2009 yılından bu yana üniversiteleri sıralayan kuruluşlardan biri olan URAP, 2015-2016 Türkiye sıralamasını açıkladı..
136 üniversitenin değerlendirildiği sıralamada “makale sayısı”, “öğretim üyesi başına düşen makale sayısı”, “öğretim üyesi başına düşen bilimsel doküman sayısı”, “doktora öğrenci” sayısı gibi toplam 9 kriter dikkate alınmış..
Sıralamada birinciliği Ortadoğu Teknik Üniversitesi alırken ilk 15 içinde bölgemizden ne KTÜ var ne de 19 Mayıs Üniversitesi.
55 bin öğrencisiyle Trabzon’un ve bölgenin gözbebeği konumunda olan KTÜ ne yazık ki son dönemde beklenen çıkışı yapamıyor, eğitimde istediğimi noktaya gelemiyor..
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) aslına bakarsak başlı başına sorunlar yumağı içinde..
Bakmayın bir çoğu görmezden geliniyor, bir çoğu gündeme yansımıyor..
Bir şekilde geçiştiriliyor..
Öğretim üyeleri konuşamıyor, öğrenciler tepkilerini dile getiremiyor, keyfilik almış başını gidiyor..
Trabzon’da ikinci bir devlet üniversitesinin gündemde olduğu şu günlerde Allah aşkına başımızı şöyle bir Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne çevirelim..
Tıpta okuyan öğrenci ve öğretim üyelerinden tutun şöyle bütün bölümlere uğrayın onların çaylarını için, dertleşin!
Önce KTÜ’yi hak ettiği noktalara taşıyalım..
136 üniversite arasında neden KTÜ başarı sıralamasında istenen noktaya gelemiyor bunun bir hesabını kitabını yapalım..
1 Kasım seçimleri sonrası yeni yılda yeni seçim heyecanın yaşanacağı yer KTÜ olacak..
KTÜ rektörlük seçimlerini oldukça önemsiyorum.
Bu seçimlere yönelik düşüncelerimi, önceki seçimlerde olan biteni, üniversitenin geleceğini bu köşeden sizlerle paylaşacağım..
Okudukça sizde şaşıracaksınız?
***
GURBETÇİLER MESAJI VERDİ?
1 Kasım seçimleri öncesi yurt dışında oy kullanan gurbetçiler yoğun bir katılım göstererek şu mesajı verdi:
“Kararsız kalmayın sandığa gidin oyunuzu verin.”
Gurbetçiler özellikle de Almanya’da yaşayan vatandaşlarımız 7 Haziran’ın aksine bu seçimlere rekor bir katılım gösterdi.
Elbette onların oyları da önemli..
1 Kasım seçimlerine Türkiye’de katılımın nasıl olacağı, kararsızların sandığa gidip gitmeyeceği noktasında uzun zamandır bir tartışma var.
Son gelişen süreçte ben bu havanın dağıldığını, seçmenlerin 1 Kasım’da oy kullanma noktasında önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.
Belki de Cumhuriyet tarihinde bugüne kadar gerçekleşen en büyük katılım olabilir.
Demokrasi için sandık olmazsa olmazdır.
Bize düşen de sandık başına gidip hür irademizle geleceğimiz için en iyisi, en hayırlısı hangisi ise o partiye oyumuzu vermektir.
***
TRABZONSPOR’UN KAYBETMESİNDEN MUTLU OLMAK!
Trabzonspor konusunda benim aklımın mantığımın almadığı bir konuyu paylaşmak istedim.
Şu sıralar Trabzonspor cephesinde yaşanan gelişmeleri hepimizin malumu..
Yaşanan tüm olumsuzluklara kesin çözüm aralık ayında yapılacak kongre olacak gözüküyor.
Doğrusu ben öyle bakmıyorum.
Trabzonspor camiası kendi içinde samimi birliktelik kurmadıkça ve güç birliği yapmadıkça istediğimiz kadar kongre yapalım başkan ve yönetimi değişelim çare olmaz!
Trabzonspor camiasında önce şu teşhis konulmalı ve neşter vurulmalı..
Trabzonspor her şeyden önce bu takımın sahada kaybettiğinde ellerini ovuşturanlardan, bıyık altından gülenlerden ve takıma maddi manevi hiçbir katkı sağlamadan nutuk atanlardan kurtulmalı..
Bu olmadıkça Trabzonspor’un düzlüğe çıkması kolay olmayacak..