Türkiye'de açık ve net olarak ortada  olan bir gerçek var ki, o gerçek de AK Parti'nin değil, Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısında hiç bir varlık gösteremeyen ve 12 yılda girdikleri 9 seçimi de kaybeden muhalefet partileri genel başkanlarının  yetersizliğidir.
Halka umut verememeleridir..
Dünyanın neresinde, hangi köşesinde olursa olsun girdikleri her seçimden yenilgi ile çıkan siyasi partilerin genel başkanları o koltuklarda oturamazlar..
Ama burası Türkiye!..
CHP ve MHP’nin, hiçbir şey olmamış gibi hareket eden, her defasında mazeret üretmeye devam eden genel başkanlar portresi ile bırakın iktidar olmayı, muhalefet  bile olamayacakları gerçeği ortada!.
Siz CHP'de kurultay kararı alınmasına bakmayın, Genel Başkan Kılıçdaroğlu biliyor ki gireceği kongreyi rahat bir şekilde kazanacak!
Çünkü her şey dizayn edilmiş!
Önemli olan ‘Başarısız olduk. Çekildim’ diyebilmektir!
Desenize ki burası Türkiye..
Bu arada CHP'nin o kırmızı çizgilerle dolu olan ilkeleri de nerede diye sormak gerekir!
Keza MHP..
Nerede o eski ülkücü taban!.
Nerede o ülkücü davaya  canları pahasına sahip çıkanlar!..
Yerlerinde yeller esiyor!..
Herkes bir kenarda..
Türkiye'de 'Türk milleti' kavramanın tartışılmaya başlanmasını bırakın, yarın Anayasa'dan çıkarılacağı aşikar olmasına rağmen hala parti tabanının sessiz olduğu bir MHP'yi hayal bile edemezdiniz!
Konuşana 'SUS' talimatı!
Yok efendim ‘Medya bize yer vermiyor’
Yok efendim ‘İktidar imkanları fazla’
Yok efendim şu, bu!
Geçiniz beyler!
Türkiye'nin bu kritik  sürecinde hala MHP umut olamıyorsa, sorun kendi yapısından başka hiçbir şey değildir!
MHP için parti ‘Nüfuz kaybediyor’ diyorlar ama halbuki partinin esas kaybettiği şey tabanı!.
Kimse bunun farkında değil!..
Şöyle bir etrafıma bakıyorum  ‘Nerede o eski MHP'liler’ dememek mümkün olmuyor!..
Partinin üzerine ölü toprağı serpilmiş adeta..
Kabullenmeseler de, bu söylemlere kızsalar da acı ama gerçek bu!..
Kim ne derse desin son cumhurbaşkanlığı seçimi bu kaybın açık delilidir..
Bahçeli hiç tartışmasız çok saygın  önemli bir devlet adamı..
Ama liderlik başka bir şey!..
MHP'lilerin başbuğu Alparslan Türkeş, onun için Alparslan Türkeş'ti..
Kitleleri peşinden koşturan, parti tabanını her zaman teyakkuzda tutabilen, harekete geçirebilen siyaseten bütün merkez sağ partiler üzerinde ağırlığı olan bir liderdi.
Tabi öyle olmak kolay değil..
Düşünebiliyor musunuz?
Bir siyasi parti genel başkanı yaklaşık 20 yıldan beri partisinin başında hiçbir seçim kazanamadığı yetmezmiş gibi, bu iddialara kızıyorlar ama iş oy vermeye gelince belli bir tabanını da iktidar partisine kaptırmaya başlıyor!
Ve hala her seferinde yenilgileri  başarı gibi göstermeye çalışıyorlar!..
İşin aslı muhalefet kendi kendilerini kandırmayı alışkanlık haline getirdi.
İşin bir başka garip tarafı, iktidar partisi de seçimden hemen sonra muhalefet liderlerine yüklenilmesini önlemek için "Seçimin mağlubu yok" diyor..
Niye!.
Bir iktidar böyle muhalefeti  kaybetmek ister mi?
 Düşünün 30 Mart seçimlerinde yaşadık..
Planlama bile yok!
Seçim ilanları için Trabzon'daki billboardlara bile buğday çiftçisinin resimlerini koyup oy isteyen bir muhalefet anlayışı olur mu?
Erdoğan'ın ‘dombra’ isimli seçim şarkısı ile gördük, bence seçmeni etkilemede son derece önemli doğru dürüst bir seçim şarkıları bile yoktu!..
Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya bir adam çıkarıp bu ülkede 10 tane miting yapma, sonra da ‘Tıpış tıpış geleceksiniz’ diyerek emir ver!
Ne plan var ne program!..
Halkın tanımadığı bilmediği bir aday çıkarmışsınız..
Ama bırakın il belediye başkanlarını, ilçe belediye başkanları bile seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu'ndan daha iyi tanıtım çalışması yaptı..
Ve 'Milletin adamı' sloganı ile ortaya çıkan Recep Tayyip Erdoğan'a karşı çatı adayı olarak 'Ekmek için Ekmeleddin' sloganı ile çıkan bir cumhurbaşkanı adayı...
Kendi parti tabanlarını bile güldürdüler..
Uzun lafın kısası  muhalefet girdiği her seçimde sınıfta kaldı!..
Görülüyor ki 2015'te kader değişmeyecek!
Aslında hem CHP hem MHP delege yapısıyla kendilerini seçtirmeye ayarlanmış kurultaylarda değil, kendi parti tabanlarında yapacakları bir anketle genel başkanlarına bakış açısını görebilirler..
Sınıfta kalırlar..
Geçiniz!..
AK parti karşıtı bir dostum şöyle diyor..
‘Bir şu Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasına bakın, birde muhalefet genel başkanlarının. Adam millete damardan girmesini biliyor, milletin istediği gibi konuşuyor. Konuşması son kelimesine kadar Anadolu köylüsü ve halkın geneli tarafından anlaşılıyor. Adam sokakta gezerken apartmanın beşinci katıma çıkıp vatandaşla oturup  çay içiyor. Bir de muhalefet liderlerine bakın. ‘Sorun sıradan insana ne dedi’ diye.Türkiye'nin acil sorunu muhalefet kardeşim muhalefet. AK Parti'yi AK Parti yapan, Recep Tayyip Erdoğan'ı her seçimde kazandıran bu muhalefet liderlerinin anlayışıdır. Gelinen bu noktadan sonra bu  genel başkanlar biraz parti tabanlarını düşünseler, istifa ederler. Yazın bir kenara 2015 seçimlerinde de bu kafalarla mağlup olmaya mahkumlar. Çünkü parti tabanları bunlardan umudu kesti. Kararsız olan kitleler sonunda gidip bunlara değil yine Erdoğan'a oy veriyor.”
Evet her bir kelimesi anlamlı sözler!..
Türkiye'de ciddi bir muhalefet eksikliği gerçeği var!..
Bu yapıyla 2015’te tablo değişmez!