HAYAL KIRIKLIĞI
Trabzonspor daha maça ısınamadan hem kırmızı kartla bir kişi eksik kaldı hem de yediği golle geriye düştü.
Evinde tek gollü maçla mağlup olarak rövanş maçına Macaristan'a gelen Trabzonspor için en kötü senaryo nasıl yazılır desek inanın bundan daha kötü bir senaryo olamazdı.
Dakika daha 20 olmadan hem bir kişi eksik kalıp hem de bir gol yemek tarif edilemez bir üzüntü olmaktan çok Trabzonsporluların yüreğine çöken bir kabus oldu.
Bir kişi eksik kalmak tamam anlaşılabilir bir durum ama bu kadar tepkisiz ve vurdumduymaz bir oyunu anlamak inanın mümkün değil. Bir Salah var duruma itiraz eden bir de Muçi. Diğerleri ya pısmış ya da benden bu kadar diyor.
Trabzonspor taraftarının da asıl üzüldüğü konu bu. Geriye düşmek yenilmek tabi ki olabilir ama sahada bir reaksiyon görememek skora, sahaya ve hakeme reaksiyon verememek kabul edilir bir durum değil.
Tekke Hoca'nın Onuachu'yu kazanacağım diye ısrarı takımı ilk yarı boyunca dokuz kişi oynattı.
Tıpkı Trabzon'daki maçın ilk yarısı gibi bir ilk yarı oynandı. Savruk, anlaşılmaz, dağınık ve sinik.
Ama bu denli önemli bir maçta takımın hızlı ve çabuk olması gerekirken Aral, Bouchari ve Pina'nın yedek soyunması bana çok hem de çok anlaşılmaz geldi.
İçeride de dışarıda da hakemler hep aynı. Trabzonspor'un aleyhine olan faulleri, penaltıları görmeyen hakemler Trabzonspor'un rakipleri lehine olan kararları hiç atlamayıp anında kartları ve penaltıları basıyorlar.
Resmen midemiz bulanıyor artık bu hakemlerden.
Ferençvaros ile oynanan bu iki maç özelinde Fatih Hoca'ya da sorulması gereken soru şu: Hocam, bu iki Avrupa maçına bu takım nasıl hazırlandı, nasıl konsantre edildi ve nasıl bir oyun taktiği verildi. İnan kimse bir şey anlamadı.
Ben Trabzonspor'un yıllardır bir çok Avrupa Kupası maçlarını izledim ama bu kadar kötü, bu kadar zayıf ve bu kadar ezik ve sinik bir Trabzonspor ilk kez gördüm.
Trabzonspor, tarihinin
en kötü olduğu zamanlarda bile rakibi kim olursa olsun
bir reaksiyon gösterir adının Trabzonspor olduğunu rakibine hatırlatırdı.
Ama bu akşam inan Fatih Hocam , Trabzonspor'u bu kadar çaresiz görmek yüreğimizi burktu. Hem de Salah gibi bir dünya yıldızımız varken.
Asıl üzüntüm de o.
Hedefi şampiyonlar ligi finali görmek olan Fatih Hocamız galiba bizimle dalga geçiyor.