Ligde ve Avrupa’da iddialı bir takım oluşturabilmek için tarihinin en hareketli transfer dönemini geçiren ve 20’nin üzerinde  futbolcuya  imkanlarını aşarak önemli ölçüde de borçlanan Trabzonspor, öyle benziyor ki  evdeki hesabı çarşıya uyduracak.
Çünkü  bir yerde riske girilerek gerçekleştirilen bu eylemin sonuç vermesi  bu takımın sahadaki başarısına bağlıydı.
İşler iyi gittiğinde ödemeler ve borçlar fazla sorun olmaz da..
Beklenen başarılar gelmezse   çok ağır bir fatura ile baş başa kalınması kaçınılmaz olur..
Bu yüzden başlangıçta bu tür iyi sonuçlar çok çok önemli..

***
Trabzonspor’un  çoğunluğun beğenisini kazanan Fenerbahçe maçından sonra ,  UEFA Avrupa Kupası Grup maçlarna   kuralar çekildiğinde herkesin  grup lideri olur gözüyle baktığı  Metalist galibiyetiyle başlaması bu açıdan  iyiden öte, harika, mükemmel, şahane  bir sonuçtur.
Ve de  takım nasıl oynamış ve kim ne yapmıştan öte,  bu galibiyetin karşılığı 3 değil 10 puandır.

***
Maça gelince ..
Bordo-Mavililer ilk yarıda  rahat, güvenli ve etkiliydi.
Ancak Metalist ikinci yarıya daha iyi başladı ve 61. dakikada attığı golden sonra da oyundaki  üstünlüğü ele geçirdi.
Bu durum son 10-15 dakikaya kadar sürdü. Çünkü orta saha bir türlü organize olamadı, topa basıp oyunu rahatlatamadı ve gole dönük girişimlerde bulunamadı.
Mücadele yönü iyiydi ama,  teknik becerisine güvenilen ve çok şeyler beklenen Waris, Constant, Medjani  bu yönde ağırlıklarını koyamadılar.
Ta ki son on dakikaya kadar.
Bu dakikalarda Bordo-Mavililer rakiplerinin yorulmasından da yararlanarak yeniden dengeyi kurdu ve “Deplasmanda bir puan da iyidir” dediğimiz anda, Yunanlı oyuncu Papadopoulos ile  sevincimiz de, umudumuzu da tavana vurdu.

***
Ne diyelim..
Hepsini kutluyoruz..