Halk ağızlarından derlenmiş bir sözcük büngül. Anlamı; suyun topraktan kaynayarak çıkması, köşe, bucak.
Çok sevdim büngül sözcüğünü.. Çünkü içimdeki duyguların dışarı çıkması, kıyıda köşede kalmış hislerin açık edilmesi anlamında büngül iyi bir tercih.
Kasım ayının hemen başında ilki olmak üzre iki önemli seçim yaşayacak Trabzon. Siyasi olan seçimin süpriz bir tarafı yok. Birincisi, ikincisi, üçüncüsü hatta dördüncüsü belli bir seçim. Sadece ayrıntılar nasıl tecelli edecek oradaki bilinmeyenler adına bir öneme sahip.
Asıl seçim, kasım ayının üçüncü haftasında yapılması kesinleşen Trabzonspor seçimidir. Şahsen beni genel seçimlerden daha fazla ilgilendiriyor. Sevgisini hiçbir şeyle takas edemeyeceğimiz takımımız yeni bir yönetime ve başkana kavuşacak. 2011'deki şampiyonluktan sonra gardı düşen takımımız bir türlü kendini toplayamadı. İyi niyetle yapılan hamleler de bu yıkımı durduramadı. Şampiyonluk şarkıları söyleyecek bir yola evrilinmesi malum tarihten sonra mümkün olmadı.
Umalım ki kasım ayında yapılacak seçimle takımımız yeni bir  büngül yakalar. Kabına sığmayan bizleri hareketlendirecek bir yola girilir. Yani seçimden büngül bekliyoruz..

YARASALAR GÜN IŞIĞINI SEVMEZ
Rezillerin vezir olduğu bizden başka bir ülke var mı? Her işi dümen, her hareketi sahtelik dolu insanlar; televizyonlardaki maaşlı kemik yalayıcılar tarafından tekrar tekrar adam pozuna sokuluyor.
Avrupa'daki bütün hukuk kapılarından tokadı yemiş kişi lafı dolaştırıp dolaştırıp kendi kulüp toplantısında Şenol Güneş'e bağlıyor. "Bizi gönüllerde aklamayan Güneş bir başka şikeci takımda hocalık yapıyor" demeye getiriyor. Oysaki takım değil şikeyi kişiler yapar. Beşiktaş'ın şikeye karıştığı yıl mevcut başkan başkan değildi. Kimdi başkan? Adı birinin soyadına benzeyen Yıldırım'dı başkan.
Aldatma ve kandırma ruhlarından atamadığı bir yol tarz olmuş zatiadilere.
Adam armutla elmayı, sirkeyle şarabı bilerek kokteyl yapıyor. Sonra da bu helal bir meyvedir diyor.
Halbuki Güneş balçıkla sıvanmaz. Onun insanlığı yüzündedir, tapeye yansımaz.
Sözüm ona sulu gözlü görünerek suyu masaya döküp duygusal bir iklim yaratmanın senaryosunu yazmışsa, herkese iftira da atar, masallarla etrafını da avutur.
Güneş doğar, bunlar ölür. Yarasaların sevmediği şey gün ışığı değil mi?