Trabzonspor muhteşem bir organizasyonla sezon açılışını gerçekleştirdi. 30 bini aşkın taraftar merdiven boşluklarını da doldurarak takımını ne kadar sevdiğini gösterdi.
Açılış öncesi ışık ve laser gösterileri, futbolcuların tek tek tanıtımı ve seyircinin büyük coşkusu görülmeye değerdi.
Açılışta bir de hazırılık maçı gerçekleştirildi. Rakip Güneş'in Bursa’sıydı. Güneş, Gürcü takımına elenip Videoton hezimetini Bursa'da da yaşadı. Malesef bizim futbol dünyamızın aktörleri ismiyle alay edilecek sonuçlara imza atabiliyor. Bunun asıl nedeni zihinsel depresyona çok açık futbol yapısı içinde olmamızdır.
Neyse biz kendi başımızı kaşıyıp Trabzonspor'a dönelim.
Açılıştaki Trabzon hiçbirimizin hoşuna gitmedi. Oyun olarak vasatı aşamayan, oyun içi organizasyonda futbolcuların henüz ne yapacaklarını bilemeyişleri, hocamızın da agresif tutumu bizleri umutsuzluğa sevk etmemesi gerekir. Zira kadroyu oluşturan oyuncuların yeteneklerini, malum teknik direktörler kadar biliyoruz. Bilgimiz ışığında diyoruz ki bu kadro iyi futbol oynar, büyük maç kazanamama özlemini de giderir. Bunu bugün söylüyoruz, hem de en umutsuz görüntü çizdiğimiz bir dönemde.
Trabzonspor Özer, Bourcenau, Mehmet Ekici ve de bir forvetin takıma katılmasıyla zaten sınıf atlayacak potansiyeli taşıyor.
Umutsuzluk ekip şeytan biçmeye gerek yok.
Kimse 'bu takımdan bir şey olmaz' deyip olumsuz enerji yaymasın.
Bu takımdan çok şey olacak, hepimiz avuçlarımız patlarcasına onları alkışlayacağız.
Bakınız size bir 11 yazayım:
Onur, Bosingwa, Mustafa Y, Belkalem, İshak, Bourcenau, Özer, Mehmet Ekici, Yusuf, Slimani, Cardozo..
Bu 11 Fener'i 2-0 yener.
Yedekler: Constant, Medjani, Malouda, Sefa, Deniz, Zeki, Serdar..
Şimdi herkes rahat olsun.
Takıma maddi manevi destek olsun.
Şu uyum dönemini az kayıpla atlatırsak gerisi gelir.
Umutların gül açmıyorsa senin hiçbir günün güneşli olmaz.
Karamsar insanlar karanlık sipariş verir, gönül evlerine karanlık duygular ulaşır.
Tercih sizin, sevgili Trabzonsporlular!