Çalışma hayatı Türkiye'de çalışanların lehine yeniden ele alınmalıdır. Gerçi bu konuda çalışmalar da yapılmıyor değil. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu,  yapılması gerekenlerin elzem olanlarını ivedilikle hayata geçirmek için seferber. Bunu biliyoruz. Yılların yaraları öyle cerahatlı olarak ortada durmaktadır ki kimse şimdiye dek bunlara el sürmeyi düşünmemiştir.
Ama Soylu sinyallerini verdiği kadarıyla bu konularda kararlıdır.
Aynı işi yapıp farklı maaş alanları iyi maaş alanın yanına taşımak gerektiği bir vakıadır.
Aynı işi gören kadrolu 2.750 TL, taşeron 1.250 TL alıyor. Böyle bir uygulama Uganda’da görülmez. Bu sorunların bütçe kaygısına yaslanarak düzeltilmiyor olmasının ne insani ne de İslami bir karşılığı vardır. Bu konulara Soylu, soylu bir çözüm bulmak için teyakkuzdadır.
Bir başka acil çözüm gerektiren, ÇAYKUR'un mevsimlik işçilerinin nasıl emekli olabilecekleri problemidir. Demem odur ki ÇAYKUR'da yılda 120-135 gün çalışan mevsimlik işçilerin kadroya alınmaları hayal olsa bile hiç olmazsa 365-135= 230 günlük boş günlerinin sigorta primini ödemeyi akletmek gerekir.
130 gün çalışarak bırakın mezarı, ahirette bile emekli olamazlar çünkü.
130 günle 6.000 işgünü için 46 yıl gerekiyor. 25-30 yaşlarında işe giren bir mevsimlik ÇAYKUR işçisi 86 yaşına kadar çalışacak ki emekli olsun. Bu mezarda emeklilik hatta ötesi anlamına gelmektedir.
 Evet çözümü de söylediğimize göre şimdi top sevgili Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu'nda. Eğer inisiyatif almaz ise Bakan Soylu onu bu konuyu çözmeye 'irade koyarak' davet etmesi tehir edilemez bir beklentidir.
Sütlüoğlu'ndan bir ses bir nefes bekleyen çalışanlarına acaba cevap gelecek mi? 'Bana ne' deyip bu işi yine kaderine mi terkedecek.. Soylu varsa terk edilmeyecek inancındayım. 
Bir başka dertli grup emekli olmak isteyip de olamayan öğretmenler.. Çalışan 1'in 4'üne gelmiş bir öğretmen 2.860 TL maaş alıyor. Dilekçe verip emekli olduğunda alacağı maaş bir anda 1.750 TL'ye düşüyor. Bir de ek dersi varsa çalıştığında 250 ile 500 TL arası bir ücret de aldığını varsayarsak bu adam bu kayıpları göze alıp nasıl emekli olsun? Mezara kadar çalışmaya mecbur rakamlar var ortada.
Çalışma hayatının başında gerçekten bu sorunları göbeğinden kavrayıp çözmeye yetkin Soylu bir bakan var. İşlek zekasıyla kendisinin çözmesi gerekeni bakanlığının duhuluyla, kurumların çözmesi gerekenleri de kurumlara 'etkin telkin' dikte edeceğinden umutvarız.
Ben birkaç grubun çıkmazlarına örnek verdim. İnanıyorum ki kendilerinin ellerinde bizim bildiklerimizin beş on katı bilgi var. Problemli bir çalışma hayatı sokaklarımızda kol gezerken huzurun varit olduğunda inat etmek olmaz. Sorunlar çözülmek için vardır.