Bin bir surat akademisyenlerin ortak özellikleri dünden bugüne hiç değişmemiş.
Hep aynı çanağa kan doğramışlar..
Başlattıkları ve altına imza attıkları diğer ihanet başlıklarını sırayla verelim..
“1915 için özür”,
“Gel kardeş, tehcir kurbanları için sen de bir mum yak...”, “Elimizdeki kanı çitileyelim” yahut
“Amanııın, biz ne katil milletiz!” gibisinden kendimize küfür ve hakaret yağdıran mâlûm bildiriler..
Allah aşkına soruyorum..
Bunlara benim vergilerimden kesip maaş ödeyen devlete soruyorum..
Ya devlet başa ya kuzgun leşe..
Gerisi teferruat..
Gitsinler övdükleri ve hempa oldukları Ermenistan'da çalışsınlar..
Oradan rahat rahat bu millete sövsünler..
Karınlarını doyuran, evlerine ekmek götürdükleri bu güzelim ülkenin hiçbir şeyini beğenmiyorlarsa Erivan'da onlara kucak açılır..
Orada doyamazlar ise kaçak olarak İstanbul'a gelip çalışabilirler..
Hemcinslerini doyurduğumuz gibi biz onları da o statü ile aç bırakmayız..
Ama akademisyen kimliği artık bu ülkede geçmez..
Benim çocuğuma bu insanların ders vermesini istememe özgürlüğümü kullanıyorum..
Defolun diyorum..
Zaten bunların akademik çalışmaları falan da yok..
Yazdıklarından Murat Bardakçı üstad birkaç örnek vermiş.. İşte o tek-tük birşeyler karalamış olanların çalışmaları..
“Tek Parti düzlemindeki devlet baskısının paradigması”,
“Kadına şiddetin yönelimsel kırıntısı”,
“Göç olgusunun betimlenmesinin izleği” yahut
“Düşündeki kıvırtık sapmanın hıyarsal buluntusu” gibisinden sadece kendileri gibi deha sahiplerinin anlayacağı ağır ve derin çalışmalar(!)
Fikri böylesine madara eden, olmayan görüşlerini böylesine piyasallaştıran bu zevatlara yukarıdaki çalışmalar yakışır zaten..
İçlerinden bazıları kıvırmaya başlamış..
Kıvırtık sapma yaşamış..
Hıyarsal buluntu yaşayan da var ama zııt Erenköy..
Gel de MHP Ortahisar Meclis Üyesi Davut Çakır'ı hatırlama..
Almanya'da bir toplantıda bu şahıslar içinde yer almasa da fikirlerini bildiğimiz Doğu Ergil'e, Türk milletinin Ermeni soykırımı(!) yaptığını ima emesinden sonra Davut Çakır yaklaşır. Avrupa'da yetişmiş olmanın rahatlığıyla 1915'te Ermeni çeteler Türk kadınlarını zorla hamile bıraktıklarını, karınlarındaki çocuğu doğurmak istemeyen kadınların kendilerini nehirlere attığını hatırlatır. Eee der Ergil.. Çakır, "Vallahi sizin anneniz her halde ölümü göze alamamış ki sizi doğurmuş" diye tarihi bir yanıt verir.
Hani istek isteriz radyolardan..
Sunucu da der ki "Bu yanıt hepsine gitsin."
Gitsin..