Merhaba sevgili sonnokta okurları..

Zaman zaman bu köşede sizlerle birlikte olacağım.                 

 Trabzon dediğimiz zaman akla ilk gelen futbol olduğu için Trabzonspor’dan bahsetmek gerekiyor. Trabzonspor Elazığspor mağlubiyetinden sonra Şenol Güneş Hoca’nın istifasıyla Trabzonspor yönetim kurulunun tam isteyipde uygulamadığı bir fırsatı kazanmış oldu ve yapamadığı işlerin aksine hemen teknik direktör bulma becerisini göstermiştir.                                   

Bu kararla yönetim, teknik heyet nasıl bir zamanı bugüne kadar başarısız bir şekilde yönettiklerinin örneği olmuş ve sebebi anlaşılmıştır.!

Şenol Güneş’in nasıl gittiğinden ve Tolunay Hoca’nın nasıl geldiğinden önemli Trabzonspor’un  kendi içindeki kişisel ihtiraslar nedeniyle büyük bir zaman ve para kaybına uğradığı gerçeği ortaya çıkmıştır. Çünkü günü kurtarmak için alınan rantabl olmayan kararlar başarısızlığı getirmiş ve bugünkü  durum  ortaya çıkmıştır.

Ne güzel transferler yapılmış ne de yapılan transferler verimli olmuştur.!

Giden paraların  hesabını  isterseniz yapmayalım!..  

Moralimiz daha da bozulur!..

Çünkü kimsenin birbirine karışmadığı veya karışamadığı ortamda zaten  sağlıklı işler aramak mümkün değildi . Sadece gün kurtarmakla,sözde samimiyet rüzgarları estirilmiştir.                         

Nitekim Şenol Hoca, yönetimin bu sıkıntısının önünü istifa ederek açmış,soyunma odasından daha çıkmadan istifası kabul görmüş yerinede 5 dakika içinde teknik adam atanmıştır.. Tolunay Kafkas hoca ise elinde adeta sihirli değnek varmış gibi  ilk maçında futbolculardan çok  büyük verim almış’İşte Trabzonspor bu’ dedirtirken ,ikinci maçında   hayal kırıklığı yaşamıştır.

Gaziantep spor maçında koşamayan futbolcular acaba Tolunay Kafkas’ın gelmesiyle mi, yoksa Şenol Güneş gitti diye mi koşmuştular sorusu sorulurken  Sivasda yaşanan tablo  yeniden başa dönüşün işareti olmuştur..!

Tabi ki yaşananlar yaşanmış olanlar olmuştur.

Fakat olması gereken olmamış  kol kırılmış yen içinde kalmamıştır.

Hiç tartışmasız geleceğe bakmak gerekiyor. Çünkü futbolda dün yok yarın var.

Önemli olandünden ders almak ve geleceğe bakabilmektir.

Bugün   Avni Aker’ de  Trabzonspor için hem sahada,hem masada açıkçası her platformda  son derece önemli bir Fenerbahçe maçı var.Bu maçın kazanılması veya kaybedilmesi demek Trabzonspor’un geleceği açısından son derece önemli olacaktır..Kazanıldığı zaman gelecek günlere çok daha emin bakabileceğiz,prestij açısından    son yılların  en prestijli maçını kazanacağımız, ama kaybettiğimiz zaman ise hem yönetimsel açıdan hem da lif fikstürüne baktığımız  çok zor bir süreç başlayacaktır.

O nedenle bu maçın sadece sportif olarak değil şehrin bütün katmanlarının moral motivasyonu için çok ama çok önemli.

Böyle maçlarda strese giren kaybeder.Taraftara da,futbolculara da,teknik heyete çok önemli görevler düşüyor.Bu tür maçlarda  sakin ve sabırlı olmak,olabilecek tahriklere kapılmamak zafere giden yolu açar!..

Aksi halde son yıllarda yaşadığımız tablo olur!..

KANSER HAFTASI VE CAN TANRIYAR’IN KÖPEĞİ !

Bu hafta  hayatımız için son derece önemli olan kanser haftası. Her açıdan en azından bu hafta  kanserin nedenlerini,tedavisini,erken teşhisin ne olduğu çok iyi öğrenmemiz ve algılamamız gerekir.Çünkü  yaşamın kuralı bu.. Kanser hastalığının nasıl olduğunun ve ondan nasıl korunulacağını öğrenmek için  yazılı ve görsel medyadan   halkı bilinçlendirme ve bilgilendirme  açısından  haberler bekledik.

Ama televizyonlarda üç dakikada,gazetelerde ise iki sütunda   geldi geçti!..

Ne yazık ki bu ülkemizin acı gerçeği.

İşte RTÜK  toplumun bilinçlendirilmesi gereken  olaylarda mutlaka devreye girmeli,özellikle görsel medyaya  gerekli uyarıları yapmalı,hatta yaptırım uygulamalı.                                                    

Sevgili okurlar etrafımız,sağımız,solumuz  kanser hastalığına yakalanma riskini taşıyan unsurlarla dolu .  Kahvelerde, kapalı alanlarda oturmak, spor yapmamak, yediğine dikkat etmemek,temizliği umursamamak,  gibi  olayları topluma anlatacaklarına Can Tanrıyar diye bir arkadaşın sevgilisi ve köpeğinin saatlerce değil, günlerce televizyona çıkarma yarışına girenler  hangi akla hizmet ettiklerini düşünmezler mi?

Ne yazık ki  nereden bakarsak bakalım ülkemizde toplumsal duyarlılık ortadan kalktı.

Demokrasi  ve özgürlük demenin artık isteyenin istediğini yapması demek olduğu  bir süreci yaşamanın vicdan azabını yaşıyorum desem hiçte abartmam..

 

TRABZON FENERBAHÇE

NEDEN KAPANMIŞTI..

Biliyorsunuz Trabzon  amatör futbolunda uzun yıllar hizmet veren Fenerbahçe Kulübü  vardı.Bende o kulüp ile çok özdeşleşmiş bir kişiyim. Antrenörlüğünü, başkanlığını, futbolculuğunu hatta malzemeciliğini bile yapmışımdır. Futbol yaşantımla birlikte 25 senemi verdiğim ve bunu  hakkıyla yaptığım muhakkaktır. Fenerbahçe kulübü niye kapandığı her zaman bana sorulmuştur. Bende bunun ekonomik sebepler olduğunu söylemişimdir. Çünkü Ayasofya Mahallesi büyük bir mahalle olmasına karşın mütevazi insanların kısıtlı imkanlarla yaşadığı bir mahallededir. Bu mahallede bir dernek olursa yaşatabilirdi ve kaldırabilirdi. Bu olmadı onunu için kapanmıştır. Bunun bilinmesini istedim.

,,,,,,,,

KÜÇÜK ESNAFIN ALIN TERİ AVM’ LERİN BOĞAZINDA!..  

Ekonomik verilerden bahsedeceğiz tabi ki çünkü benim asıl mesleğim iş hayatım bankacılık. Buna değinmeden  geçemem.  Tek parti iktidarında bazı veriler ve rakamlar istikrarlı gitse de herkesin malumu cari açık konusu ve insanlar arasındaki ayırımlar, kırgınlıklar ve zamlar piyasalarda kırılmalar yaratmaktadır.

Piyasalarda perakende türünde küçük esnafla yapılan ticaret ve küçük esnafın alın teri büyük AVM’ler de ellerinden alındığı görülmektedir. Esnaf artık öz sermayeden yemektedir. Esnafın yaptığı perakende türünde alışverişin teşvik edilmesi ve hareketlendirilmesi için çözüm üretilmelidir.

 Küçük esnafın yok olması demek özellikle küçük ölçekli şehirlerde kriz demektir.AVM’ lere akan paraların o AVM’lerin bulunduğu şehirlerin ekonomisine hiçbir girdi sağlamadığı gibi  aksine o şehirlerin elindeki paranın dışarıya akması demek olduğu ortada.

Nerede Trabzon’da  Uzun sokak ve Gazipaşa esnafı?

Trabzon ekonomisinin nereye gittiğini görmek için halkın parasının nereye aktığına,bankalara olan borçlanmaya,icra dairelerindeki dosyalara bakarak görürsünüz.                                               

Araştırmaya değmez mi?

- - - -