Bir şehrin şehremini(belediye başkanı) sanata önem veriyorsa o şehir, sağlam ellerdedir demek ki.. Çünkü sanat, güzel ruhlu insanların iştigal ettiği bir alan. Rakik, karşısındakini incitmeyen, hoşgörülü, sevecen gönüllüler, böyle aktiviteleri destekler ve şehrinde icra edilmesini sağlar.
Bu analizi kimin için yaptım? Herkesin aklına düşen ilk isim için, yani Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç için elbette. Zira, Ortahisar Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün birlikte organize ettiği İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın “Aryalardan Türkülere” isimli konseri tek kelimeyle şehrimizde rüzgar gibi esti.
Böyle insan ruhunu okşayan, toplumsal gerginlikleri unutturan, hayatın güzel taraflarına dikkatleri yoğunlaştıran organizasyonlara kim vesile olursa olsun taktirlerimizi ifade etmekten imtina etmeyiz.
Şehirde yaşanan güzellikleri siyasi kalpazanlıkla görmezden gelenlerden olmak istemem şahsen. Hak edene hakkını vermek, eline mürekkep bulaşmış her namuslu kalemin görevidir. "Efendim siyasetini paylaşmadığım insanı övemem, onun toplumda daha da itibar kazanmasına vesile olamam" gibi sığ görüşler kelamla, kalemle hasbihali olana gerçekten yakışmaz.
Sayın Genç; güler yüzüyle, insanlarla sağladığı iletişimle, yansız ve tarafsız duruşuyla alkışlanırken, bu anlayışa inkılap etmişliğini zannederim sanata olan düşkünlüğüne borçlu olsa gerek.
Sanat yontar çünkü. Kabalıklarımızı, pürüzlerimizi, önyargılarımızı onunla rendeleriz. Bu nedenle sanatçıyı bir zanaat dalı olan dülgerlikle çok yan yana görürüm. Nasıl ki dülger en biçimsiz ağaçlara planyasını, törpüsünü, rendesini vurdukça o şekilsiz kaba ağaçlar tanımaz hale gelir, sanatçı da insan üzerinde aynı işlemi uygular.
Bir şehirde sanat faaliyetleri yoğunlaşırsa o şehrin gençeleri kötü alışkanlıklardan, merdiven altı tutkulardan ve bilcümle melanetten uzaklaşır.
Hani hocalarımız sükünetli bir şehir için maneviyatın yükseltilmesini gündeme getirirler ki çok haklılar. Yalnız, bu güzel dilekleri topal bırakmamak için sanatı da mutlaka cari hayatın öznesi yapmak durumundayız. Maneviyat bir iç kontrol mekanizması sağlarken sanat da dışarıya gülücükler gönderen bir sureti seyrettirir bize.
İşte Başkan Genç, çok bilinçli olarak hem maneviyatın hem de sanatın yanında konumlanarak toplumun sinir uçlarında gizemli bir teskinliği de sevgi sağanağına dönüştürmüş oluyor.
Yani yaşlanmayan bir soyada sahip olmanın avantajını iyi kullanıyor.
Ez cümle, şehrimizin seçilip gelen şehremininden her şekilde emin olmalıyız. Onun sanata bakışından, spora düşkünlüğünden, mimariye verdiği önemden, şehrinde yaşayan insanların mutlu olması için kafa yorduğundan emin olmalıyız.
Bu ışığı görmek için sanat iyi bir ayna aslında. Ben şehrimin şehremini sıfatını taşıyan kişinin kalitesini, onun sanat aynasında taranıp taranmadığına bakarak anlarım.
Genç'in ilk pozları çok güzel.. Devamı da gelir inşallah.