Türkiye gezi olayları ile öylesine bir süreç yaşadı ki o sürecin AK Parti’nin kendi iç döngüsünde yarattığı dalgalanma karşısında, dimdik ayakta kalan ve partisini adeta tek başına ayakta tutmasını başaran isim, hiç tartışmasız Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmuştur!.

Çünkü o gezi eylemlerinin tsunamiye dönüşme eğilimi gösterdiği süreçte, Başbakan Erdoğan’ın da yurt dışında bulunduğu ortamda, AK Parti’de herkesin bir köşeye çekilmeye başladığı, büyük bir panik yaşadığı, hatta paniğe kapılarak ‘Bu böyle gitmez’ diyenlerin dahi kapalı kapılar ardında sesini çıkarmaya başladığı gerçeği karşısında ayakta kalan tek isim O olmuştu..

Türkiye’ye dönüşünde gece yarısı, yaptığı o görkemli miting hamlesi, AK Parti’nin dimdik ayakta kalmasının kırılma noktası olmuştur.

O nedenle tek başına Recep Tayyip Erdoğan'dır!

Çünkü gerek parti, gerek teşkilat, gerek bazı bakanlar, gerekse de  milletvekili bazında Gezi olaylarının paniğine kapılarak sağa sola çekilen, ses çıkarmayan, hatta perde arkasında sadakatsizlik yoluna girmeye çalışanların, o gece yarısı mitinginden sonra Recep Tayyip Erdoğan gerçeğini bir kez daha görüp U dönüşü yaptıkları aşikardır!

Çünkü bir kez daha halkın kendisine büyük güven duyduğunu ve partiyi tek başına ayakta tutan iradenin  apaçık bir şekilde kendisi olduğunu görmüşlerdir..

O nedenle Recep Tayyip Erdoğan demek AK Parti demektir.. Recep Tayyip Erdoğan demek, AK Parti iktidarı demektir..

Bugün iktidara sahip olma gücü ile yerelden genele kadar bütün koltuklarda böylesine güçlü oturanların, hatta buna Çankaya'da dahil,  sahip oldukları o gücün tek kaynağının Başbakan Erdoğan gerçeği olduğu da apaçık ortadadır..

Türkiye'de iktidarı ve muhalefeti ile Gezi Parkı olaylarının ortaya koyduğu en önemli gerçek bu olmuştur.
Başbakan için o sürecin, parti içinde de bir sadakat sınavı olduğu kesin!..

Gezi olayları Türkiye’de sürerken, Tunus’ta bulunan Başbakan’ın dönüşündeki o güçlü miting hamlesi, hem kendisi, hem de partisi adına, güçlü bir irade ile ayakta kalmanın bir kırılma anı olmuştur!.

Çünkü 'Benim arkamda millet var. İşte sandık orası' demiştir.

Şu bir gerçek ki AK Parti’de kendi iç dinamik yapısında, özellikle parti tüzüğüne göre üç dönemden sonra milletvekili olamayacak olan isimlerin sessiz bir rahatsızlığı vardır. Ve çok derinden Başbakan’a yönelik ‘Bu tüzük değişsin’ hamlelerinin olduğu söylenmektedir. Ama Başbakan’ın milletten aldığı o güçlü irade ile ‘Bu tüzük değişmeyecek, biz millete verdiğimiz sözü tutmakla mükellefiz’ sözleri tek başına Recep Tayyip Erdoğan gerçeğinin de ta kendisidir.
Recep Tayyip Erdoğan'ın milletten aldığı bu güçlü irade görülmezse, AK Parti içinde üç dönem için kırılma olmaması mümkün değildir.

Başka bir partide olsa çoktan neler olmuştu neler! O nedenle fark Recep Tayyip Erdoğan farkı!

Çünkü Gezi Parkı olayları sürecinde ortaya konan parti içi performans, şunu gösterdi ki AK Parti’de herkes yıkılabilir ama Recep Tayyip Erdoğan asla! Recep Tayyip Erdoğanlı ve Erdoğansız AK Parti anketleri bunu zaten belgeliyor.

Bir dönemler Özalsız bir ANAP'ın giderek bitmesi gibi Erdoğansız bir AK Parti'nin böyle güçlü bir iradeye asla sahip olamayacağı gerçeği ortadadır aslında! 

Gezi olaylarında hatırlayın herkesin sağa sola kaçıştığı, sessizliğe büründüğü, hatta işi özür noktasına getirdiği, bir Genel Başkan Yardımcısının, ‘Başbakan’ı havaalanına karşılamaya gelmeyin’ sözlerine rağmen gece yarısı yüz binlerce insanı tek başına oraya  toplayarak, sözlerinden geri adım atmadan, kısasa kısas dercesine,  güçlü bir miting hamlesi partisinin bütün dinamiklerini korku tünelinden çıkartmıştır !

Önemli bir liderlik özelliği olmasının yanında, sadakatsizlik yoluna girme eğilimi gösterenlere karşı ‘Bakın halk burada.. Ama siz bensiz  yoksunuz’ mesajı da olmuştur.

Ve o gece, o tarihi otobüsün üzerinde Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın Başbakan Erdoğan’ın karanlıkta kağıdı okurken aydınlatmak için saatlerce tuttuğu ‘fener’in anlamı da orada saklıdır..

Başbakan açısından son süreç, partisini test etme açısından da hiç kuşkusuz iyi bir sınav oldu!

Ve dış güçler.
Dış basında yer alan bazı analizlerde de görüldü ki ‘Biz Recep Tayyip Erdoğan’ı kullanıyoruz’ diyenlerin, ‘Bu adam bizi kullanıyor’ türünden kendi iç döngülerini sorgulamaları da çok anlamlı olmuştur..!

Açıkçası Gezi Parkı olayları sonucu itibarı ile Başbakan Erdoğan için de, kendini de millet önünde test etme açısından önemli bir sınav olmuş, uyuyan, iktidar olma rahatlığı yaşayan, bütün yükü kendi üzerine yıkan partisindeki A' dan Z' ye herkes için de uyanmaları açısından ders olmuştur!

O dersin adı da tek başına Recep Tayyip Erdoğan'dır!
Böylesine içinde her türlü görüşün olduğu bir parti yapısını 10 yılı aşkın hiç bir kırılma olmadan yönetmek, yönlendirmek, gücü hakim kılmak, her baba yiğidin harcı değil.

O babayiğide o harcı verenin de millet iradesi olduğu gerçeğini Gezi Parkı sonrası mitingler göstermiştir. İnanılmaz bir teşkilatçı, her yerden ses alabilen, doğru bildiğini yapmaktan ve söylemekten asla çekinmeyen  ve doğru bildiğinden şartlar ne olursa olsun geri adım atmayan, eğilmek nedir bilmeyen, kendi içinde kırılganlık yaşamayan, devletin bütün kurumlarını kontrol altında tutmasını bilen Recep Tayyip Erdoğan, en kritik, en dalgalanmalı dönemlerde gemisini karaya çıkaran bir kaptan olarak yoluna devam etmektedir..

Bütün yapılan anketlerde partisinin oylarının yine yüzde 50 seviyesinde olmasının kerameti milletin partisine değil, kendisine verdiği büyük destekten başkası değildir!

O nedenle siyaset sahnesinde kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin tek başına bir Recep Tayyip Erdoğan gerçeği vardır..

Her şeyi başaran, tek hayali başkanlık olan Başbakan’ın bu yoldaki en büyük sınavı yerel seçimlerde alacağı oy yüzdesidir..


O istediği oy yüzdesini yakalaması halinde, yerel seçimlerin hemen ardından Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile genel seçimlerin bir arada  yapılması ve başkanlık yolunun kendisine açılması anlamını taşıyabileceğini görür gibiyim.

O'na 'Diktatör' gibi yakıştırma yapanların asıl yakıştırma yapmaları  gerektiği bir söylem varsa, o söylemin adı 'Tek başına Recep Tayyip Erdoğan' olmalıdır. Çünkü partili partisiz halk sokakta bu gerçeği söylüyor..

Halktan koparsanız 'diktatör' dersiniz.. Tek adamsa tek adam!

Uzun lafın kısası Recep Tayyip Erdoğan demek, AK Parti demek!
Bu gerçeği söylemenin AK Partilisi, MHP'lisi, CHP'lisi veya bir başka partilisi yok..

Yaşam ve başbakanlık koltuğundaki felsefesi ve başarısı belki de şu sözlerde saklı: “Ağaca yaslanma yıkılır, kişiye yaslanma fanidir, Allah’a yaslan ki ayakta kalasın!”