Trabzonspor’un as kadroyla, Gençlerbirliği’nin ise yaş ortalaması 22 olan altyapı ağırlıklı ekibiyle sahaya çıkması maçın favorisini baştan belli etmişti. Beklendiği gibi ilk düdükle birlikte senaryo netti. Gençlerbirliği derinde bekliyor, Trabzonspor ise topun hakimi.
Fakat kağıt üstündeki üstünlük sahaya yansımadı. Trabzonspor, kapalı savunmaları açma konusunda sınıfta kaldı. Gençlerbirliği’nin gençleri ise kendilerini kanıtlamak için sahadaydı. Zaman zaman hakemin uyarılarını gerektirecek kadar sert ve fazlasıyla iştahlı bir oyun ortaya koydular.
Trabzonspor’dan beklenen agresif ve üretken başlangıç gelmedi. Geçen her dakika rakibin direncini ve iştahını artırdı. Oyunu hızlandırmadaki yavaşlık, Oulai ve Bouchoari’nin gereğinden fazla derinde kalmasıyla birleşince hücumda sayısal üstünlük kurulamadı.
Fatih Tekke’nin oyun planında hayati olan geri kazanım presinde Folcarelli ve Felipe’nin yokluğu derinden hissedildi. Sol kanatta ise Lovik, Nwakaeme’nin temposuna ayak uyduramayınca üretim tamamen tıkandı. Trabzonspor’un sol koridoru maç boyu sırıttı.
İkinci yarıya daha agresif bir Trabzonspor beklesem de tablo değişmedi. Durağan oyun, rakibin gardını düşürme fırsatını da alıp götürdü. Baskının kurulamadığı her dakika Gençlerbirliği’ne direnç olarak döndü. Nitekim Bouchoari’nin kaptırdığı topla gelen gol işleri iyice zora soktu.
Golden sonra yapılan üç değişiklik bence geç kalınmış hamlelerdi. Skor dezavantajıyla baskıyı artıran Trabzonspor, oyunda yine üretken olamasa da duran toptan bulduğu golle dengeyi sağladı.
Tam “maç uzatmalara mı gidiyor?” derken Muçi sahneye çıktı. Sezon boyu yaptığı kritik dokunuşlardan birini daha yaparak galibiyeti getirdi.
Beklenenden çok daha zor bir maç oldu. Finalde bu performansın yetmeyeceği çok açık. Yine de futbolda günün sonunda tabelaya bakılır ve tur geçildi. Umalım yolun sonu kupa olsun.