Evet, başlıkta da belirtildiği gibi üstü açık bir tarih trajedisi yaşanmaktadır. 

Bugün, millet olma vasfını elde etmiş çok sayıda ülke var irili ufaklı. Birçoğu devlet olma hususiyeti eksikliği yaşamakla birlikte gelecekleri için çaba içindeler. 

Tarihsel geçmişi çok eskilere dayanan Türk milletinin geçmişi ile bugününü ele aldığımızda, çok eskilerden günümüze gelen değerlerimiz bizim gururumuz olarak gönlümüze ışık oluşturmaktadır. 

Olması gerekenler mutlaka geçmişin izlerini geleceğe taşıma olması gerekirken, bilinç dahilinde ve haricinde, özellikle Trabzon’da tarih kıyımı yapılıyor desek yanılmış olmayız. 

Bu belirtilerin dahilinde Trabzon'da zamana yayılarak yıkılan, yıktırılan çok sayıdaki ecdadın eserleri bizlerin derin infialinde yer ederken, içi boş düşünceler ile bu şehirde kasıt içerisinde olanlar da vardır. 

İyi niyet göstergesi iç güdüsü ile hareket eden bazı şahıslar, aynı yıkım projelerini, yine bazı sivil toplum kuruluşları içinde kamufle halinde yapmaktadırlar. 

Neden ve niçinler ile gelinen süreçte Trabzon’un milli hassasiyeti ile oynanmakta, yabancı eserleri proje kapsamında gelecek ile yüzleştirme çabaları zamana yayılarak devam etmektedir. 

Bu kastın içinde, kamu hususiyeti içinde geçmişte var olan, bugün de hizmet dahilinde bazı kişilerin var olduğunu düşünürsek, ne gibi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek istiyorum. 

Sonuç itibariyle, yüzlerce yıldır bu vatanı bize yurt olarak bırakan ecdadımızın, tüm eserlerine sahip çıkmanın vicdani bir sorumluluk olduğunu asla unutmadan, geçmişten gelen camiler, mescitler, çeşmeler, hamamlar, hanlar, su köprüleri, özel kitabeli evler, konaklar, kütüphaneler, okullar, mezarlıklar vs. bütün hepsini her ortamda mutlaka korumalı ve onararak geleceğe aktarmalıyız.

Aksi tutum ve ortam içinde olanları da kamu ve toplum vicdanında mutlaka cezalandırmalıyız.