Trabzonspor pazartesi günü oynadığı Geçlerbirliği karşısında kolay bir galibiyet aldı. Üst üste oynadığı üç karşılaşmada da Ersun Yanal imzası vardı. Halit hocaya öncelikle bir teşekkür borcumuz var. Böylesine güzel bir oyuncu kadrosunu ne Hami Mandra"lı ne de Ersun Yanal kurdurabilirdi. Teşekkürümüz bundan. İkinci teşekkür ise hiç bir sorun yaşatmadan çekip gitmesini bilmesiydi.
Her üç karşılaşmada da Ersun Yanal öğrencilerini iyi motive etmiş. Onlara üst düzey birer pırlanta olduklarına inandırmış. Herkese eşit aralıkta davranarak sahaya formayı giymeyi hakeden oyuncuları sürmüş, hiçbir oyuncusuna kıyak yapmamış. Uzatma dakikaları da dahil sahada görevini yapmayan hiç bir Trabzonsporlu oyuncuyu yoktu. Maçın 70. dakikasında oyun farklı skorda olmasına karşın, Gençlerbirliği oyuncusundan topu kapmak için üç Trabzonsporlu futbolcu baskı kurabiliyorsa bu oyunculara şapka çıkarmak gerekiyor.
Trabzonsporu adeta durduran, ileriye çıkmasını engelleyen, her karşılaşmaya ayrı bir oyuncu kadrosu ile çıkan, Cardozo gibi üst düzey bir oyuncuyu vasıfsız bir kişiliğe büründüren Vahit hocanın nasıl yanlışlar içinde olduğunu hep beraber gözlemledik. Trabzonspor ilk yarıda bulduğu üç golle öne geçince oyunu biraz da kendi yarı alanında kabul etti. Gençlerbirliği kolay bir rakip gibi görünse de zaman zaman Trabzonspor savunmasını çok yordu. Kanatlardan bilhassa da Bosingwa’nın ileri çıkıp da dönemediği anlardan tehlikeli atak girişiminde bulundular. Geçikmeli de olsa bir gol atmayı başardılar.
Üç maç 10 gol. Ersun Yanal’la gerçekten güzel bir sonuç. Futbolcuları kutladığımız kadar Trabzonspor’u her üç kulvarda hedefine yönlendiren Ersun Yanal’ı da kutluyoruz. Trabzonspor her geçen gün daha da iyi olacağının sinyallerini her üç karşılaşmada da aldığı üst düzey sonuçlarla kanıtlamış oldu. Bir eksiğimiz kaldı, o da taraftarın tribünleri doldurması.