31 Aralık 2000 tarihinde Sümerbank’tan(bugünkü Oyak-Bank) Merkez Bankası’na para taşıyan para nakil aracının önü Kuran-Kursu Elkafdere mevkiinde kar maskeli 3 kişi tarafından kesilmiş, güvenlik görevlisi Ali Köse öldürülmüştü.
Geride iki çocuk ve acılı eş ile bırakan Ali Köse’nin anne ve babası da olaydan bu yana hala sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor.
Gözyaşları ve öfke ise dinecek gibi değil.
16 yılına girdi ama hala karanlık! Hala olay bir türlü aydınlatılamadı.
Eğer 4 sene içinde daha aydınlatılamasa bu cinayet belki de emniyetin tozlu raflarından kaldırılıp üzeri tamamen kapanacak.
Dün kanlı banka soygununda 26 yaşında ölen Ali Köse’nin kardeşi ile konuştum.
Yaşar Köse ağabeyi öldürüldüğünde 24 yaşındaydı.
O da bunca yıl geçmesine rağmen olayın çözülememesine isyan ediyor.
Nasıl etmesin ki..
Onun da yüreği yanıyor, onun da acısı 16 yıldır dinmek bilmiyor.
Acılı kardeş Yaşar Köse maddi ve manevi hiçbir beklentimiz yok, tek derdimiz bu olayın çözülmesi diyor ve yetkilileri duyarlı olmaya çağırıyor..
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu başta olmak üzere Trabzon milletvekilleri ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç ve Oktay Saral’a mektup yazarak yardım isteyeceğini belirten Yaşar Köse Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızdan bu işin takipçisi olmasını rica ediyorum, Allah aşkına bize yardımcı olsunlar mesajı verdi.
Kanlı banka soygunun örgütlü bir çete tarafından işlendiğini, derin bir yapının bu işi askıya alarak takip etmediğini belirten Yaşar Köse, dönemin emniyet müdürlerini de hedef alarak “Neden bu işi çözemediler yoksa çözmek mi istemediler” şeklinde tepkisini de ortaya koydu.
Geriye dönük faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması noktasında paralel yapı ile olan mücadeleye de dikkat çeken Yaşar Köse “Banka o dönem çalınan 278 bin liranın bile peşine düşmemiş. Akıl, mantık almıyor. Bu dünyada olmasa öteki tarafta elbet de hesaplaşacağız. Ağabeyim kanı yerde kalmayacak” şeklinde konuştu
Gümüşhaneli Yaşar kardeşimizin bana da bir notu var onu da paylaşmak isterim: “Ahmet abi sen de 16 yıldır bizden biri gibi cesurca bu işin takipçisi oldun, bedel de ödedin. Yüreğine kalemine sağlık. Sana ne kadar teşekkür etsek azdır.”
Trabzon için bu cinayet kara bir lekedir.
Güvenlik noktasında prestiji sarsılmıştır..
Bu olayın mutlak suretle aydınlatılması ve suçluların yargı önüne çıkarılması gerek.
Sayın Valimize ve sayın emniyet müdürümüze düşen görev 2016 yılında Köse ailesinin acılarını dindirecek müjdeli haberi vermesi olsa gerek..
Ben bu olayın aydınlatılması noktasında şahsen üzerime düşen görevi yapmaya şartlar ne olursa olsun devam edeceğim.