Türk profesör Aziz Sancar, Stockholm’de düzenlenen törenle Nobel Kimya Ödülü’nü İsveç Kralı 16. Gustaf’ın elinden alarak hepimize çok büyük bir gurur yaşattı.
Sancar ödülünü almasının ardından ilk olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daveti üzerine eşi ve kızı ile birlikte Türkiye'ye geldi. Sancar, Erdoğan ile görüşmesinin ardından Anıtkabir'i de ziyaret etti.
Genelkurmay’ı da ziyaret eden Prof. Dr. Aziz Sancar Nobel madalyasını ve sertifikasını 19 Mayıs tarihinde Anıtkabir Müzesi’nde sergilenmesi üzere Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'a teslim etti.
7’den 70’e herkesin gururlandığı bu manzara karşısında çatlak bir ses çıktı..
Kimdi o çatlak ses..
CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu!
Kravatında Osmanlı tuğrası sembolü olan, ceketinde ay yıldız ve Atatürk rozetleri bulunan Aziz Sancar, değerlerine ne kadar bağlı olduğunu gösterirken Bekaroğlu’nun “Aziz Sancar’ın Nobel ödülü almasına sevindik ama ödülünü Genelkurmay’a götürmesine şaşırdık” şeklinde attığı tweet CHP’yi kimlerin yönettiğini apaçık gözler önüne serdi..
Aslında Bekaroğlu’nun sözleri hiç de sürpriz değil! Çünkü Bekaroğlu’nun Atatürk ile ilgili düşüncelerini iyi biliyoruz.
Hata onda değil, onu oy devşirmesi yapması için CHP’ye çağırıp yakasına parti rozeti takan, koskoca CHP’yi Mustafa Kemal’e alerjisi olan insanlara teslim eden Kılıçdaroğlu’nda!..
Yılmaz Özdil’in bu olay karşısında yazısını okuyunca bundan sonrasını onun  düşüncelerine bırakmak istedim. Çünkü her bir cümlesinin altına imzamı atacağım  bir yazı olmuş.
Özdil ‘Anıtkabir’ başlıklı yazısında Bekaroğlu ile ilgili bakın neler söylemiş.

***

Kefere Kemal diyen, Fazilet partisinden milletvekili seçilen, Fazilet partisi kapatılınca Saadet partisine geçen, Saadet partisinde genel başkan yardımcısı olan, Saadet partisinden istifa edip Ertuğrul Günay’la birlikte parti kurmaya çalışan, sonra gene Saadet partisine dönüp, Saadet partisinin İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı olan, sonra gene Saadet partisinden istifa edip, Has parti’nin kurucu genel başkan yardımcısı olan, Has parti kapatılınca ortada kalan, gene Saadet partisine dönüp Saadet partisinin Rize belediye başkan adayı olan, seçilemeyince gene ortada kalan, yetmez ama evet referandumunda yetmez ama evet diyen, kumpas davalarını savunan, Ergenekon sanıkları akıl hastasıdır diyen, bu akla ziyan iftirası yüzünden tazminat ödemeye mahkum edilen, sonra Guguk kuşu tarafından Yeni CHP’ye üye olarak sokuşturulan, bıyıklı olmasına rağmen kadın kontenjanından parti yönetimine sokuşturulan, ailesinin Chp’li olmadığını söyleyen, Chp’ye katıldığı için kızının hüngür hüngür ağladığını söyleyen, CHP’ye geçerek partimi değiştirdim ama çizgimi değiştirmedim diyen, adının üstü çizilmesin mutlaka milletvekili seçilsin diye önseçime sokulmayan, kontenjandan sokuşturulan, Rizeli olmasına rağmen, siyasal İslamcıyken Rize milletvekili olmasına rağmen, Chp Rize’de sıfır çektiği için aman mutlaka milletvekili seçilsin diye İstanbul’dan aday gösterilen, 7 haziranda 9’uncu sıradan aday gösterilen, kılpayı seçildiği için aman mutlaka seçilsin diye 1 Kasım’da 7’nci sıraya yükseltilen, TBMM’ye sokuşturulan, genel başkan yardımcısı yapılan, ulus devletin miadı doldu diyen, ulusalcılar partiden giderse parti güçlenir diyen Mehmet Bekaroğlu, dün bir tweet attı, “Aziz Sancar’ın Nobel ödülü almasına sevindik ama, ödülünü Genelkurmay’a götürmesine şaşırdık” dedi.
Halbuki, Atatürk’e dair bilgi kırıntısına bile sahip olanlar biliyor ki, Anıtkabir Müzesi kurulduğundan beri Genelkurmay’a bağlı.
Anıtkabir’de yatan.
CHP’nin ilk genel başkanı.
Onun hemen karşısında yatan.
CHP’nin ikinci genel başkanı.
Müzeyi açan.
CHP’nin üçüncü genel başkanı.
Ve, işte bu Anıtkabir Müzesi’nin kime emanet olduğunu bilmeyen..
Chp genel başkan yardımcısı!
Üç milyon altı yüz yetmiş beş bin dokuz yüz kırk üçüncü defa, belki bu defa anlaşılır umuduyla, tekrar yazıyorum..
CHP’yi geri almadan Türkiye’yi geri alabilmek mümkün değildir.

***

İşte Özdil böyle yazıyordu..
Katılmamak mümkün mü?
Kemal Bey’e CHP seçmenine takdim ettiği Bekaroğlusu ile başarılı kurultaylar diliyorum. Söylenecek tek söz şudur..
CHP’nin varlığını dahi inkar eden bu  anlayışlara oy getirir diye partinin kapısını açanlar el ele duvara çarpmaya devam edecek..