Emine Ülker Tarhan partiden ayrılık gerekçelerini sıralarken CHP'nin ana ilkelerinden koptuğundan bahsetti. Özellikle partinin Atatürk'ün çizdiği yolun uzağına savrulunduğunu savundu. Gerçekten CHP ana ilkelerinden koptu mu? Güneydoğu politikası Erdal İnönü dönemindeki gibi ademimerkeziyetçilik çizgisine mi yeniden evrildi? Dini inançları siyasetin dışında tutmak gerçekliğinde bir gedik mi var? Bu ve bunun gibi sorular güncelliğini koruyor. Biz de ahizemizi sokağa tutarak bu sorulara yanıt aradık.
Açıkçası Kemalizm'den kopma yaşandığı konusunda sokağın endişesi var. Evet Karadeniz, Batı Kemalizmle barışık ama Doğu milletvekilerinin kafaları karıştıran açıklamaları bazı sapmalara işaret etmektedir. Sinelerin bir çarpmadığı açıkça dile getirilen bir serzeniş olarak her yerde duyuluyor.
Güneydoğu politikası da anlaşılır, çizgileri net değil. Volkan Canalioğlu ile Mustafa Sezgin Tanrıkulu aynı meseleye aynı çözüm yolları öneremiyor. Gerçi bu ikilem AKP'de de var.. Ama CHP'ye kurucu parti olduğu için kurduğunu yıkma yakışmıyor yorumu yapılıyor toplum tarafından.
Bir ayrışma noktası da dinin siyasetin içinde özne haline gelmesi meselesi. İhtiyaçtan fazla açılan imam-hatipler, başörtüsünün kamusal alanda yerini alması hatta başörtülülerin mahalle baskısı yaratarak örtüsüzleri zorunlu örtünmeye doğru iteklediklerine dönük endişeler yadsınamaz itirazlar olarak sokaktan Ankara'ya doğru duman gönderiyor.
Anlayacağınız CHP'nin yeni diyerek başkalaştığına dönük bir endişe var. Yeni CHP'de Kemal yerinde, Tanrıkulu'nun adındaki Mustafa da yerinde ama Atatürk el sallıyor galiba..
Zaten bu kanaat geçer akçe olmasaydı Emine Ülker ve arkadaşları Ege kıyılarında köklerine bağlı bir CHP aramazlardı..
Erdal İnönü'nün CHP'deki tasarrufları DSP'yi kurdurmuştu. Şimdi de Kılıçdaroğlu'nun tasarrufları başka bir partiyi gündeme taşıdı.
Kemalizm'deki izm düştü Kemal ise hala CHP'de diyen birçok arkadaşa tesadüf ettim.
Bunun açık anlamı CHP'nin Atatürk'ten uzaklaştığı endişesidir. Bu endişe haklıdır değildir ben bir değerlendirme yapmayacağım ama CHP'ye yürekten bağlı insanların kimisi böyle düşünüyor.
Dersim'de hala bölücülük ruhuyla, isyan ruhuyla, devlete, askere düşman gözüyle bakıyor olunmasını da anlıyorum diyenlere CHP tabanı adeta ifrit olmuş durumda.
Bu konulara ses çıkarmamak, yarım ağızla evet Atatürk haksızdıya getiren bir suskunluğu da CHP'de kayma, sapma olarak algılayanlar az değil.
Tefrika iyi bir şey değil ama farklı görünme adına omurgayı aşırı bükmek de fıtık yapar..