Kim ne derse desin başta CHP olmak üzere bütün muhalefette bir değişime gidilmesi kaçınılmaz bir gereksinmedir.
Nalına mıhına vurmaya gerek yok..
Seçim kaybeden gider arkadaş..
Türkiye'nin ateş çemberinden geçtiği bir dönemde seçim kazanmasını beceremeyenler, iktidarın elverişli zamanda gideceği önümüzdeki seçimlerden ne umuyorlar ki..
Ben açık ve net bugünden şu manzarayı görüyorum..
Boynu bükük CHP ve onun Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu..
Buna rıza göstermeyen CHP'liler değişim için yola çıkmış durumda. Başta Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen olmak üzere birçok siyaset erbabı düşüncelerini saklamadan  aleniyetiyle ortaya koyuyor.
Yani kozlar paylaşılacak..
İsterseniz bu koz paylaşma deyiminin nereden geldiğine bir bakalım, sonra da meseleyi yine CHP ile bağlayalım..
Koz, ceviz manasına gelir. Eskiden Kastamonu’nun iki köyü arasında ortak olarak kullanılan bir cevizlik vardı. Ceviz toplama mevsimi gelince bir gün belirlenir ve iki köy halkı cevizlikte buluşur cevizleri paylaşırlardı. Ancak her seferinde haksızlık olduğu ileri sürülerek kavga çıkardı. Hatta olay öyle bir seviyeye geldi ki, köylerde kavgaya müsait eli sopa tutan delikanlılar koz paylaşma gününden önce günlerce hazırlık yaparlardı. Bir ana oğlunun büyüdüğünü anlatmak için "Benim oğlan kozunu paylaşacak çağa geldi” derdi.
İşte deyimin hikayesi bu..
CHP'de koz paylaşacak kıvamda çok insan var..
Bunu engellemek demek Karadeniz'in suyunu içerek bitirmek gibi bir şey..
CHP aşınmış, halka umut vermeyen simalarla ancak ve ancak ilkelerini satarak ayakta kalma mücadelesi verebilir.
Milliyetçilik Dersim'de boğulur..
Halkçılık, iktidar ağızlarının dillendirdiği 32 etnik grup palavrasına katılınarak sıfırlanır.. Devletçilik, liberal şarkılara nakarat düzerek sesini kaybeder.. İnkılapçılık, çağı Türkçe okumak yerine Batı'ya pas edilir.. Laiklik; cemaatlerle, dergahlarla, dervişlerle sevişmenin adı olur.
Cumhuriyetçilik, bölücülerin dümen suyunda 'birlikte sarstık' kardeşliğine boyanır ve 'kefere' yakıştırmasıyla yaş döker.. Şimdi bu vasatta değişimden başka çare arayanlar "az olsun bizde olsun, iktidar kim olursa olsun" hakikatinden başka ne üretebilir!..
Bu nedenle başta Pekşen olmak üzere partinin değişmesinden başka çare yoktur diyenler gerçekten haklılar.
Değişimi, CHP'yi önce özüne döndürerek başlatacaklarını belirtmeleri 'umut' olarak ora(n)larda duruyor. İnce ince çalışmak umut'u parlatmak tek umut olsa gerek.