Her ne kadar M’bia ve Mehmet Ekici forvete yakın bir görev anlayışıyla oynasa da, Trabzonspor sahaya 4-6-0 düzeninde çıktı.
Özellikle son haftalarda seri galibiyetler alan ligin etkili oyunculara sahip güçlü bir takımı karşısında  bunda yadırganacak bir durum yok.
Üstelik kadronda santrafor gibi bir santrafor olmayınca bir anlamda zorunluluk..
Lakin yadırganacak olan şu..
Trabzonspor’un topa basıp oyunu yönlendirmesi, en azından rakibe oyun kurma fırsatı vermemesi gereken , ayrıca sürpriz çıkışlarla Kasımpaşa ceza alanına girmesi gereken   kalabalık orta sahası neredeyse  her aldığı topu kaybetti.
Özellikle Okay adeta Kasımpaşa’nın ön liberosu gibi oynadı.
Antalya maçında girer girmez yaptığı hatadan ders almamış ki aynısını defalarca tekrarlayıp durdu.
Günümüz futbolunda çabuk karar verip bunu da çabuk uygulayacaksın.
yoksa Trabzonspor gibi büyük bir takımda hiç şansın olmaz..
Daha sonra Aytaç başta olmak üzere diğer futbolcular da Okay’a ayak uydurunca  Kasımpaşa Kasımpaşa Bordo-Mavili kalede mutlak gol pozisyonları buldu.
Bunların çoğunu Lacivert-Beyazlı oyuncular değerlendiremedi, bir kaçını da Onur kurtardı.
Çok şeyler beklediğimiz Mehmet Ekici  Mustafa Yumlu’nun golündeki asisti dışında sahada yoktu.
Hele Deniz Yılmaz’ın sahaya neden girdiğini hiç anlayamadım.
Trabzonspor’un en  iyisi 90 dakika neredeyse 90 metrede gidip gelen Yusuf’tu.
Önünde oynayanlardan pek yardım görmese de Kasımpaşa’nın etkili aylaklarıyla defansa boğuştu, ofansta  atak geliştirdi.
Elbette açık da verdi ancak ne yapsın, tek başına bu kadar!
Yani Trabzonspor iki puan kaybetmedi, bir puan kazandı.
Böylesine bir futbola göre de bu beraberlik iyi bir sonuç.
Bu arada hakem Özgün Yankaya Kasımpaşa lehine çaldığı penaltıdan sonra dağıldı.
Saçma sapar kararlarla iki takım oyuncularını da çileden çıkardı.
Ne diyelim sonuçta aldığın bir puanda olsa beraberlik yenilmekten iyidir!