Kuzu postuna bürünmüş kurt...
Wolf in sheep's clothing
Nezaket kisvesi altına saklanmış kötü niyetli biri...
Deyimin asıl kaynağı İncil’dir.
“Sahte peygamberlerden sakının, aslında onlar kudurmuştur.” anlamında kullanılır.
Ünlü Amerikalı roman yazarı Mignon G.Eberhart...
1942 yılında “Wolf in Man's Clothing” adlı bir roman yazar.
Yani konuyu “insan kılığına bürünmüş kurt” şeklinde ele alır.
Evet...
Deyim, uyanık insanlar için kullanılır.
Saf görünen ama uyanık insanlar...
Son yıllarda Devlet de kuzu postu giyiyor.
Nasıl mı?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bakın!
Samimiyetle söyleyin!
Ne anlıyorsunuz bu deyimden?
Çevrenin korunmasını mı?
Yoksa çevreye şehir, bina yapılmasını mı?
Mertçe söyleyin öncelikle hangisi geliyor aklınıza?
Benim aklıma bina yapılması geliyor.
Oteller...
Moteller...
Toplu konut ...
Forum...
Başka?
Koruma alanlarının tahribi geliyor aklıma...
Milli parklar,
Tabiat anıtları,
Mesire yerleri,
Muhafaza karakteri taşıyan ormanlar...
O da ne?
Ne olacak, bir şehrin içme suyunun sağlandığı alanlar...
Yerleşim yerlerini erozyondan koruyan alanlar...
Tarım alanlarını selden, çığdan koruyan alanlar...
Bu amaçlarla korunan  alanlar...
Buralar da Çevre’nin eline geçiyor?
Nasıl mı?
Yasal statüsü değiştirilerek...
Farklı, ama yapılaşmaya uygun bir koruma statüsüne geçirerek.
Buralar yapılaşmaya açılacak...
Çok uyanıkça...
Kuzu postu giyerek...
Peki, Çevre kim?
Kim mi? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı canım...
Ne var bunda?
Çevrenin eline geçince ne oluyor?
Anlamadınız mı?
Çevre işin kılıfı...
Yani çevre kuzu...