Ne kinli bir sesti o...
Ne şuursuz bir vaveylaydı...
Nasıl bir arzuyla bağırdınız Trabzon kümeye diye...
Türkiyede adam yerine konulmanız için direnen bir takım için kümeye gönderme arzusu ile bağırdınız, öyle mi! Şikeden sabıkalı Kenan Yaralı'nın Kahe denen işçilerinin kalfası olan Hikmet Karaman'ın ruhundan mı defşirdiniz o sözleri...O Karaman ki golden sonra yaptığı o kol hareketini biz Trabzonsporlular ona zamanı geldiğinde yedireceğiz. Fener’e haksızca yenilmenize üstünkörü tepki veren o Karaman! Rakip Trabzon olunca yüzünün şekli değişiyor, felç geçirmiş bir insan gibi yamulmadık yeri kalmıyor. Onu çok yakın bir gelecekte futbol marifetiyle nasıl yamultacağımızı görecek, futbol piyasasından esamisi silinecek. Karanlık gecelerin nurlu sabahında o zifiri karanlığı yaşayacak.
Fenerbaçe'yi hiç iddiası yokken Barça, Real, Manu karması dahi yenmeyi göze alıp dertsiz başını sıkıntıya sokma basiretini gösteremeyeceğini bilmenize rağmen bir ifrazat halinde Trabzon kümeye öyle mi!
Bunun adı kimliksizlik,
Bunun adı sarhoşluk,
Bunun adı liboşluk,
Bunun adı nankörlüktür.
İnsan bir düşünür. Daha bu yılın başında açtığınız bir pankarta minnet duygularımızı göstermek için benim de içinde yer aldığım bir taraftar grubu Bursaspor'u havaalanında karşılayıp gelen grubu pankartla karşılayıp çiçek vermiştik. Hatta o müsabakada nizami bir golümüz verilmemiş, kadirbilirlik gereği acıyan canımızı feryada dönüştürmemiştik. Buna rağmen nankörlük öyle mi?
Size Trabzon'un önemli özelliklerini söyleyeyim mi?
Futbol aklı en derin, futbol hafızası en kuvvetli şehirdir.
Futbolu şaibe çukuruna düşürenlere karşı direnç kalesidir.
Sahte futbol palyoçolarının maskelerinin yedi kez yırtıldığı şehirdir.
İyiliği de kötülüğü de gerektiği zaman hepinizin unuttuğu bir mevsimde cevaba dönüştüren şehirdir.
Bursada bir çok Artvinli, Rizeli, Trabzonlu, Giresunlu, Bayburtlu, Gümüşhaneli heşehrimiz var. Bunların birçoğu da Trabzonsporlu. İnsan, şehrinizdeki bu Türklük çimentosu komşularınıza hatır sayar da o nankörce avazı ezan sesinin çok yakıştığı Bursa semalarına bir kirlilik umdesi olarak bırakmaz be!
Biz düşmeyiz bütün şer güçlere rağmen.
Trabzon'un futbol aklı bu içine bilerek çekildiğimiz anaforu yarıp geçecek kudrettedir.
Hırsıza ceza veremeyenler, niçin çaldırdın diyerek adeta ev sahibini tutsak etmek istemektedirler.
Biz bu orantısız savaştan Karadeniz'in hırçın ve inatçı yapısıyla zaferle ayrılacağız.
Bize ölüm kefenini giydirenlere hak ve hakikat adına zamanı geldiğinde gerekli cevapları her türlü ama her türlü vereceğiz.
Biz düşmeyiz, gerektiği zaman dokuz kişiyle de galip geliriz. Asıl önemli olan birilerinin gönlümüzden düşmesidir.
Son olarak diyeceğim; 'Ne ekersen onu biçersin" Trabzonluysan adamı da madamı da seçersin. Hasatı da dikeni de biçersin...