Vallahi bazen bizim siyasilere şaşırıyorum. Ne diyeceklerini, ne zaman diyeceklerini bunlar kadar bilmeyenine belki de dünyanın hiçbir ülkesinde tesadüf edilmez.
Başlarında sıfat olmaları aldatmasın sizi.. Çünkü hiç sıfatı olmayan sokaktaki insanımız inanın daha sağlıklı yorum yapabilir bazen.
Sayın Başbakan Sayın Bahçeli'ye "Tunceli'ye gidemezsin" diyor. Yönettiği ülkenin bir şehrine 'gidemezsin' demek zoruna gitmiyor demek ki.. Veyahut dediği şeyin nereye varacağını kestiremeyecek kadar ciddi bir birikim eksikliği içinde. Çünkü benim başbakan olduğum ülkede insanlar istedikleri yere gidemiyorsa ben oturup ağlamaya başlarım, ülkem ne hale gelmiş diye. Ama malesef esef duyması gerekenler siyasi riba için en ziba kelimeleri cümleye dönüştürebiliyor.
Bahçeli de kızmış olmalı ki "Gideceğim" dedi. Bunun üzerine Tunceli'deki partiler ve STK'lardan bazıları "Tahrik eder" itirazıyla "Gelmesin" dediler..
Yahu niye tahrik oluyoruz. Ankara'da birarada yaşarken tahrik olmuyoruz da bir şehirde yuvalanmış olduğumuz zaman mı tahrik oluyoruz. Demek ki tahrik merkezli zihniyet şunu söylüyor.. "Biz yaşadığımız toprakları Türkiye dışı görüyor, bu toprakları Türkiye içinde düşünenlere ise tahammül edemiyoruz." Vayki vay hem de ne vay.. Geçiyor tranvay.. Hem de uykunun zifiri saatinde bölücü bir düdükle..
Şu ülkenin aynı tavada pişmiş balıkları bu kadar çiğ konuşmamalı.. Elin gavuruna tahammülün her türlüsünü göster, kendi insanına en gaddar duruşunla cevap ver..
Bahçeli dinlemeyip dün Tunceli'de konuştu. Hem de Ankara'da kullandığı dille.. Bin yıllık kardeşlik vurgusunu kültürel kardeşlik temelinde dillendirdi.
Gelmesin Bahçeli diyenlerin bu söylemleri, demoratik kafaların değil etnik taasubun zırvaları.. Biri ülkenin tümünü sevmekten bahsederken, tezatı ise ülkenin gümünü istiyor..
Halbuki her patlama önce yakınına zarar verir. Çernobil Amerika'ya değil Türkiye'ye zarar verdi. Çünkü felaket bizim yanı başımızda yaşandı.
Bu mesele de aynen böyle.. Bahçeli her yere gidebilmeli ki yarın Tuncelili kardeşlerimiz de ülkenin her yerine gitsin. Munzur Dağları'nda muzirlik yapmak erkeklik değil. Ömer Bedrettin Uşaklı'nın Munzur Dağları şiirindeki edebi zevki insanlığımızın öznesi yapalım. Ovada kızıl bir granit seli/ Bir heykel uzaktan Munzur dağları/ Sanki bir canavar hançer pençeli/ Kükremiş bir kaplan Munzur dağları... Biz ise terörü özne haline getirmeyi yiğitlik sanıyoruz. Oysaki birlikte Munzur'da kardeşlik türkülerini semada yankılandırabiliriz. Bahçeli Tunceli'de işte bu arzunun sesi oldu. Giderim dedi ve gitti. Cevap hakkını kullanması gerekenler de sıra..