Henüz 2. dakikada Adrian’ın ceza alanı dışından çektiği şutta top Rizespor fileleriyle buluşunca Trabzonspor için rahat bir maç olacak sanıp koltuğumuza peşin satan tüccar gibi yayıldık.
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ikinci gol beklentimizi kimse duymadı.
Bu arada komşu kentin sempatik takımı Çaykur Rizespor uyumadı.
Önce Trabzonspor’un hızını kesti, sonra da Bordo-Mavili kaleye doğru esti.
Az kalsın biletimizi de kesiyordular ki 88. dakikada Ali Adnan’ın 35 metreden yolladığı füze Trabzonspor kalesinin üst direğinde patladı da komşumuz 40.dakikada Tevfik Köse’nin tek golüyle yetinmek zorunda kaldı.
Peki kim mi bu Ali Adnan?
Hani Avni Aker’de oynanan U20 Dünya kupası maçlarında Irak milli takımın solbeki vardı ya, işte o.
“Yahu bize de iyi bir solbek lazım, bak işte solbekin hası ayağımıza kadar gelmiş ” demeyip yolladığımız,
Uzakları kolladığımız için gözümüzün önünü görmeyip yolladığımız Ali Adnan.
İkinci yarı da ilk yarının tekrarı gibiydi.
Trabzonspor yine oyunun hemen başında Molouda’nın gerçek yıldızlara yakışır golüyle öne geçiyor, sonra da Rizespor’da topu kapan bizimkilerin yanından transit geçiyor.
“Hikayeyi bırak da oyundan bahset” derseniz sorarım; hangi oyundan?
Ben her iki yarının başlarındaki saman alevi gibi parlayıştan başka oyun moyun göremedim.
Trabzonspor bu haliyle kritik yapılacak bir oyun sergileyemiyor dersem anlayın.
Hem kritiğimi beğenmeyip küfreden olursa yazarlığı bırakmak zorunda kalırım!
Baksanıza “ küfür yedim” diye profesyonel bir futbolcu “yemişim böyle futbolu” deyip sahayı terkediyor.
Elbette ona sataşan haltetmiş, ayıp etmiş hatta eşeklik etmiş de,
Her küfür yiyen sahadan çıksa bu yaşta bize bile lisans çıkartmak zorunda kalırlar.
Çünkü bu mantıkla Türkiye’de futbol oynayacak adam kalmaz..