Hizmet adamı olmak kolay değildir..
Mayanda olacak!..
Hedefleri olmayan adamlar hizmet adamı olamaz..
Olsa olsa saman alevi gibi parlayıp kaybolurlar..
'Ne ekersen onu biçersin' sözü bu noktada çok önemlidir..
Bugün ülkede önemli noktalara gelen hizmet ehli adamlar, hep ektiklerini biçenlerdir.
Bürokrasiden yerel yönetimlere, siyasete kadar bu böyledir..
O nedenle bürokrat deyip geçmemek lazım..
Hakkını veriyorsan bir köprüdür, önemli noktalara ulaşmak için..
Dedik ya 'Ektiğini biçmek' diye..
Aynen öyle..
Yani karnedir..
Hakkını millet verir..
Veriyor da!..
***
Bu şehrin de görünmeyen kahramanları var..
İş dünyasından bürokrasiye, sivil toplum örgütlerinden spor dünyasına kadar bu şehre hizmet eden öyle isimler var ki onların hakkını teslim etmeyi ne yazık ki hep ihmal ederiz.
Bakın genç, çalışkan, başarılı, tuttuğunu koparan, oturduğu koltuğun hakkını vermek için gece gündüz çalışan, kurumunun hizmet çıtasını her geçen gün yükseltmek için çalmadık kapı bırakmayan, devletin beş kuruşunun hesabını soran 'Bananeci' anlayışı hiçbir zaman benimsemeyen...
“Ben devlet memuruyum. Devletin bürokratıyım. Benim işim Trabzon'da. Hizmet Ankara'dan gelirse yaparım, gelmezse ne yapayım” demeden kurumunun gelişip büyümesi ve vatandaşa daha iyi hizmet götürmek için projeler üreten, ürettiği projelerini eline alıp Ankara'da bakanlık yollarına, kapılarına düşen kaynak noktasında tuttuğunu koparan...
İdealist, siyasetse siyaset, bürokrasi ise bürokrasi, yerel yönetimler ise yerel yönetimler, kendine hedefler koymuş, gerçek Trabzon sevdalısı bir adam!..
***
O adam;
SGK Trabzon İl Müdürü Musa Bulut..
Kim ne derse desin bu şehrin bürokrasinin parlayan yıldızı..
SGK Trabzon İl Müdürlüğü koltuğuna oturduğu ilk günden bu yana müthiş bir performans ortaya koyarken, kurumun çıtasını öylesine yükseltti ki vatandaşı sosyal güvenlik olarak bilinçlendirmeden başlayıp, uzun yıllar şehir merkezine hapsolan kurumunun hizmet pergelini bugün şehrin ilçelerine kadar taşımaya da devam ediyor.
Artık ilçelerdeki vatandaşlar şehre taşınmadan hizmet alabiliyor.
Bugün şehrin birçok ilçesinde, en son örneği Araklı'da görüldü.
Muhteşem bir projeyle örnek hizmet binaları inşa etti.
Hedef her ilçede..
Yani durmuyor..
Gidiyor belediyelerle konuşuyor, yoksa Milli Emlak'a ait yerleri tespit edip istiyor..
“Benim işim vatandaşıma en iyi şekilde hizmet etmek ve o hizmeti ayağına da götürmek” diyerek Trabzon merkezinden bütün ilçelere kadar hizmet ağını inanılmaz bir şekilde örmeye çalışırken, Trabzon Sosyal Güvenlik Kurumu’nda bir hizmet eli olarak devrim yapan, bir bürokrat olarak tarihe geçiyor.
Adeta tek başına verdiği mücadele ile Ankara-Trabzon arasında mekik dokuyarak Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne eski doğum hastanesinin olduğu yerde muhteşem bir merkez yaptırıyor. Bir müteahhit gibi de her gün gidip denetlemeyi ihmal etmezken, o bölgenin hassasiyetlerinden sapma göstermeksizin yapımı süren arazideki ağaçların yok edilmemesine kadar titiz çalışıyor.
Yani durmuyor, çalışıyor, üretiyor..
Az zamanda büyük işlerin altına imza attı.
İşte Trabzon'un sadece böylesine bürokratlara değil siyasetçilere, yöneticilere çok ama çok ihtiyacı var diyoruz..
Oturduğu koltuk ile yetinmeyen, oturduğu koltuğun hakkını vermeye çalışan, proje üreten, ürettiği projeyi hayata geçirmeyi kafasına koyan, Ankaralara kadar taşınıp bakanlık kapılarında ürettiği projelerin altına imza attırmak için yoğun çaba harcayan ve bununla mutlu olan insanların, yarın bu şehrin siyaseten hizmet ehli olması hakkıdır ve helaldir..
Çünkü ektiklerini biçeceklerdir..
Bu şehirde yöneticilerin, bürokratların eksiklerini dile getirirken, onlara eleştiriler yaparken bu şehirde hizmet ehli, örnek gösterilecek, hakkı teslim edilecek olanlara da, Sezar’ın hakkının Sezar’a sözünden yola çıkarak gereken takdiri de sunmak gerekir.