevden alınmasının ardından yükselen tepkiler, Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan tartışmaları sonrasında yeniden genel başkanlık koltuğuna dönmesine yönelik eleştiriler ve kamuoyunda dile getirilen sert söylemler, hainlik ve kayyım yakıştırmaları, Kılıçdaroğlu'na edilen sinkaflı küfürler siyasi atmosferi bambaşka bir noktaya taşıdı. Dün Yavuz Aydın'a tepki gösterenlerin bir kısmı bugün çok daha ağır eleştirileri kendileri dile getiriyor.
Bu nedenle bugün birçok kişinin ortak cümleleri "Yavuz Aydın haklıymış... Bizim göremediklerimizi o yıllar önce görmüş. Bizim fark edemediklerimizi önceden söylemiş." oluyor.
Yavuz Aydın'ın en önemli farkı da burada ortaya çıkıyor. O, rüzgâra göre yön değiştiren bir siyasetçi değil. Popüler olanı söylemeyi tercih eden değil, doğru olduğuna inandığı düşünceyi şartlar ne olursa olsun dile getirebilen bir siyasetçi. Geri adım atmıyor, yalpalamıyor, günü kurtarmaya çalışmıyor. Net konuşuyor, açık tavır koyuyor ve siyasi duruşundan taviz vermiyor.
Siyasette vizyon, sadece bugünü okumak değildir, yarını görebilmektir. Olaylar geliştikçe Yavuz Aydın'ın geçmişte yaptığı değerlendirmelerin yeniden gündeme gelmesi de bu siyasi öngörünün neden bu kadar dikkat çektiğini ortaya koyuyor.
Elbette herkesin siyasi görüşü ve değerlendirmesi farklı olabilir. Ancak bir siyasetçinin yıllar önce yaptığı tespitlerin bugün yeniden konuşulması ve birçok kişinin "Aydın bu haklı değerlendirmeyi o gün yapmıştı. Kendisine haksızlık etmişiz. Ona bir özür borcumuz var." demesi, siyasi sezgisinin ve vizyonunun kamuoyunda yeniden takdir edilmesine neden oluyor.
Çünkü gerçek siyaset, kalabalığın alkışına göre konuşmak değildir. Gerektiğinde yalnız kalmayı göze alarak inandığını söyleyebilmek, baskılara rağmen aynı çizgide yürüyebilmektir. Zamanın sınavını geçen sözler ve haklı çıkan öngörüler siyaset tarihine not düşer.
Yavuz Aydın Kılıçdaroğlu için tarihe yıldızlı bir not düşmüştür.