BAŞKAN KAYA, YEREL MEDYA BULUŞMALARINDA KONUŞTU
“YEREL BASININ YAŞAMASI, DEMOKRASİNİN VE ÖZGÜRLÜKLERİN DE YAŞAMASIDIR”
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, yasama, yürütme ve yargıdan sonra, demokrasinin dördüncü kuvveti olan basın kuruluşlarının siyasi ve ekonomik baskılar altında bir varoluş mücadelesi verdiğini söyledi. Özgür bir basının; şeffaf ve demokratik bir yerel yönetimin en güçlü teminatı olduğunu vurgulayan Başkan Kaya, “Ülkemize ve memleketimize hizmet yolunda birlikte çalıştığımız basın emekçisi dostlarımızın yanında olmaya, yerel basını yaşatmak için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. Çünkü yerel basının yaşaması, bu ülkede demokrasinin ve özgürlüklerin de yaşamasıdır” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerel medyayı güçlendirmek ve yerel-ulusal basın arasında kalıcı bir iletişim hattı oluşturmak amacıyla başlattığı bölgesel yerel medya buluşmaları, Trabzon’da gerçekleştirilen “Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması” programı ile devam etti. Yerel basının, medyanın ve gazetecilik mesleğinin sorunlarının tartışıldığı toplantı, Trabzon, Artvin, Rize, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Ordu, Tokat ve Samsun illerinden yerel basın temsilcilerinin katılımıyla Orhan Karakullukçu Salonu’nda yapıldı. Toplantıya; CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, CHP Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, CHP Bayburt İl Başkanı Sercan Türker, CHP Gümüşhane İl Başkanı Özgür Deniz Demir, Beşikdüzü Belediye Başkanı Burhan Cahit Erdem, Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Özer İskender, CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz ve basın mensupları katıldı.

BAŞKAN KAYA: “TRABZON BASINI, TÜRK BASIN TARİHİNDE KÖKLÜ VE ONURLU BİR GELENEĞİ TEMSİL ETMEKTEDİR”
Toplantının açılışında konuşan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, çok önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek katılımcılara ‘hoş geldiniz’ dedi.
Trabzon’un çok köklü ve güçlü bir basın geçmişine sahip olduğunu hatırlatan Başkan Kaya, “Türk basın tarihinde köklü ve onurlu bir geleneği temsil eden Trabzon’umuzda, yerel medyanın sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışacağımız bu anlamlı buluşmaya ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Özgürlüğümüzün mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verdiğimiz milli mücadele, yalnızca cephelerde silahla değil; aynı zamanda gazete yazıhanelerinde, matbaalarda kalemle ve mürekkeple de verilmiş topyekûn bir kurtuluş savaşıdır. O zor dönemde, işgallere karşı direniş ateşini canlı tutan en önemli cephelerden biri de yerel basınımız olmuştur. Bu mücadelenin, Anadolu’daki en önemli kalelerinden biri ise Trabzon’da Faik Ahmet Barutçu tarafından kurulan İstikbal Gazetesi’dir. Mütareke döneminin en karanlık günlerinde, 10 Aralık 1918’de yayın hayatına başlayan İstikbal Gazetesi, yaptığı haberlerle istiklalimizin en gür seslerinden biri olmuştur. Bu zor yıllarda, teslimiyetin değil direnişin sözcüsü olan Trabzon basınının gösterdiği cesaret, Türk basın tarihinin en onurlu sayfalarında yerini almıştır” dedi.

“BASIN KURULUŞLARIMIZ, SİYASİ VE EKONOMİK BASKILARIN ALTINDA BİR VAROLUŞ MÜCADELESİ VERMEKTEDİR”
Basın kuruluşları ve gazeteciler üzerindeki baskılara dikkat çeken Başkan Kaya, “Yerel basın, Milli Mücadele örneğinde olduğu gibi sadece haber vermekten öte, üstlendiği misyonla halkımızın direnci, vicdanı, sesi, nefesi olmakta aynı zamanda kentlerimizin de hafızasını canlı tutmaktadır. Halkın haber alma hakkının, düşünce özgürlüğünün ve demokrasinin olmazsa olmazı olan basın kuruluşlarımız; bir demokratik denetim mekanizması olarak, devletin işleyişini şeffaf kılmakta, böylece keyfi yönetim anlayışına da set çekerek halkın menfaati için önemli bir görevi yerine getirmektedir. Ancak, yasama, yürütme ve yargıdan sonra, demokrasinin dördüncü kuvveti olan ve bu kadar hayati bir öneme sahip basın kuruluşlarımız, maalesef siyasi ve ekonomik baskıların altında bir varoluş mücadelesi vermektedir. Ülke olarak, hukukun üstünlüğünün askıya alındığı, bir sopa haline getirilen yargı eliyle siyasetin dizayn edildiği karanlık bir dönemden geçiyoruz. Halkın oylarıyla göreve gelen belediye başkanlarımız gibi, bir kamu hizmeti yapan gazetecilerimiz de bu baskıyı her an yaşamaktadır. Yargı, basın özgürlüğü üzerinde de bir siyasi sopaya dönüşmüş durumdadır” ifadelerini kullandı.

“BİRÇOK GAZETECİ, SADECE MESLEKLERİNİ YAPTIĞI İÇİN CEZAEVLERİNDEDİR”
Türkiye’nin, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159. sıraya gerilediğine işaret ederek, basın özgürlüğü üzerindeki baskıların arttığını dile getiren Başkan Kaya, “Birçok gazeteci, sadece mesleklerini yaptığı için cezaevlerindedir. Halen görevlerini yapmaya çalışanlar ise her an hapis cezası tehdidiyle baş başa bırakılarak derin bir otosansür iklimine hapsedilmektedir. Ülkemizin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159. sıraya gerilemesi bu acı durumu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Öyle ki gazeteciliğin bir suç olmadığı artık bir slogan gibi sıklıkla tekrar edilmek zorunda kalınmaktadır. Basın özgürlüğü üzerindeki baskılar, yalnızca gazetecilerin mesleki bir sorunu olmaktan çıkmış; halkın gerçeğe ulaşma, sorgulama ve demokratik katılım hakkının gasp edildiği vahim bir durum halini almıştır. Baskı sadece adliye koridorlarında değil, ekonomik mengene ile de her alanda hissettirilmektedir” dedi.

“ÖZGÜR BİR BASININ, ŞEFFAF VE DEMOKRATİK BİR YEREL YÖNETİMİN EN GÜÇLÜ TEMİNATI OLDUĞUNA İNANIYORUZ”
Özgür bir basının, şeffaf ve demokratik bir yerel yönetimin en güçlü teminatı olduğunun altını çizen Başkan Kaya, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Bir dönem milletvekilliği yapmış ve şu an belediye başkanlığı görevini yürüten bir kardeşiniz olarak; bu zor şartlarda yerel basının ve onurlu gazetecilerimizin ülkemiz ve halkımız için ne kadar önemli bir görev yaptığının bilincindeyim. Biz, sadece yaptıklarımızı alkışlayan, bizi öven bir basın istemiyoruz. Biz, eksiklerimizi gösteren, kent adına bizi doğru yönlendiren, özeleştiri yapmamızı sağlayan, halkın taleplerini bize aracısız ileten özgür bir basının; şeffaf ve demokratik bir yerel yönetimin en güçlü teminatı olduğuna inanıyoruz. Ve bu doğrultuda; ülkemize ve memleketimize hizmet yolunda birlikte çalıştığımız basın emekçisi dostlarımızın yanında olmaya, yerel basını yaşatmak için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. Çünkü yerel basının yaşaması, bu ülkede demokrasinin ve özgürlüklerin yaşamasıdır. Tüm baskılara rağmen kalemini eğip bükmeyen, her daim dik duran, Türk basının çalışkan ve onurlu emekçilerine selam olsun. Bu değerli buluşmanın, ülkemiz demokrasisi ve basın özgürlüğü adına aydınlık bir yol açmasını diliyorum. Adaletin ve özgürlüğün egemen olduğu bir Türkiye’yi, sizlerin onurlu kalemleriyle ve bizlerin mücadelesiyle, hep birlikte inşa edeceğiz. Bu önemli programı düzenleyen CHP İletişim ekibine ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

BULUT, YEREL MEDYA BULUŞMALARININ AMACINI ANLATTI
CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Yerel Medya Buluşmalarının yerel medyayı güçlendirmek ve yerel-ulusal basın arasında kalıcı bir iletişim hattı oluşturmak amacıyla düzenlendiğini söyledi.

“AHMET KAYA, MİLLETVEKİLLİĞİ DÖNEMİNDEKİ BAŞARILARINI, BELEDİYE BAŞKANLIĞINDA DA DEVAM ETTİRİYOR”
Yerel Medya Buluşmalarının altıncısını Trabzon’da yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bulut, “Belediye Başkanımız Ahmet Kaya ile birlikte 27. Dönemde parlamentoda birlikte mesai verdik. Orada da Sibel vekilim gibi çok başarılıydı. Bütçe konuşması hala hafızalardadır. Kendi odasında asmış ama Türk siyasi tarihinde yer etmiş bir olaydır. O bir simgeydi. Ahmet Kaya’nın o dönemde yaptığı başarılar hepimizin hafızasında. Burada da o başarıları devam ettirdiğini görüyorum. Bu nedenle burada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. İkinci memnuniyetim de Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun memleketindeyiz. Bundan daha büyük bir mutluluk da olmaz” dedi.

“GAZETECİLER, MESLEKLERİNİ YAPAMAZ HALE GETİRİLDİ”
Gazetecilerin, mesleklerini yapamaz hâle getirildiğini söyleyen Bulut, “Yerel medya ciddi sorunlar yaşıyor. Ekonomik sıkıntılar elbette önemli, fakat bundan daha da önemli bir özgürlük sorunu ile karşı karşıyayız. Gazetecilerin mesleklerini yapamaz hâle geldiği bir ortam söz konusu. Üstelik bu baskıyı azaltması gereken kurumların, aksine otosansürü artıran bir rol üstlendiğine birçok ilde şahit oluyoruz. Bu nedenle farklı bölgelerde toplantılar yaparak, yaşanan sorunları yerinde tespit ediyor ve ‘yerel medyayı nasıl daha güçlü hâle getirebileceğimizi’ tartışıyoruz. Çünkü siyasetçiler için gazetecilik mesleğinin durumu elbette önemlidir, ancak daha da önemlisi demokrasidir. Siyasetin varlık nedeni; demokrasinin, özgürlüklerin ve özellikle ifade özgürlüğünün güçlü olmasıdır. Eğer basın özgür değilse, kısıtlanmışsa ve görevini yapamaz hâle getirilmişse, o zaman ne sağlıklı bir siyasetten ne de gerçek bir demokrasiden söz edilebilir” dedi.

“TÜRKİYE’DE BUGÜNKÜ KADAR TARAFLI VE ÖZGÜRLÜĞÜN BU DENLİ KISITLANDIĞI BİR DÖNEM OLMADI”
“Türkiye’de gazeteciliğin giderek bir cesaret mesleğine dönüştüğü bir dönemden geçiyoruz. Bu nedenle bu konuyu sürekli gündemde tutmak zorundayız. Bizim bu buluşmaları düzenleme amacımız da tam olarak budur” diyen Bulut, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elbette Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerel medya ile ilişkilerini güçlendirmesi önemlidir. Elbette yapılan çalışmaların kamuoyuna aktarılması kıymetlidir. Ancak bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu tabloya baktığımızda, demokrasiyi en çok zedeleyen unsurlardan birinin basına yönelik sansür ve müdahaleler olduğunu açıkça görüyoruz. Tarihsel süreçte de benzer örnekler yaşandı. Ancak hiçbir dönem, bugünkü kadar taraflı ve özgürlüğün bu denli kısıtlandığı bir dönem olmadı. Geçmişte bu tür müdahaleler; devletin bekası, milli değerler ya da dış tehditler gibi gerekçelerle yapılırdı. Bugün ise bu baskılar, doğrudan iktidarın kendi varlığını sürdürmesi, yapılanların üzerini örtmesi ve algı yönetimi oluşturması amacıyla uygulanmaktadır. Bunun en somut örneklerinden biri “havuz medyası”dır. Bugün birçok televizyonun, gazetenin gerçek sahibi belli değildir. Bazı medya kuruluşları büyük kredilerle satın alınmakta, ancak bu kredilerin geri ödenip ödenmediği dahi belirsizdir. Bu yapı, medyanın bağımsızlığını ortadan kaldırmaktadır.”

“DEVLET KURUMLARI, TARAFSIZLIĞINI YİTİRDİ”
Basını desteklemek amaçlı kurulan devlet kurumlarının, birer baskı aracı haline dönüştüğüne dikkat çeken Bulut, “Devlet kurumlarının bu süreçte tarafsızlığını yitirdiğini görüyoruz. Basın İlan Kurumu, RTÜK ve İletişim Başkanlığı gibi kurumlar, basını desteklemek yerine baskı aracı hâline gelmiştir. Örneğin Basın İlan Kurumu, yerel medyanın en önemli gelir kaynaklarından biridir. Ancak birçok yerde medya kuruluşları birleşmeye zorlanmış, ardından bu birliktelikler kısa sürede dağılmıştır. Sonuçta gazeteciler ekonomik olarak zayıflatılmış ve iktidara itiraz edemez hâle getirilmiştir. Bu da açık bir otosansür mekanizmasıdır. RTÜK’e baktığımızda ise, yayıncılığı düzenlemesi gereken bir kurumun tarafsızlığını yitirdiğini görüyoruz. Toplumsal faydayı gözetmesi gereken bu yapı, bugün farklı bir işlev üstlenmiş durumdadır. Tüm bunlar gösteriyor ki; Türkiye’de gazetecilik ciddi bir baskı altındadır ve vatandaşın haber alma hakkı giderek kısıtlanmaktadır” şeklinde konuştu.

Büyükşehir’den çocuklara bayram hediyesi:
Büyükşehir’den çocuklara bayram hediyesi:
İçeriği Görüntüle

MİLLETVEKİLİ SUİÇMEZ: “BAĞIMSIZ MEDYA, DEMOKRASİLERİN TEMİNATIDIR”
CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez de, medyanın demokrasinin, ifade ve halkın haber alma özgürlüğünün teminatı olduğunun altını çizerek şöyle konuştu:
“Yerel medya yalnızca haber veren bir mecra değil; bulunduğu kentin hafızası, vicdanı ve sesidir. Yerel basın yurttaşın yanındaki en yakın haber kaynağıdır. Güçlü bir yerel basın halkın haber alma özgürlüğüne etki yapar, onu yönlendirir ve geliştirir. Demokrasi için medya olmazsa olmazdır. Çünkü ifade özgürlüğü ve haber alma özgürlüğünün teminatı basın mensuplarıdır.”

CHP İL BAŞKANI BAK: “YEREL BASIN EMEKÇİLERİ, ÇOK ZOR KOŞULLAR ALTINDA GÖREV YAPMAKTADIR”
Yerel medyanın karşılaştığı sorunların farkında olduklarını ve iktidara aday bir parti olarak bu sorunları çözmek adına ciddi bir çaba gösterdiklerini ifade eden CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, “Yerel basın emekçilerinin, çalışma koşullarının ne kadar güç olduğunu biliyoruz. Düşük ücretler ve güvensiz çalışma ortamı, mesleğin geleceğini tehdit etmektedir. Genç kardeşlerimizin bu onurlu mesleği tercih etmekten imtina etmesi, demokrasimiz adına büyük bir risktir. Ekonomik kaygıların ve rekabet baskısının zaman zaman etik değerleri zorladığını da görüyoruz. Ancak bu durumun sorumlusu, kalemini satmayan gazeteci değil, basını bu cendereye sokan sistemin ta kendisidir. Bütün bu sorunları çözmek adına, konunun muhataplarıyla gerekli istişareleri yapıp çözüm önerilerini dinlemek için bu programı düzenliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidara geldiğimizde, bu önerileri dikkate alarak yaşanan sorunları çözeceğiz” dedi.

‘DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYA BULUŞMASI’, PANEL VE SÖYLEŞİ İLE DEVAM ETTİ
“Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması” programı, açılış konuşmalarının ardından panel ve söyleşiyle devam etti.
CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç moderatörlügünde gerçekleştirilen ‘Yerelde Gazetecilik’ panelinde, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Aydın Gelleci, Çağdaş Gazeteciler Derneği Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı ve Tv52 Genel Yayın Müdürü Fatih Özdemir ile Gazeteci Nur Kılıç konuştu.
CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide ise, Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Kıvanç El (Yazılı Basında Gazetecilik), Gazeteci Gülşah İnce (Görsel Basında Gazetecilik), Gazeteci Ahmet Hilmi Hacaloğlu da (Dijitalde Gazetecilik) konularında sunumlarını gerçekleştirdi.