Nihat Mala: "Taşıma suyla değirmen dönmez"

Genel Menajer Mala, Spor Şefimiz İsmail Düzgün’ün sorularına içtenlikle cevap verdi

Nihat Mala: "Taşıma suyla değirmen dönmez"
16 Mayıs 2018 Çarşamba 09:34

SONNOKTA İSMAİL DÜZGÜN - Tahincioğlu Basketbol Süper Lig’de özellikle son 6 haftalık periyotta büyük sıkıntı yaşayan ancak bu sıkıntılara rağmen ligde tutunmayı başaran Trabzonspor’da mutluluk hakim. Çok sıkıntılı bir süreci mutlu bir şekilde atlattıklarını hatırlatan Genel Menajer Nihat Mala, sonnokta’nın sorularını yanıtladı. Trabzon’un gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirten Mala, Trabzonspor’un çok büyük bir kulüp olduğunu, 61 rakamına büyük saygı duyduğunu ve Karadeniz mutfağında hamsiye bayıldığını söyledi.

İşte Mala ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi;
Uzun yıllardır Trabzon’dasınız. Trabzon size ne kattı? Beklentileriniz nelerdi ve bu beklentileri karşılayabildiniz mi?

Trabzon’un bana ne kattığından önce, buraya niye transfer olduğumu söyleyeyim. Bir kere Trabzonspor büyük bir camia. Karadeniz denilince ilk akla gelen şehir Trabzon. Gerçekten dışarıdan bakıldığında da bu böyle. Büyük bir spor kültürü olan, çok büyük bir camia. İçerisine girdiğim zaman da bunu gördüm. Trabzon’da çalışmak çok büyük bir onur ve gurur. Trabzon’un bana kattığı şeylerin başında güven gelir, hırs gelir. Trabzonlu olmak bunları gerektirir. Trabzonlu biriyle tavla bile oynasanız orada yenilgiyi kabul etmez. Hırslıdır. Hiçbir zaman kaybetmeyi istemeyen, düşünmeyen bir yapıya sahiptir. Tabi ki bunun geçmişten gelen sportif kültürü ve Trabzon’un yaşadığı koşullar, Trabzon’un spora bakış açısıyla alakalı.

Beşiktaş’ın Trabzonspor’dan daha fazla maaş önerdiği ancak sizin Trabzonspor’u seçtiğiniz doğru mu?
Evet Beşiktaş’la görüştüm ve İzmir’e döndüm. İzmir’e döndüğümde Derya Günal (Trabzonspor Basketbol Kulübü Başkan Yardımcısı) aradı beni, görüşelim diye. Beşiktaş, Trabzonspor’a oranla neredeyse iki katı maaş teklif etmişti. Ama ben Beşiktaş’ın teklifini reddederek Trabzonspor’la anlaşmaya vardım.

Neden Beşiktaş’ı değil de Trabzonspor’u seçtiniz? Trabzonspor’u tercih etmenizde ne etkili oldu?
Burayı seçmenin en büyük nedeni Trabzonspor’un adı, büyüklüğü, hırsı… Beşiktaş da büyük ama bana göre Trabzonspor çok daha büyük bir camia. O yüzden burayı seçtim.

Siz geldiğinizde altyapıda durum nasıldı? Ve şimdi nasıl?
İlk yönetim kurulu toplantısında Sayın Abiş Hopikoğlu ve Sayın Muharrem Usta’nın benden istediği ilk şey, altyapıyı organize etmekti. O zaman altyapıda iki kişi çalışıyordu, ben altyapının durumunu sorduğumda altyapının kapandığını söylediler. Biz tekrardan altyapıyı canlandırdık, diğer kulüplerin oyuncularını buraya davet edip onlara antrenman yaptırdık. Trabzonspor’un altyapıda oynayacağı oyuncuları seçtik. Dışardan da oyuncular getirdik. Onlarla altyapıyı oluşturduk. O dönemde altyapı sorumlumuz Derya Günal’dı. 2,5-3 yıl altyapıda yöneticilik yaptı daha sonra yöneticimiz değişti. Ama aynı şekilde altyapıya yatırım devam etti. Hiç takım yokken altyapılarda şu anda mücadele eden 6 takımımız var. 2-3 tane oyuncumuz da şu anda A Takımda görev yapıyor. Bundan sonra ilerisi için de yatırımlarımızı sürdürerek A Takımımızda en az 5 tane Trabzonlu oyuncuyu oynayacak hale getirmemiz gerekiyor ki buradaki bütçemizi aşağı çekerek başarılarımızı yukarıya çekebilelim.

Trabzonspor futbol takımı, hep Trabzonlu oyuncularla şampiyonluklar elde etti. Bu basketbolda da olabilir mi?
Gerçekçi olmak gerekirse, basketbolda sırf Trabzon’da yetişmiş oyuncularla şampiyon olamaz. Tüm dünyada Avrupa’da yabancı oyuncu egemenliği var. Şöyle şampiyon olunabilir. Eğer kadronun yarısını Trabzonlu gençlerden oluşturabilirsen, şampiyon olabilirsin. Şampiyonluktan daha önemlisi Trabzonlu oyuncu, Trabzon’da oynadığı zaman bizim bu yıl çektiğimiz sıkıntıları çekmezsin. Yabancı oyuncu, ben geliyorum, gelmiyorum, sahaya çıkıyorum, çıkmıyorum gibi söylemlerde bulunduğunda sen şu anda olduğu gibi daha kuvvetli bir şekilde Trabzon’u temsil edecek Trabzonlu oyuncular yetiştirebilirsin. Onlar olduğu zaman da Trabzonspor şampiyon olacaktır. Ben iddia ediyorum Trabzonspor mutlaka Avrupa ve ligde şampiyon olacaktır.

Sizin 61’e ayrı bir sempatinizin olduğunu duyduk. Kapı numaranız ve kullandığınız arabanın plakası 61’miş. 61’in hayatınızdaki önemi nedir?
61’in yani bende çok önemi var. Eşim arabanın ille de 61 plakalı olmasını istiyor. Kesinlikle bundan sonra alacağımız tüm arabaların plakalarının 61 olmasını istiyor. İzmir’deki evimiz numarası 61, apartmanımızın numarası da 61. 5 yıldır seyahat ediyorum. 61 plakalı arabaların gördüğü saygıyı hiçbir arabanın gördüğüne inanmıyorum. Nereye gidersek gidelim, ne şekilde olursa olsun 61’i gören herkes saygı gösteriyor. Bu da bizleri inanılmaz mutlu ediyor.

Eşiniz ve çocuğunuzun Trabzon’a bakış açısı nasıl?
Bir çocuğum var o da yurt dışında okuyor. Türkiye’ye geldiğinde her fırsatta Trabzon’a geliyor. Daha öncelerden buraya 3-4 hafta gelmişliği vardır. Trabzon’u çok seviyor. Eşim benle beraber burada yaşıyor o benden daha fazla Trabzonlu ve Trabzon’u benden çok daha fazla sevdiğini söyleyebilirim.

Trabzon’un yemekleriyle aranız nasıl? En çok sevdiğiniz yemekler neler?
Yemek olarak ayırt etmiyoruz, her şeyi seviyoruz. Trabzon’da ne bulursak onu yiyoruz (gülüyor). Ama Trabzon’da balık var dediler, geldik hep et yiyoruz. Çünkü Trabzon’da balık yok. Mesela bu sene hiç hamsi yok. Arkadaşlarımız, dostlarımız, Trabzon’dan bize balık gönderirsin diyorlardı daha kimseye balık gönderemedik. Hamsiyi çok seviyorum. 5 yıldır Trabzon’dayım inanın bana benim yediğim hamsiyi benle aynı yaşta olan başka Trabzonlu yememiştir. Bunu samimiyetimle söylüyorum. Bana bunu söyleyen Trabzonlular da var yani. Çünkü ben hamsiyi nerede bulursam yiyorum.

Kulübün ekonomik durumuyla ilgili bilgi verir misiniz?
Trabzonspor, bu sene yaşadığı ekonomik sıkıntıyı başka sezonda yaşamadı. İlk geldiğimiz sezon ve sonraki sezon ekonomik anlamda mükemmeldik. O dönem Muharrem Usta’nın sponsorluğunda takımımıza büyük destekler sağlanıyordu. Abiş Hopikoğlu ile beraber gerçekten 2,5 yıl mükemmel yürüdük. Ama sonra Muharrem Usta futbola başkan olunca, tabi onun da kendi şartlarına oradaki zorluklarına göre dönüp bu tarafa sponsor olamadı. Abiş Hopikoğlu evini sattı parayı bana gönderdi, ben takıma verdim. İkinci evini sattı yine parayı bana gönderdi ve ben yine takıma dağıttım. Ama bu ev satmayla, cebinden para vermeyle bu kadar olur. Taşıma suyla değirmen dönmez. Bu sene inanılmaz bir ekonomik sıkıntı çektik. Hiç para ödenmiyormuş gibi görünüyor, kimse maaşını almıyormuş gibi görünüyor. 3-4 ay geriye düştüğümüz doğrudur. Ama bu 4-5 ay geriye düştüğümüzde Abiş Hopikoğlu evini 600-700 bin dolara satıp bize parayı göndermiştir. Kendi cebinden, ailesinin parasını bize gönderip oyuncuların maaşını ödemiştir. Abiş Hopikoğlu aynı şekilde savaşmaya devam ederse aynı sıkıntımız seneye de devam edecektir. Burada insanların yapılan işe saygı göstermesi lazım. Şimdi bir sürü Trabzonlu var. Şöyle olsaydı böyle yapacaktık, bizim iki milyon dolarımız var… Eğer gerçekten Trabzonluysa Trabzon’a şu anda yardım etmesi lazım. İyiyken zaten herkes yardım ediyor. Trabzon şu anda Türkiye basketbol liginde yeri olan saygınlığı olan bir kulüp haline gelmiştir. Artık Türkiye Basketbol Ligi Trabzon’suz düşünülemez. Trabzon da bundan geri adım atamaz. O yüzden gerçek Trabzon’u seven yöneticiler varsa Abiş Hopikoğlu’na yardım etmek zorunda. Yardım etmeyeceklerse bunu baştan söyleyecekler. Yapacaktıkla, edecektikle, haberimiz yoktularla olmaz bu işler. Söyledik, şimdi söylüyoruz. Bizim desteğe ihtiyacımız var. Fiziksel olarak değil maddi desteğe ihtiyacımız var.

“61 TL ve üzeri bağışlarda forma hediye” şeklinde bir projeniz hayata geçti. Bu projeden bir destek gördünüz mü?
Şimdi o projemiz çok güzel başlamıştı. Ciddi anlamda katkı alıyorduk ancak futbol iki gün sonra kampanya başlatınca bizim kampanya kesildi. Yani futbol önümüzü kesti demek istemiyorum ama herhalde oraya çok ihtiyaç var diye düşünüldü ve o tarafa yöneldi insanlar. Eğer futbolun yaptığı destek kampanyası 1 hafta sonra başlasaydı biz oradan biraz daha rahatlayacaktık.

Taraftarlarla ilgili neler söyleyebiliriz. Özellikle bu sezon beklediğiniz gibi destek geldi mi?
İlk seneden başlayarak söyleyeyim. Her yıl artan bir taraftar kitlemiz oldu. Taraftarın ne gibi bir faydası oldu diye sorarsak, bu sezon ligde kalmamıza faydası oldu. Onlar olmasaydı biz düşmüştük. En son Giresun maçında taraftarın desteğiyle o mücadeleyi verebildik, onların desteğiyle ayakta kalabildik. Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde Vira grubu olsun, Trabzonlu Gençler olsun, Trabzon’un kendi bireysel basketbolsever taraftarı olsun bize çok büyük destekleri oldu. Biz buraya gelenlere taraftar demiyoruz, basketbol sevdalıları diyoruz. Çünkü bizim gerçekten basketbol sevdalılarına ihtiyacımız vardı. Onların sayesinde bu sene ligde kaldık. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Ama bunun önümüzdeki yıllarda çok daha fazla olması şart. 2 bin 500-3 bin seyirci ortalamamız var. Bu rakamın 5 binlerde olması lazım.

Yabancı oyuncularla bir sorun yaşadınız. Bu olayı anlatır mısınız?
Yabancı oyunculara ödeme sıkıntımız çok büyük değildi. Onlara 2 ay geriden gelerek ödeme yapıyorduk. Ama son Eskişehir maçında anlayamadığımız bir şey oldu. Katı bir şekilde gelip oynamayacaklarını söylediler. Maç günü de toplantı yapıldı, maçtan önce de yapıldı. Ama bundan bir adım geri adım atmadılar. Elimizde olan bir miktar para vardı. Onu ödeyeceğimizi, maçtan sonra da kalan kısmı ödeyeceğimizi söyledik ama kabul edilmedi. Burada tabi kimseyi suçlamak istemiyorum. Bir art niyet mi vardı, başka bir nedenler mi vardı tabi onu bilemiyoruz. Onu yapan oyuncuların kendileri bilirler. Oyuncuların sert tavırları sonrası, başkan da haklı olarak hepsini gönderdi. Çünkü Trabzonspor’u küme düşmekle tehdit ediyorsun. O durum sonrası oyuncuların burada devam etmesi söz konusu değildi. Trabzonspor’un büyüklüğü bunu gerektirir. Kimse bu kulübü tehdit edemez. Daha sonra iki tane oyuncumuz döndü. Bu olay da şöyle gelişti; Duyumlarıma göre bu oyuncuların hiçbir suçu yoktu. Diğer oyuncuların telkinleriyle olduğunu ve geri dönmek istediklerini söylediler. Onların da parasını ödedik ve geri döndüler.

Sezonu kısaca değerlendirerek söyleşimize son verebiliriz…
Bu sene ilk takım kurulduğunda takımın yapısı itibariyle ilk başta biraz bocaladık, takım birbirine alışana kadar biraz mağlubiyetler aldık. Avrupa’dan da elendik. Bununla birlikte maddi problemlerimiz baş gösterdi. Dışarıdan ekonomik olarak destek alsaydık bu takım herhalde bu sezon ilk 6 içerisinde sezonu bitirirdi. Çok potansiyeli olan bir takım haline geldik. Hala daha bu takım bu sezon en fazla sayı atan iki takımından biri. Sayı, blok ve ribaund kralı gibi oyunculara sahibiz. Bizim basketbolumuz herkesin hoşuna gidiyordu. Kısır bir basketbol oynanmıyordu. Herkes de keyif alarak izliyordu. Bu sene bütün bu zorluklara bu şartlara rağmen ligde kalması gerçekten başarı. Çünkü çok ciddi paralar harcayarak ligde kalamayan takımlar var.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.