Trabzon'un solcusu da adamdır sağcısı da.. Söz konusu vatan olunca Karadeniz'de ve özelde Trabzon'da saatler durur, tek; vatanın tiktakları işitilir.
Bu tesbiti Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in yiğitçe çıkışı yaptırdı bana. HDP'nin 'özerklik' zırvasına öyle içi dolu öyle anlamlı yanıtlar tevdi etti ki Pekşen, gururlanmamak elde mi?
CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, DTK'da alınan ‘demokratik özerklik’ kararıyla ilgili olarak "Irka dayalı bir yapı kurmanın en son Hitlerde sona erdiğini zannediyorduk ama devam ediyormuş" şeklindeki çıkışı barış ile savaşı seviştirip toplumu aldatanlara sol yumrukla indirilen balyoz gibi bir karşılık oldu.
Pekşen, karinesi dolu cümlelerini sürdürerek meseleyi nasıl da bütün varyantlarıyla kavrayan bir siyaset eliti olduğunu gösterircesine, "Hitlerin ırka dayalı siyasi egosu devam ediyor. Aynı tuzak söz konusu. Büyük bir dramın eşiğine gelmiştir Türkiye" diyerek Türk milletini parçalamak isteyen kabile zihniyetinin kimlik siyasetiyle ülkeyi hangi noktaya vardıracağını deşifre etti.
Pekşen, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Demokratik Toplum Kongresi sonrası savcılık tarafından Selahattin Demirtaş ve diğer eş başkanları hakkında başlatılan soruşturmalar hakkında açıklama yaparak "Ben bir hukukçuyum ve demokratik özerkliğin ne demek olduğunu dünyada hiçbir kitapta bulamadım. Ama idari özerklik var. Bu kavramı anlamak mümkün değil. Özerklik bir demokrasidir zaten. Demokratik özerklik ne demek? Bu kadar özensiz, ne istediğini bilmekten uzak bir iddia. Türkiye'nin temel sorunu yalnızca Diyarbakır değil her yerde devam ediyor” diyerek, ülkenin; bir bölgenin mesnetli mesnetsiz meselelerine hapsedildiğine dikkati çekti.
Pekşen sözlerinin sonunda DTK'nın ilkel manifestosu için “Talep haklı değil. Haklı talep olursa elbette toplumda bunun arkasında durur. Demokrasi, hukuk devleti yerleştiğinde bu tür işler konuşulmaz. Soruşturma ve hukukla insanları tehdit etme bunlar giderek bumerang tepkisi yaratan vahim durumlardır. Selahattin Beyle aynı fikirde değilim. Asla olmam da ama, bize yapılmasını istemediklerimizin başkalarına yapılmasına karşı çıkarız" sözleriyle de ilkesel duruşun diyarından ses verdi.
Pekşen'in aynı tonda kendi partisinden vekil olan Sezgin Tanrıkulu'na da tarihi bir cevap vermesini bekliyoruz. Onun söylemleri de çok arızalı, toplumda karşılığı olmayan üçüncü sınıf sözler. O nedenle Pekşen Tanrıkulu mudur başka birinin kulumudur tam bilemiyoruz diye tariflendirdiğimiz vekile, öyle bir cevap versin ki yüzyıllar geçse zihinlerde şimşekler çaktırsın..