Trabzonspor camiasında hakkı teslim edilmesi gereken gerçekçi bir adam var..
O adam;
Divan Kurulu Başkanı Av. Ali Sürmen..
Yangın içerisindeki camiada tam bir sağduyu!..
Sessiz ve sakin bir şekilde camianın nabzını elinde tutuyor.
Bence bu zor günlerde bu özellikdeki tek adam konumunda da!..
İhtirasları değil aklı öne çıkarıyor.
Var mı ikinci bir isim?
Ne yazık ki ateşe hep benzinle gitme modası aldı başını gidiyor!..
***
O sadece Trabzonspor camiasının değil, Trabzon şehrinin bütün özelliklerini genlerinde taşıyan, bu şehirde spordan iş dünyasına, iş dünyasından siyasete kadar tecrübesiyle neyin ne olduğunu, kimin ne yaptığını ve yapacağını çok iyi bilen, nerede ne yapılması gerektiğini ince detayına kadar analiz edebilen gerçek bir Trabzon sevdalısı..
Trabzonspor camiasının ‘Sakin gücü’ olarak değerlendirmek de en doğru yorum olur kanatindeyim..
***
Bu şehirde kim ne derse desin doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen ama sadece konuşmak için de konuşmayacak kadar sağlam bir duruş..
Kiminle yakın olursa olsun bugüne kadar kişisel duygularını hiçbir zaman Trabzon ve Trabzonspor sevgisinin ve gerçeklerinin ötesine taşımadı.
Taşıdı diyen varsa buyursun..
Ben hep öyle tanıdım..
Trabzon Barosu başkanı iken de, siyasette aktif görev alırken de, Trabzonspor yönetim kurulunda görev yaparken de her zaman duruşu ile takdir ettiğim, her zaman o ve onun gibi insanların bu şehir için bir şans olduğuna inandığım bir yürekli adam..
***
Divan Kurulu Başkanı seçildiği ilk günden bu yana camia üzerinde aklıselim bir insan olarak izlediği politika ile herkese örnek oldu. Divan Kurulu Başkanlığı olarak üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde üstlendi.
Önce “Kavga etmeye geliyor” diyenleri mahcup etti.
Bu camiada yakın dostlukları olmasına rağmen Divan Başkanlığı seçimi öncesi kendisine “Onun adamı bunun adamı” şeklinde yakıştırma yapmak isteyenlerin yüzünü kızarttı.
Yan gelip yatmadı..
Yangına körükle gitmedi..
Bana neci anlayış içinde olmadı..
Herkesi her zaman bilgilendirdi..
Divan olarak nerede durması gerektiğini hep çok iyi bildi..
Kulübü yönetme noktasında yönetimsel açıdan gördüğü eksikler ve hatalar karşısında yönetime yönelik samimi duygularla hep uyaran ve yol gösterici açıklamalar yaptı.
Camiadaki çok sesliliğe karşı herkese eşit mesafede durdu.
Kulübün hakkının korunup kollanması konusunda her platformda üzerine düşen görevi layıkıyla yaptı.
Camiada sen ben kavgasına tutuşup, kulübün hakkının korunup kollanması konusunda bananeci anlayış içindeki kimseden ses çıkmazken, o hem TFF hem de hakemlere yönelik yerinde ve zamanında yaptığı nokta atış açıklamalarla hem camianın hem de taraftarın sesi oldu.
***
Camia içerisinde oluşan gruplaşmalarda dostlukları hep oldu..
Ama söz konusu Trabzonspor’un menfaatleri olunca gerçekler noktasında kimsenin adamı değil, Trabzonspor’un adamı olmaya hep özen gösterdi.
Ve bu yönde yakın dostlarını dahi hep uyardı..
Duruşu ile kimseye arkasından söz ettirme fırsatı vermedi.
Herkese eşit mesafede olmaya dikkatli bir şekilde özen gösterdi.
Duygusal değil akılcı oldu..
Camiayı hep doğru yönde yönlendirme mücadelesi verdi..
Yani camiayı saran kavgadan değil, barıştan ve birlikten yana oldu..
***
O nedenle Sezar’ın hakkını Sezar’a verme misali bugün hakkı teslim edilmesi gereken bir adam.
Sadece Trabzonspor camiasında değil, Trabzon şehrinde de sözde değil özde akil adamlar olarak Ali Sürmen’lerin sayısının artması gerek.
Çünkü her geçen gün parçalanan, bölünen, sen ben kavgaları içeresinde boğuşan, bataklığa saplanan Trabzonspor’un birlikte güç nasıl olunur noktasında ayağa kalkması için Sürmen anlayışlarına ihtiyaç vardır..
***
Divan Kurulu Başkanı olma sorumluluğu ile Sürmen bugün “Kongre öncesi Trabzonspor ve beklentiler” başlıklı toplantıda medya ile Zorlu Grand Otel’de bir araya geliyor..
Bence bu son sürecin en akil adamı o kaldı..
Bu toplantıda aralık ayında yapılacak kongreden Trabzonspor’un güçlü çıkması ve Türkiye’ye güçlü bir şekilde ses verebilmesi için çağrı yapacaktır..
Çünkü Trabzonspor’un gelinen bu noktadan sonra parçalanma ve bölünmeye halinin ve takatinin kalmadığını, herkesin egolarından arınmış bir duruş sergilemesi gerektiğini en iyi o biliyor.
Maceranın kulübün sonu olacağını da..
Bu işin seni beni olmadığını da..
Diyeceğim şu ki..
Vah gidene demeden!
Herkes şapkasını önüne koysun..