Yıllardır CHP'yi izlerim. Uzun yıllar iktidara gelememenin yarattığı travma ile siyasi düzlemde bir ucdan diğer bir uca savrulduğuna tanıklık ettim hep. Ecevit'le halkla buluşan CHP, 12 Eylül Darbesi'yle kapatılınca yerine kurulan SHP ile yeniden halktan koptu. Hep marjinal meselelerde patinaj yapıp Atatürk'ün partisi olduğu gerçeğini sürekli görmezden geldi. Siyasi Kürtçülükle bir ara kan bağı kurdu. Hatta Hatip Diclelerle Leyla Zanaları Meclis'e taşıdı.
Ne zaman ki Deniz Baykal  dümeni ele aldı, parti tekrar Ecevit kadar başarılı olmasa da halkçı politikalara geri döndü. Yörük Türkü Baykal, bölücü zihniyetin CHP'yi esir almasına izin vermedi.
Atatürkçü görüşten de ödün vermedi..
Baykal'ın başarılı bir hatip olmasına rağmen partiden uzaklaştırılmasına kasetlerin tesiri kadar hakkında uydurulmuş yalanların etkisi çok büyüktü. "Baykal'la iktidara gelmek imkansız, partiyi Türk etnisitesine mahküm etti" gibi ipe sapa gelmez yalanlarla Baykal, parti içi muhalefetin en ağır iftiralarını göğüslemek zorunda kaldı.
Kaset sıkandalıyla Atatürk'ün partisi önce Gandi Kemal'e, sonra Halkçı Kemal'e, en son da Dersimli Kemal'e teslim edildi.
Dersim’i 1935'te  Atatürk Tunceli yaptı. Buna rağmen Dersimli Kemal ismiyle temayüz etmeyi bir çekince saymadı Kılıçdaroğlu.
Partinin içinde ulusal damarı kabarık birkaç adam kaldı. Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen bunlardan biri. Katakulli ile PM'de kazanılmış hakkını kadın kontenjanı safsatasıyla kendisine vermediler. Pekşen Atatürkçü olduğu için onun karar mekanizmalarında bulunması Dersimci zihniyetin işine gelmedi herhalde.
Türkiye'de iktidar olmanın koşulu her partinin kendi ilkelerine sıkı sıkıya bağlanarak politika yapmasına bağlı. Örneğin CHP, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin hiçbir şeyini tartıştırmayacak, iklime ve konjektüre göre değil, kendi varlık nedenlerine bağlı bir politika izlemesi ile bir şay yaparsa yapacak. Liberal ekonomomi yerine karma ekonomi modelini ödünsüz savunarak yol alırsa alacak.
Sonra 1100 akademisyenin savunulacak hangi yönü var ki bunlara parti kol kanat gerebiliyor. Asla CHP'ye oy vermeyen bu kitlenin birçoğu sıkı bir Atatürk düşmanı aynı zamanda.
Acaba ileriki seçimlerde HDP ile seçim ittifakı için bir mutabakata varıldı da bizim mi haberimiz yok.
CHP bence fikirde ve eylemde savrulmaya devam ediyor. Milli insanlarını sürekli etkisizleştiriyor.
Bu yolla nereye varılır derseniz; ben bir yol değil önlerinde bir duvar görüyorum..