Niye kaybetti Bahçeli..
İletişimden..
Kendini anlatmakta zorlanan böyle aşılmaz bir lider kimliğiyle belki de Türk siyaseti ilk kez karşılaşıyor.
Milliyetçiler onun gaflarını ve yanlışlarını düzeltmekten yoruldu..
Siyaseti halk mesabesinde iyi okuyamıyor. Çok başına buyruk kararlar alıyor..
Tabanıyla iletişimi ilkel metotlara bağlanmış..
Neredeyse dumanla anlaşmaya mucbir bir irtibata bürünmüş..
Şahsiyeti öksürüklü, siyaseti tıkanık, nefesi kesik..
Sempatik değil. Çocuk sevmesini dahi bilmiyor..
Doğrucu olabilir..
Ama Türk milleti doğrucu Davutları sevmez..
Ruhunu okşayana prim tanır. Hani bir adama "Sen çok bilgili, çok kaabiliyetli, çok maharetli mükemmel bir insansın" dersin de..
O meziyetler onda yoksa bile..
O da acayip derecede bu ifadelerinden haz alarak..
"Anlat anlat yalan da olsa içim bir hoş oluyor" der ya..
Bahçeli politbürödaki üfleyicileri yüzünden o hesap bir adam artık..
Gerçekleri ona aktaranlara değil de politbürö üyelerine hep kulak verdi..
Dağlıca'da görev yapan bir ülkücü öğretmenin beklentisini hesaba katmadı..
Ankara'da karada ölüm yok zannetti..
Oysaki az kalsın altından Ankara kayıyordu..
Kendi ilinde bile mahcup bir lidere ülkücüler niye mahkum olsun ki?
Öyle cevval, öyle birikimli insanlar var ki bu partinin repertuarında..
O ise Ferdi Tayfur'a takılıp kaldı..
'Adalet' dedi..
Aziz'in şikesine, uzlaşmaz lakabına rağmen uzlaşarak diğerleriyle AKlama çekti..
Sonra 17-25'te suç var dedi..
Kendince bir pisliği diğerinden oy kaygusuyla ayırt edemedi..
Bütün kirliliklere karşı çıkmak erdemini gösteremedi. Kirde rütbe aradı..
Engin Alan'ı alanlara terk etti..
Yavrusunu cami avlusuna ter eden anne gibi gaddar bir yol izledi.
Sinan Ogan'ı parlatmamak için kör gözüm parmağına siyasetine benzer AKşener'i karşıtların safına sürdü..
Başbuğ'un emanetine sahip çıkamadı, AKkurtlara yem etti..
Bütün Türkiye'de çöken otağın oymakbaşılığını nefreti mayalayarak kaybetti..
Trabzon'dan genel başkan çıkarma umutlarımızı Ankara'da karaya oturttu.
Gerçek Trabzonsporlu Koray Aydın'ı Fenerli Soylu'ya yendirdi..
Aynı Cüneyt Çakır gibi bir yönetim gösterdi..
Düdüğü uzaktan çaldı..
Ben penaltı değil dediysem değildir ulumasıyla Trabzon'u da kızdırdı..
Hala yerimdeyim diyor. Gitmek zorsa, koltukseverlikle neden suçladın Davutoğlu'yla Cumhurbaşkanı'nı..
Ya kuzgun leşe ya Devlet başa atasözü de darbe aldı..
Ülkücüleri artık rahat bırak dıştan Beşiktaşlı içten Fenerbahçeli devlet..