Türkiye ticaretinin büyük kısmını TIR filolarıyla gerçekleştirmektedir. Ülkenin bir ucundan diğer ucuna taşınan mallar daha çok karayolları üzerinden gideceği noktalara uluaştırılır.

Uluslararası ticarette de TIR filoları en etkin ticari vazifeyi ifa eder. Bütün bu gerçekliklere rağmen TIR şoförleri hep ikinci sınıf insan muamelesi görür.

Geçen hafta Sarp Sınır Kapısı'ndaydım. Abartısız söylüyorum Hopa'dan Sarp'a(14 km) kadar yolun bir şeridine bitmeyen bir katar gibi dizilen TIR'ları görünce şaşırdım kaldım. Sordum bu durum ne diye? “Sen şimdi mi görüyorsun durumumuzu, biz yıllardır her kapıda kuyruk rezaletiyle yaşıyoruz. TIR dendi mi kuyruk akla gelir, bilmiyor musunuz?” dediler.
İki üç gün sınırı geçmek için beklemenin rutin bir hal aldığından bahsettiler.

İnanın içim acıdı. Nevalelerini hazırlayan yol boyu dizilmiş binlerce insanın çektiği o çile içime oturdu.
Ankara'dan Azerbaycan'a giden bir TIR yaklaşık 10 15 gün gibi bir zaman diliminde evine dönebiliyormuş.
Bu gayretkeş insanların derdine bir çözüm bulunamaz mıydı? Geçişler hızlandırılıp ailelerinden günlerce ayrı kalan insanların yaşadığı sefalet makul düzeye indirilemez mi?

Bütün bu problemler çiçeği burnundaki Gümrük ve Tekel Bakan'ı Nurettin Canikli'nin Sarp Sınır Kapısı ziyaretinde kendisine aktarılmış. Canikli durumu yerinde müşahade ederek çözüm bulacağı sözünü vermiş. Biz de gayet memnun olduk.
Zaten hükümet etmek nedir? Bu tür çilelere son vermek, ticari akışkanlığı hızlandırmak değil midir?

Sayin Canikli'nin verdiği bu sözü bizler de takip edeceğiz. Sarp'taki bu büyük işkencenin biran önce bitmesi için samiyetle yaklaşımını görüp göremeyeceğimizi yine bu köşemden okuyucularımla paylaşacağım.

TIR şoförü artık yanlız değil. Onların çilesi bundan böyle radarımızda olacak. Çilekeş TIR şoför esnafına yolunuz açık, kazancınız bol olsun temennisinde bulunuyorum.