Trabzonspor bu hafta oynayacağı Fenerbahçe maçının sonucu ile Trabzon futbol severlerinin sürekli sorduğu soru “Abi Fener maçı ne olur?”  Biz de bu şartlar altında verdiğimiz cevap “Herşey olur” da bu konuda söylenecek en esaslı söz ise “Sinirlerine sahip olan kazanır” Başka…başka? “Trabzonspor ilk 60 dakikada işi bağladı bağladı bağlayamaz ise yaş ortalaması zaafına binaen 60. dakikadan sonra çöker. Benden bu kadar.

GELELİM YÖNETİM MESELESİNE
Bakıyorum yazar arkadaşlarımızın kaleme aldığı yazılar ile sosyal medyada ki taraftarın beyanları çeşitli nitelikte. Bana sorulan sorularda ise yine “Hocam bu yönetimden bir şey olur mu?” meselesi. Burada en çok merak edilen şey ise ne hikmet ise “Asbaşkan kim olsun?”  Böyle bir sorunun anlamı şudur. Trabzonspor’da Asbaşkanlık makamı nerede ise bugün başkanlığın üzerinde pirim yaptı. “Sebebi ne?” diye sorarsan. Sebebi, Trabzonspor’un başında kulübe omuz verecek ve her an kulübün başında Trabzon’da mukim bir başkanın olmayışı artı yetkili olmasına rağmen etkili olamayışından kaynaklanan boşluğun yarattığı 2. adamlığın pirim yapmasıdır. Ha, gelelim bazı kalemler şu an Asbaşkan olarak görev yapan H.Hacısalihoğlu’nun “Ben artık yokum” beyanı üzerine mevcut yönetimde birilerinin bu koltuğu kapma iştah ve gayretine. Bu gayretin ilk yorumu “Millet Trabzonspor’a hizmet derdinde değil reklam derdindedir” var mı başka izahı bunca iştahın?…Yok di mi? Ha, H.Hacısalihoğlu’nun da “Ben yokum” demesi bana göre gerçekçi değil, haklı olarak bu suya olta atıp “Acaba benim hakkımdaki kamu oyu fikri ne diye konuyu iskandil etmesidir” ki bence  kendisini böylece istatistike ettirmesi de makul ve mantıklıdır. 

İstenmediği yerde işi ne? Öyle ya. Şimdi gelelim bu konuda bendenizin fikrine. Bazılarının H. Hacısalihoğlu hakkındaki antipatik fikirleri de var ama ben konuya sempati veya antipati yönünden bakmamaya çalışarak liyakat ve hizmet faktörünü ön planda tutmak isterim. Fakat, önce H.Hacısalihoğlu’na acizane tavsiyem “Sakın herkesin seni taktir etmesini bekleme” niye? Zira herkesin birisini taktir etmesi ne mümkün ne de şarttır.  Peki ben ne derim? Ben derim ki; Her türlü kişisel fikirlerin dışında yorumladığımda bu arkadaş Süha AKÇAY dan sonra Kenan İskender, ondan sonra da bu görevi en iyi ifa eden bir isimdir. H. Hacısalihoğlu? Seversin sevmezsin, hataları var mı? Elbette. Hatasız kul olmaz. Nedir? Derseniz zamanı gelince onu da buradan elbette yazacağım. Fakat şu an yeni heveslilerin bu yeri işgal edip  kendilerin, vezir kulübü rezil etmelerine mahal vermeden bırakın, hatta destekleyin sevmeseniz de H.Hacısalih oğlu bu yönetim içinde bu kulübün hizmetinde bir dönem daha bulunsun. Ama siz yine sevmeyin, eleştirin, antipatik bulun fakat bırakın o bu görevde ve bu yönetimde olsun. Zira “Tecrube” parayla değil zamanla kazanılan bir haslettir. Bu kulübün de şimdilik hem paraya hem de tecrübeye çok ihtiyaç var. Benden de  bu kadar, sonra gelenler gideni çok aratır “Demedi demeyin”.