Dünyanın geldiği nokta itibariyle bugün çok şeyi gözden geçirmek durumundayız. Tarih tekerrür etsin istemiyorsak buna mecburuz. Her şeyin daha iyi algılanması gerekiyor çünkü.
Bakınız henüz I. Dünya Savaşı devam ederken devrin ABD başkanı çıkıyor savaş sonrası manzara için bir öngörü niteliğinde 14 maddelik bir prensip açıklıyor. Buna daha sonra Wilson İlkeleri ya da Wilson Prensipleri deniliyor.
On Dört Madde ya da On Dört Nokta olarak da bilinir bu pransipler. ABD Başkanı Woodrow Wilson'ın 8 Ocak 1918 günü ABD Kongresi'nde yaptığı konuşmada bahsettiği ilkelerdir bunlar. ABD'nin I. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulmasını istediği dünya düzenine ilişkin görüşlerini ifade eder.
Bugün de yeni bir dünya kuruluyor. Ortadoğu yeniden şekillendirilmek isteniyor. Şimdi Wilson yerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye savaşı sonrası olması gerekenleri tek tek maddeleştirip Erdoğan Umdeleri olarak açıklamalı ve tarihe not düşmelidir. Dünyanın bütün gözde medya unsurları davet edilip "Ortadoğu, Suriye ve Gelecek" temalı 23 maddeli bu umdeler herkese demokrasi dersi veren kapsayıcılıkta olup; huzur, barış ve kardeşlik haykırışı ile duyurulmalıdır.
Kaile alınır mı derseniz, keyifleri bilir..
Wilson İlkeleri'ne Lenin zamanında Barış Kararnamesi ile bir cevap vermiş, tesirli olmasa da tarihe not düşmüştü.
Wilson İlkeleri'nin 12. maddesi Osmanlılarla ilgilidir. Dikkatinizi Türk sözcüğü çeksin lütfen. Çünkü henüz Türkiye Cumhuriyeti yokken Türk temelli bir devletin varlığı bunların zaten hafızalarında yer alıyor. Bu prensiplerin hiçbir yerinde bizdeki etnisitelerden hiçbiri isim olarak dahi yer almıyor.
Şimdi bizle iligili o maddeyi hatırlayalım:
Bugünkü Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Türk kesimlerine güvenli bir egemenlik tanınmalı, Türk yönetimindeki öbür uluslara da her türlü kuşkudan uzak yaşam güvenliğiyle özerk gelişmeleri için tam bir özgürlük sağlanmalıdır. Ayrıca Çanakkale Boğazı uluslararası güvencelerle gemilerin özgürce geçişine ve uluslararası ticarete sürekli açık tutulmalıdır.
Bu maddeyle bize bağlı Arap unsurları, Bulgar, Yunan, Romen gibi tebalarımızı, devletleşsin diye telkin var ama Türk'ün de çoğunlukta olduğu coğrafyalarda hakimiyeti kabul edilmelidir önerisi mevcut. Bir de ticaret zeval görmesin diye Boğazlar vurgusu söz konusu.
Evet Cumhurbaşkanımızın 23 maddelik "Ortadoğu, Suriye ve Gelecek" ilkeleriyle tarihe not düşmesi gerekir. Yirmi üçün hikmeti 1923'e girmeden o tarihi dönüm noktasına da dikkatleri çekmektir.
Büyük oynamak başkalarına bakmadan kendini ortaya koymaktan geçer.