Yeni yılı, takvim mücrimliğiyle değerlendiren, mesnetsiz saçma sapan fikirler ileri süren insanları gördükçe ülkem adına üzülür dururum hep.
Yani Hicri takvimi kutsallaştıran, sanki Peygamberimizin bir emanetiymiş gibi sunan insanlar ne kadar da cahiller. Halbuki Hicri takvim Hz. Ömer'in halifeliği zamanında, Hicret'ten 17 sene sonra toplanan bir konsey tarafından, Ali'nin önerisiyle Hicret'in gerçekleştiği yıl 1 kabul edilerek oluşturulmuştur. Bundan önce yıllar rakamla değil o yıl gerçekleşen önemli olayların isimleriyle anılmakta idi. Örneğin: Fil senesi, Fil senesinden iki sonraki sene, Kabe'nin tamirinin yapıldığı tamir senesi, sel senesi gibi...
Görülüyor ki Peygamber'imizden sonra bir kurul bu takvimi şekillendirmiş. Yani kutsallığı falan yok. Tabii İslam sistematiği içinde oluştuğu için itibar edilmesi gerekli ama onu Miladi kakvimden daha kutsal görecek kadar değil.
Peki Rumi takvim neyin nesi..
Tanzimat Dönemi'ne kadar Osmanlı Hicrî takvimi her sahada resmi takvim olarak kullanıyordu. Yılbaşı 1 Muharrem'di. Tanzimat döneminde 13 Mart 1840 Miladi tarihi, 1 Mart 1256 Rumi takvimin yılbaşı kabul edildi. Bu tarihten sonra çift takvim uygulaması başladı. Hicri takvimde senenin son günü rumi takvimin çakışan senesinden her yıl 11 gün daha geriye düşüyordu. İkililiğin önlenmesi için o tarihten sonra artık sadece Rumi takvim kullanılmaya başlandı. Rumi takvim, Batının kullandığı Gregoryen Miladi takvimden 13 gün gerideydi. Rumi ile Miladi arasında -her iki takvim de güneş yılı esasına göre düzenlendiği için- aradaki 13 günlük fark sabitti, böylece Hicri takvimin aksine mevsimlerin hep aynı aylara denk gelmesi temin edilmiş oldu, yıl farkı da takvimin başladığı zamanki fark olan 584 yıla sabitlenmiş oldu. Bu fark; Rumî Takvim'in Jülyen Takvimi'ni, Miladî takvimin ise Gregoryen Takvimi'ni esas almasından ileri gelir. 8 Şubat 1332 tarih ve 125 sayılı kanunla Jülyen esaslı Rumî takvim yürürlükten kaldırılarak Gregoryen esaslı Rumi takvime geçildi. Bu değişiklik Miladi takvimde 1917 senesine denk gelir.
Demek ki bu takvimde de bir hikmet yok.. Günleri, ayları ve mevsimleri göstermekten başka.
Miladi takvim ya da Gregoryen takvim, Jülyen takvimi yerine Papa XIII. Gregory tarafından yaptırılan takvim. Milad'ı tarih başlangıcı ve Dünya'nın Güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saatlik zamanı "1 yıl" olarak kabul eder.
Dünyada en yaygın olarak kullanılan takvim olan Miladî takvim, senede 10,8 saniye hata oranıyla en güvenilir ve hassas takvimdir. Osmanlı döneminde, önce Hicri, sonra da 1 Mart yılbaşı kabul eden Mali takvim de kullanılmıştı. Cumhuriyet'in ilanından sonra, "Takvimde Tarih Mebdeinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun" ve "Günün 24 Saate Taksimi Hakkında Kanun" adlı iki ayrı yasayla 1 Ocak 1926'dan başlayarak Gregoryen takvim benimsendi.
Yılbaşını 1 Ocak olarak alan bu takvimin yanı sıra günü 12 saatlık gündüz ve 12 saat gece dilimlerine ayıran saat sistemi yerine 24 saatlik bir gün kabul edildi.
Takvimlerin hiçbirinde hikmet yok. Hikmet daha isabetli olanında.. En isabetli olanı da Miladi olanı. Cahilliğe lüzum yok. İyi yıllar..