Türkiye'de eli temizlenmeyen futbol bütün pisliğiyle ortada dururken, kiri olmayan bir ortamda futbol oynamak ne güzel bir duygu. Darısı memleket içine diyeceğiz ama bu aktörlerle buna imkan yok. Düşünün lütfen, Galatasaray'la oynadığımız maç ligin son maçı ve açık açık verilmeyen penaltı sonrası yarıştığımız Fener yine şampiyon.. Veyahut Galatasaray'la çekişiyoruz ve Galatasaray şampiyon. Türkiye nasıl bir manzarayla karşılaşır düşünmek bile istemiyorum. Terörde icat ettiğimiz akil insanlar acaba futbolu da kurtarır mı? Şaka canım, bu işin değişeceği yok..
Gelelim Avrupa arenasındaki Trabzonspor'un bu gece oynadığı maça. Sahaya böyle doğru yayılan, her alanda etkinlik sergileyen bir takımı kısa sürede vizyona sokan Ersun Yanal'ı kutlarım.
İlk yarıda biraz daha temkinli ama fırsatları da kovalamayı düşünen Fırtına öğretmenlerin tribünleri doldurduğu gecede Türkiye'ye adeta futbol öğretti. Bu kadar eğitimcinin arasında kendini eğitimden uzak tutamazdı tabii. Gereğini yaptı ve Belkalem'le oku bakiyim dedi Metalist'e (36 dk.) 1-0.
Sağdan zorladı, soldan zorladı, ortadan Ekici ile her adımda umut ekerek rakip kaleye aktı ve gruptan çıkmayı garantileyen bir ilk yarı skoruyla sahadan yine başı dik ayrıldı Kuzey yıldızı..
Kadro seçimi bir sonraki maçı da hesaba katarak oluşmuştu. Ersun hoca üç kulvarda da başarı sözü verdiği için bütün ayrıntıları hesaplayarak yeşil çimlere sürmüştü cengaverlerini. Costant sakatlığından Özer ise iş bilmez sağlık kurulunun öngörüsüzlüğünden kadroda yoktu.
İkinci yarıya Trabzonspor on kişi kalmasına rağmen hiç eksik kalmamış gibi oynayarak Mehmet Ekici ve son dakikalarda Sefa Yılmaz'la hiçbir maçta yılmayacağını göstermiş oldu. Tebrikler Trabzon'um, selam Avrupa'ya.. Artık gruplardan çıktık, Varşova'da grup liderliği maçı oynayacağız..