ZAMANIN DURDUĞU YER: ALTINDERE


Maçka’nın Altındere Vadisi’nde yalnız Trabzon için değil ülkemiz için de varlıklarımızdan “Sümela Manastırı” da bir yıl ziyarete kapatıldı;
Vadide zaman durdu.
Vadide tesisler (alabalık üretimi, restoran ve konaklama yatırımları) geri dönülmez zararlar yaşıyor.
Altındere’de;
Karadeniz’in en değerli balığı ve bir endemik türü olan “Karadeniz Alası” başta olmak üzere “gökkuşağı ve tüm alabalık” üretimi durdu.
Neden?
HESler Altındere Vadisi’nin suyunu kirletti.
Kirlenmeyi, hem Kamu Kurumu  olan “Su Ürünleri” hem de KTÜ hazırladıkları raporları ile saptamış..
 Denilmiş ki: HESler, taa yapım aşamasından başlayarak şimdilerde ise işletme hatalarına kadar pek çok nedenle Altındere’nin suyunu kirletiyor.
Raporda alabalıkların hassas canılar oldukları belirtilerek;
HESlerin;
·Altınderde de suyun fiziksel Özelliklerini
· Kimyasal özelliklerini
· Biyolojik özelliklerini bozduğu yazılı rapordan sadece kimyasal bozulmadan kısa bir alıntı:
“Kilometrelerce tünellerde (demir ve betona sürtünerek) geçen su, elde edilen düşüden türbinlere normalden 5-40 bar kadar yüksek basınçla çarpıyor. Yüzeyleri genişlemiş oksijen hava ile temas ettiği anda, havada en fazla (%76) olan “azot” gazı ile birleşerek Nitrat, nitrit gibi zehirli bileşikler oluşmasına neden oluyor.”
Raporda ayrıca;
Alabalık üretim havuzlarına, kuluçka üretim merkezlerine gelen bu zehirli suyun hassas canlılar olan alabalıkların toplu ölümlerine neden olduğuna da yer veriliyor.
Maddi manevi ölçülemeyecek bir değerimizi yitirdik..
Karadeniz’in en değerli balığı ve endemik türü olan “Karadeniz Ala”sının, karada yetiştirilmesi için yirmi yılda elde edilen “damızlıklarda” bir gecede toplu ölümleri gerçekleşti. Bu kayıp hiçbir değer ölçüsü ile ölçülemez.
Gelecekte çok büyük beklentiler yaratacak damızlıkların yerine koyulması artık mümkün değildir.
Üstelik bu değerli tür koruma altındadır.
Ya karasal balık yetiştiriciliğinin kuluçka evleri; artık onlarda da üretim yapılamıyor. Zarar inanılmaz..
Sümela Manastırı’nın güvenlik önlemleri için kapatılması ise kanayan yaraya tuz basmak diye tanımlanabilir.
Altındere Vadisi’nde balık çiftliklerinin hepsinde restoran ve konaklama hizmeti için de yatırımları var.
Bir taraftan HES’lerin kirlettiği suyun artık balık üretimine izin vermemesi, diğer taraftan Sümela Manastırının kapatılması vadide zamanı durdurmuş..
Geçen yılın ilk beş ayında yüz kadar tur otobüsü gelmiş iken, bu dönem sadece beş tur otobüsü gelmiş. Altındere Vadisi derin bir sessizliğe bürünmüş, fırtına öncesinin sessizliği seziliyor.
Sonuç yerine;
·Altındere Vadisi’nde HES’ler toplumsal yarar değil bireysel yarar için değer üretiyor.
·Altındere Vadisi’nde HES’ler telafisi imkansız zararlara neden oldular. Trabzon’un turizmi bu kadar yoğun tartıştığı dönem hiç olmadı.
 Görünen o ki Altındere Vadisi değersizleştirilerek gözden çıkarılmış.
Yazık !!!