Türkiye 2014 Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlere kilitlenmiş durumda.
Ortada bir gerçek var ki 2014 yerel seçimlerinin sonuçları, 2023 Türkiye’sine doğru yol alan ülkenin siyasi geleceğinde çok ama çok önemli rol oynayacak.
Bir yıl sonra yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi, bu arada yeni anayasa çalışmalarının sonucunda referanduma gitme olasılığı, çözüm sürecinin neleri getirip neleri götüreceği sorusuna cevap arayışlarının  ardından iki yıl sonra  genel seçimlerin gelmesi, bu arada Başbakan’ın yerel seçim sonuçlarına göre Cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçimlerin birlikte yapabileceği yönündeki iddiaların güçlenmeye başlaması, yerel seçimlerinin önemini  kat be kat arttırıyor!
Başbakan için yerel seçimlerde alınacak oy oranıyla belki de kendisine sadece Çankaya'nın yolunu açmayacak, başkanlık  sisteminin yolunu da açacak!
Gerek iktidar, gerekse de muhalefet açısından belki de Cumhuriyet tarihinin kırılma noktalarından bir yerel seçim Türkiye’yi bekliyor.
Adı yerel olsa da  sonuçları itibarı ile genel seçimlerden farklı olmayacağı  aşikar!

O nedenle Türk siyasi tarihini çok ama çok kritik bir üç yıl bekliyor!..
O nedenle 2014 Mart ayında yapılacak olan seçimlerin, yerel seçimlerden çok ama çok daha ötede Türkiye’de iktidar ile muhalefet partilerinin kader seçimi olacağı kesin.  Artık şu bir gerçek ki Başbakan Erdoğan partisinin  belediye başkanlıklarını kazanmanın çok ötesinde kazanırken alacağı oy yüzdesini hesaba katıyor demek, çok doğru olacaktır.
Çünkü Başbakan Erdoğan'ın  yerel seçimlerden istediği sonucu alması halinde iki yıl sonraki genel seçimleri beklemeden baskın bir erken seçimi, Cumhurbaşkanlığı seçimini başkanlık isteminin de yolunu açarak yapması çok ama çok muhtemel!

O nedenle de Başbakan Erdoğan’ın yerel seçimlerde belirleyeceği belediye başkan adayları için  ilk hesabının da ‘Kazanacak değil daha fazla oy alarak kazanacak  doğru bir aday’  olacağı kesin!..
Çünkü  ne kadar çok belediye başkanlığını kazanırımın  çok ama çok ötesinde, partisinin alacağı o oy oranının yüzdesi kendisinin  hedef koyduğu 2023 Türkiye Vizyonu için kader niteliği taşıyacak.
Hiç tartışmamız  kendisinin en büyük  gücü  yine  kendisi!
Liderlik özelliği  ve halkın kendisine duyduğu büyük güven ile AK Parti’yi tek başına sırtladığı  apaçık ortada iken,  belirleyeceği  adayların  üstüne  neler  katacağını hesap edecektir!.
Ediyor da.
Çünkü yaptırdığı anketlerde ‘Partinin oyu ne kadar? ile  Partinin belediye başkanın oyu ne kadar?' şeklinde  ikili bir araştırma  yaptırması  ve aradaki farka göre değerlendirme yapacak olması bunu belgeliyor.
O nedenle; 
AK Parti’de  belki takım oyunu oynanıyor ama  bu takım oyunu içerisinde  kim ne derse desin kim ne söylerse söylesin 'Tek başına Recep Tayyip Erdoğan'  gerçeği  apaçık ortada..
Çünkü   belediyeler için yaptırdığı anketlerdeki partinin oyu ile adayın oyu analizini kendine endekslediği yani   Recep Tayyip Erdoğansız AK Parti ile Recep Tayyip Erdoğanlı AK Partinin oy analizindeki uçurum bunu belgeliyor!
AK Parti'de siyaset yapanların, siyaseten güçlü olmalarının varlığının teminatı, apaçık bir şekilde  kendisidir..
En son örneği;
Son yazılarımda sürekli belirttim.
Kendi parti tabanı ve tavanının büyük bir kesiminin   panik içine düştüğü  o kritik Gezi Parkı olaylarının içinden taviz vermeden, tek başına  çıkması AK Parti'de hiç tartışmasız tek başına Recep Tayyip Erdoğan gerçeğini belgeleyen en önemli kanıt olmuştur.
Görülüyor ki AK Parti'de kimse bulunmaz Hint kumaşı değildir.
Doğru bildiği yoldan dönmek nedir bilmeyen, kimseye minnet borcu olmayan bir Genel Başkan  ve Başbakan vardır.
AK Parti'de herkes ama herkes O'nun ismi altında, adeta kendilerine sunulan altın tepside siyaset yapmaktadır..
Buna Çankaya’yı da eklemek yanlış olmaz!
Herkes  oturduğu koltuğu halkı arkasına alan Başbakan Erdoğan’a borçludur!
Bu gerçeği hiç kimse yadsıyamaz!.
O nedenle de 2014’e doğru;
Bir tarafta Başbakan Erdoğan, diğer tarafta MHP ve CHP var!
Seçimlerin de adı budur!