Türkiye'nin 5 ay sonra yaşadığı ikinci seçim, tüm dengeleri değiştirdi.
7 Haziran’dan 1 Kasım’a inanılmaz bir süreç..
Türk siyasi tarihinin en gergin, en hareketli, en yürek yakan, en acılı süreci oldu..
Ekonomide hayat durdu..
Terör başımıza kabus gibi çöktü..
Güven ve istikrar korkusu başladı..
Askerimiz, polisimiz ve vatandaşlarımızla 400’e yakın insanımız  terör  olayları ile kaybettik.
Kabus gibi 5 ay geçti..
Türk siyasi tarihi böyle bir süreci hiç yaşamamıştı..
1 Kasım seçimleri ne olacak sorusu  ilk kez böylesine sessiz ve derinden soruldu.
Meydanlar ilk kez böylesine suskun kaldı..
Ülke ilk kez böylesine seçim havasına giremedi..
Yapılan az sayıdaki mitinglerde parti bayrakları değil, ay yıldızlı bayraklarımız vardı..
AK  Parti “1 Kasım Memleket Meselesi” dedi..
CHP  “Önce Türkiye” sloganı ile seslendi.
MHP “Sen, bilirsin Türkiye” diye seçmene mesaj verdi..
Tek başına iktidar mı?
Yoksa koalisyon mu sorusu cevap ararken, yapılan bütün anketler iki tercih de bıçak sırtı dedi..
Ve Türk seçmeni sandıkları öyle bir patlattı ki rekor oya imza atan AK  Parti bile şaştı kaldı!..
Yüzde 49.4..
İnanılmaz bir rakam olarak ortaya çıktı..
1 Kasım öncesi AK Parti’de hayali bile mümkün olmayan bir rekor oy ile tek başına iktidar olarak 4. döneme imza atıldı..
Ve dünya siyasi tarihi 4 kez üst üste tek başına iktidara gelen ve böylesine oy oy oranı yakalayan bir parti gerçeğini yaşamadı..
Hiç tartışmasız dünya siyasi tarihi  Recep Tayyip Erdoğan gerçeğini AK Parti’den önce yazacak..
Çünkü AK Parti tarihini yazan adam o..

***

Peki nasıl oldu bu patlama..
1 Kasım’da AK Parti nasıl patladı?
Böylesine beklenmeyen patlamanın nedeni neydi?
Neden apaçık ortada..
1-BAHÇELİ’NİN TUTUMU:

AK Parti’nin tek başına iktidarında birden fazla neden etkili oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin hükümet arayışları sürecindeki uzlaşmaz tutumu, MHP tabanında destek görmedi. Tek başına iktidar olasılığı bulunmayan partinin iktidar ortaklığında bile rol almaması, tabanı kızdırdı. MHP’liler, kendilerine en yakın partiye oy vererek liderlerine “Artık seni istemiyoruz. Senden kurtulmamız için de seni sandıkta bitirmemiz gerek” mesajıyla sandığa giderek AK Parti’nin böylesine avantajlı çıkmasına katkı sağladılar.
Bahçeli bu seçimlerde AK Parti için  büyük bir şans oldu..
AK Parti’ye de sadece boş kaleye golü atmak görevi düştü..
AK Parti de topu 90’a taktı..
Bu yönde çok tanıdığım ve bildiğim MHP’li arkadaşlarım var. Ve AK Parti’nin seçim meydanlarında eleştirilerini MHP  ve Bahçeli diye ayırması Bahçeli üzerinden MHP tabanına mesaj vermesi etkin oldu..
Örneğin Trabzon’da Soylu bunu çok iyi yaptı.
Bütün adayları ve teşkilatları bu noktada iyi  görevlendirdi. Bahçeli’yi eleştirirken MHP’nin kurumsal kimliğine  tek bir söz etmeden  MHP tabanı için duygusal bir çekim merkezi haline getirdi partisini..
Trabzon’da MHP’nin 8 puan kaybının AK Parti’ye kaymasının nedeni bundan olsa gerek.
2- PKK ve IŞİD TERÖRÜNÜN ARTMASI:

IŞİD ve PKK terörü, seçmende eski sıkıntılı günlere yeniden dönme korkusu yarattı. Terör olaylarındaki artış, istikrar ve güçlü bir iktidarın sorunlarla başa çıkabileceği algısı yarattı. AK Parti MHP tabanının istediği gibi  bölücü terör örgütü ile mücadele içine girdi ve “Sonuna kadar mücadele, bu ülkede tek bir PKK’lı kalmayacak” diye meydan okuyarak en küçük taviz verilmeyeceğini MHP tabanına hissettirdi ve inandırdı.
Açıkçası AK Parti MHP’nin elindeki terör ile mücadelede konusunda bütün argümanlarını alırken milliyetçi söylemleri gündeme getirmeye başladı. Bu da MHP tabanında etken oldu. Bir düşünün şehit sayısının böylesine arttığı bir ortamda  terör ile mücadeleden geri dönüş olmayacağını belirten mesajlar verilince tepki de oluşmadı. 
Yani AK Parti MHP tabanının açık ve net  çekim merkezi oldu..
Eğer Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti çözüm süreci ve terör ile mücadelede 1 Kasım’a kadar gelen süreçteki tavrını sürdürür MHP tabanına 1 Kasım öncesi gibi seslenmeye devam ederse bu oylar AK Parti’de kalıcı olur diye düşünüyorum.
3- EKONOMİK VAATLERDE ARTIŞ:

AK Parti, 7 Haziran seçimlerine kıyasla 1 Kasım için vaatlerini ekonomi üzerine kurmasının faydasını gördü. Özellikle emekli ve dar gelirlilere yönelik ekonomik vaatler sonuç getirdi. AK Parti’nin bunları hayata geçirme olasılığını yüksek gören seçmen, faydacı bir yaklaşımla en güçlü partinin arkasında durdu.
4- LİSTE VE YÖNETİM YENİLEMESİ:
AK Parti’nin 7 Haziran seçimlerinde milletvekili listelerinde yaptığı hatalar, yerelde sorun yaratmıştı. 1 Kasım seçimindeki listeler, bölgesel talepler göz önüne alınarak yapıldı. Özellikle partinin yönetiminde kongrede yapılan müdahale, güçlü parti imajının yaratılmasına neden oldu. Bu noktada bütün ipleri eline alan  Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın halen partide karar verici olduğunun görülmesi de seçmende karşılık buldu.
Evet 4 neden bu..
Bundan sonra ne olacak?
AK Parti’nin yeni hükümetinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kongrede yaptığı operasyonun etkileri görülecek. Yeni bakanların belirlenmesinde Erdoğan  mutlak söz sahibi olacak.
Türkiye, bu seçim sonuçlarına bağlı olarak, Anayasa değişikliği ve başkanlık sistemini yeniden konuşmaya başlayacak. Yargının ve diğer anayasal kurumların yapılarında da değişiklik gündeme gelebilecek. Bunun Meclis’te geçekleşmesi zor göründüğü için referandumla yapmanın yolları aranacak. AK Parti’nin referandumla anayasa değişikliğini sağlayabilmek için Meclis’te 330 oyu bulması gerekecek.
Açıkçası Başkanlık sitemi için bütün yollar denenecek..
Çünkü AK Parti demek Recep Tayyip Erdoğan demek..
AK Parti’nin doğal lideri de o olduğuna göre  zaten resmi olmasa da başkanlık sistemi gerçeği karşımızda değil mi?
Erdoğan’a rağmen mümkün mü?
Asla..