YAYLA ZAMANI


Zühtü AKYILDIZ

Zühtü AKYILDIZ

13 Mayıs 2019, 08:07

Bilenler bilir, bizim kuşak yaylalarda yaylanarak büyümüştür.

Yaylalar:

Çocukluğumuzun doyumsuz tatlarının sofrası ve tarifsiz oyunlarının oyuncağıdır.

Ergenliğimizinse ulaşılmaz aşklarının dünyasıdır.

Zaman aldı götürdü dünyamızı elimizden, yerine modernitenin sanal yaylaları yerleştirildi. Kelifsiz, hartemasız, tandırsız, koyunsuz, mandasız, çobansız, kavalsız ve en önemlisi çocuksuz ve oyunsuz sanal bir yayla.

Şimdiki yaylalar; üç dört katlı evleriyle ve dahi villalarıyla, tv. vericileriyle, internet ağlarıyla, marketleriyle, her evin önüne giden yollarıyla çoktan kimliksizleştirildi.

Bizler şanslıydık, çünkü kadim yayla kültürünün son evrelerine tanık olduk ve doya doya yaşadık. Dolayısıyla geleneksel yayla kültürüne dair anlatacak hikayelerimiz var.

Ayrıca bizler çok üzgünüz; çünkü yaylalarımızın katledilişine tanık olduk ve ne yazık ki hiç bir müdahalede bulunamadık.

Bu yazımı “Geleneksel Yayla” özlemiyle yanıp tutuşan çağdaşlarıma ve özellikle, Sakarya’da şehir hayatının ölümcül kıskacında nefessiz kaldığını haykıran, yaşama bağlılığını bir gün tekrar yalasına dönebime hayaline bağlayan “Mahmut Çuhadar’a” sunuyorum.

Yaylamın içinde kelifler vardı,
Ortasından akan coşkularımız.
Çatılarımızsa hartemalardı,
Aralarından sızan yıldızlarımız.

Yaylamın düzünde dünyamız vardı,
Etrafında dönen umutlarımız.
Dünya bildiğimiz oyuncaklardı,
İçinde yaşayan oyunlarımız.

Yaylamın çimeni çocuklarındı,
Bitmeyen rüzgarı kanatlarımız.
Tepelerindense duman yağardı,
Sisinde kaybolan bilyelerimiz.

Yaylamın bayırı kuzularındı,
Nağme olup güden çobanlarımız.
Tandırından tüten kokular vardı,
Tarihe gömülen anılarımız.

Yaylamın mevsimi hayvanlarındı,
Sefasını süren sofralarımız.
Oyunlarımızla güneş doğardı
Işığı yansıtan duygularımız.

Yaylamın örtüsü gökkuşağıydı
Renkten renge akan horonlarımız.
Yayla bildiğimiz baharımızdı,
İçinde büyüyen sevdalarımız.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murat keleş - 1 hafta önce
Sevgili hocam,çok güzel tasvir etmişsiniz,tebrikler.Rizenin bir yaylasında sakinler karar almışlardi;yaylanın içine araba yolunu ,tv yi elektriği vb sokmamışkar di.bilmem kararlarında durabildilermi,çok beğenmiştim kararlarıni.Sevgilerimle
Avatar
Ali Bayraktar - 1 hafta önce
harika bir yazı hocam
Avatar
Selami Erturk - 7 gün önce
Zühtü Bey çok güzel ifade etmişsiniz beni 65 yıl önceki 7 yassındaki marziye görürdünüz yüreğine ağzına sağlık