Türkiye'yi yasa boğan Özgecan cinayetine tepkiler yurt genelinde dalga dalga sürerken, hunharca öldürülen genç kızımızın babası Mehmet Aslan, dün tüm insanlığın ibret alması gereken ders gibi açıklamalarda bulundu.
Bakın neler söyledi..

***

“...Devletimiz zeval görmesin. Milletimiz necip, güzel bir millet. Güzel gönüllü insanlar var. Birçok haber kanalından konuşmak için, röportaj yapmak için geliyorlar ama hiçbirini kabul etmedim fakat böyle bir konuşma yapmak mecburiyeti aslında doğuyor.
Çünkü memleketimizin, hatta dünyanın aslında öncelikle barışa ve sevgiye ihtiyacı var.
Ben öncelikle kendim için şunu söyleyeyim; ben günahkarların günahkarı, fakirlerin fakiri, acizlerin acizi bir garibim.
Rabbim özel yaratmış, güzel yaratmış, çok sevdi yanına aldı.
Bu memlekette artık ikilik olmasın. Bu vahim olayı yapan insanlara da zulmedilmesin, adaletin karşısına çıkıp cezalarını çeksinler. Allah onların analarına, babalarına da yardımcı olsun..
Sevmekten başka bir çıkar yolumuz yok.
İnsanların barışta iken teslim olması gerekir, savaş çıktıktan sonra bunun bir kıymeti olmaz. Teslim olursak içimizdeki bütün güzellikler ortaya çıkacak. Savaşırsak, sonunda nefsimiz kazanacak ve analar, babalar ağlayacak, meleklerin kanatları koparılacak, meleklerin çığlıklarını kimse duymayacak.
Duyduğumuz kulaklarımızın, gördüğümüz gözlerin, aslında bir anlamı yok.
Memlekette herkes bir şey söylüyor; biz ne ocuyuz, ne bucuyuz, şanı yücelerden yüce olan Türk milletinin bir ferdiyim, evladıyım. Allah devletimize zeval vermesin. Güzel gönüllere sahip olan bu milletten Allah razı olsun.
Ben milletimizden çok şey bilmem ama, Ma'un Suresi'nin,
(Gördün mü o dine yalan diyeni? İşte yetimi itip kakan odur! Yoksulu doyurmaya teşvik etmez. Fakat veyl o namaz kılanlara ki,
Namazlarında yanılmaktadırlar. Onlar ki, gösteriş yaparlar.
Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler)
Ali İmran Suresi'nin 103. ayetini
(Hepiniz, Allah'ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki ni'metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O'nun (Allah'ın) nimeti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.) ve Asr Suresi'ni (Asra yemin olsun ki, İnsan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır)
Okumalarını tavsiye ediyorum.
Bu ayetler bana göre çok önemli.
Doğru yolu bulmak, doğru yolu seçmek, doğru yolda yürümek çok zor.
Malum, dünya geçimini sürdürmek için çalışıyoruz. Gözümüz körleşiyor, kulaklarımız sağırlaşıyor. Herkes kalbindeki sesi iyi dinlesin. Bana yıllarca neler olabileceğini anlattılar ama ben anlamadım. Gözlerim kör, kulaklarım sağır vaziyette dünyanın peşinde koştum durdum. Elbette ki çalışacağız, memleket için, ailemiz için, çocuklarımız için ama arada sırada da şöyle bir durup düşünmemiz lazım”

***

Evet sevgili okurlar 'NEREYE GİDİYORUZ' diye bir düşünmemiz lazım..
Acılı baba işte böyle sesleniyordu..
Büyük bir acı içerisinde ders veriyordu..

İNGİLİZ YARGIÇIN DERSİ!

Özgecan'ın katledilme olayı Türkiye'de 7'den 70'e herkesi ilk kez tepkisel olarak bir noktada buluşturdu..
Adeta tek bir ağızdan bugüne kadar görülmemiş bir şekilde 'İDAM GERİ GELSİN' istekleri aşılarak yalvarışlar başladı..
“Dünyanın süper gücü ABD'de de idam  var da neden ülkemizde yok” denilmeye başladı..
Son derece doğru.
Artık Türkiye bu tip aşağılıklara, hayvan emellilere, şerefsizlere karşı önlemini alarak derslerini vermeli. Yoksa bir, iki, üç gün sonra unutulan sonra da yine benzeri acılarla başbaşa kaldığımız bir ülke olduğumuz gerçeği unutulmasın..
Çünkü çok çabuk unutan bir milletiz.
Özgecan'ımızın da 'Devlet babası' artık devreye girmeli..
Bakın 13-15 yaşındaki kızlarımızın tecavüze uğradığı ülkemizde zaman zaman yaşanan olaylar sonrası 'Kendi rızası vardı' diyerek sözde hukuk dersi verenleri yaşamadık mı?
Yaşadık!..
Yapanların hep yanına kar kalmadı mı?
Kaldı!..
İngiltere'den bir ders vermek  istiyorum.
İngiliz yargıç, gece yarısı parktan geçen bir kızı korkutan adama 7 yıl 7 gün hapis cezası verince, şaşıran gazeteciler sormuşlar;

“Adam kıza dokunamamış bile. Kaçan kızın çığlıklarına yetişenler de adamı yakalamıştı. Bu 7 yıl 7 gün çok değil mi  yargıç bey”

Yargıcın cevabı ise tarihe geçecek düzeydedir..

Bakın ne der;
“Kızı korkutmanın karşılığı 7 gündür. 7 yıl İngiliz kızlarının gece yarısı parkta dolaşma özgürlüklerine saldırı cezasıdır”
İşte benim ülkemde de böyle kanun, böyle hukukçular gerek..