Bravo Rifat Hisarcıklıoğlu’na..
Bu ülkenin uzun yıllardır çizgisinde hiç sapma olmayan en aklıselim isimlerinden, en akil adamlarından biri.
Türk iş dünyasının bir numaralı sivil toplum örgütü olan TOBB başkanlığı görevinde neden böylesine başarılı olduğu, neden böylesine başarılı bir çizgi yakaladığı, neden bu ülkede mutlaka siyasete girmesi gerektiği konusunda adından övgü ile bahsedildiğini belgeleyen bir hamle yaptı.
Türkiye’nin geçtiği bu kritik süreçte asıl kaybedenin millet olduğu vurgusunu ortaya koyarak ve bu yönde gerekli açıklamaları yapmanın, bu ülkede tabandan tavana bütün sivil toplum örgütlerinin görevi olduğunu hatırlattı..
Türkiye AB, KİK toplantısı üyesi iş adamı ve işçi örgütlerine, 17 Aralık gündemli bir deklarasyon yayınlama önerisinin TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'ndan geldiği öğrenildi.
Hisarcıklıoğlu, geçen hafta TESK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, Memur-Sen ve Kamu-Sen başkanlarını tek tek aradı. DİSK Başkanı Kani Beko, Hisarcıklıoğlu'nun kendisine "Türkiye'de 17 Aralık'tan beri gerçekleşen olaylar nedeniyle ülkenin geldiği nokta çok sıkıntılı, işveren ve işçiler olarak bundan zarar görebiliriz" dediğini anlattı.
Bir sivil toplum örgütü lideri nasıl olunuru ortaya koydu Sayın Hisarcıklıoğlu !
Toplumun farklı kesimlerini temsil eden, ülkenin en önemli konfederasyon ve sendikalarını 'ÇÜNKÜ TÜRKİYE HEPİMİZİN' diyerek bir deklarasyon etrafında topladı..
Son derece önemli vurgularla aklıselim nasıl olunur denilen bir deklarasyon ortaya koydu.
Çünkü 'Ülke kaybediyor, millet kaybediyor' dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, HAK- İŞ Sendikaları Konfederasyonu, MEMUR Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu temsilcileri kamuoyuna ortak bir çağrı metni ortaya koydu.
"Çünkü Türkiye hepimizin..." başlığı ile hazırlanan bildiride ana mesaj, "Hem yolsuzluk iddiaları, hem paralel devlet iddiaları, toplumsal barışı ve istikrarı tehdit ediyor" olarak ortaya çıktı.
Gelin bu önemli deklarasyonu okuyalım..
İŞTE O BİLDİRİ:
Türkiye için üreten, çalışan bizler, içinden geçmekte olduğumuz süreci değerlendirmek için bir araya geldik. “Adalet Mülkün Temelidir” ilkesinden hareketle hepimizin bir vicdan sorgulamasına ihtiyacı var. Çünkü;
*Birdenbire etrafı saran yolsuzluk iddiaları ve paralel devlet iddiaları, toplumsal barışı ve istikrarı tehdit etmektedir.
*Küresel ekonomide yeni dengelerin oluştuğu bu dönemde iç siyasi çalkantılara saplanıp kalmamız, dünya yeniden kurulurken hızımızı kesme riski doğurmaktadır.
*Birlik ve beraberlik yerine ayrışmaları ve kamplaşmaları derinleştiren, kurumlara ve kurallara duyulan güveni ve ülke istikrarını tehdit eden gelişmeler asıl meseleler odaklanmamızı imkânsız hale getirmektedir.
*İçinde bulunduğumuz olumsuz süreçten bir an evvel çıkabilmemiz için bizler,
"HEM YOLSUZLUK, HEM PARALEL DEVLET..."
*Bütün yolsuzluk iddiaları ile paralel devlet iddialarının üzerinde kararlılıkla gidilmesini istiyoruz.
*Demokrasinin temel ilkelerinden kuvvetler ayrılığını kuvvetler çatışmasına dönüştürecek çatışmalardan ve arayışlardan kaçınılmasını istiyoruz.
*Türkiye’nin güçlenmesinden huzursuz olanlara fırsat verilmemesini istiyoruz.
*Küresel krize rağmen sürdürdüğümüz ekonomik başarımızın sekteye uğramasına izin verilmemesini istiyoruz.
*Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinin zayıflatılmamasının, aksine sürecin hızlandırılmasını istiyoruz.
*Türkiye için üretenlerin, istihdam sağlayan kurum, kuruluş ve şirketlerimizin kamplaşmalara kurban edilmemesini istiyoruz.
"KUVVETLER AYRILIĞI ANCAK YENİ ANAYASA İLE MÜMKÜN..."
*Bir kez daha hatırlatmak isteriz ki, yeni bir toplumsal mutabakat zeminine her zamankinden fazla ihtiyaç duyuyoruz.
*Türkiye bugün hala yeni anayasasını beklemektedir.
*Evrensel hukuk ilkelerine uygun, AB normlarının hayata geçirilmesini kolaylaştıracak, demokratik bir anayasanın gerekliliği toplumun tüm kesimlerince kabul edilmektedir.
*Yasama, yürütme ve yargı erklerinin tekrar bir çatışma yaşamaması ancak yeni bir Anayasa ile sağlanabilir.
*Bu çerçevede, Meclisimize, siyasi partilerimize, bütün kurumlarımıza ve sivil topluma büyük bir görev düşmektedir. Bu görev, Cumhuriyetimizi güçlendirmek ve demokratik, laik, sosyal hukuk devletini kurumsallaştırmak, gelecek nesillere örnek bir Türkiye bırakmaktır.
"ÇÖZÜM YERİ TBMM"
*Unutulmamalıdır ki, yapmak zor yıkmak kolaydır. Bu ülkeyi yıpratacak, ortak kazanımlarımızı heba edecek tutumlar, hepimize kaybettirir.
*Ülkemiz güçlü devlet geleneğiyle bu zorlukları da aşacak kuvvete sahiptir.
*Açıktır ki, sorunların çözüm yeri her zaman için Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.
*Hepimiz bu ülke için çalışıyoruz, bu ülke için üretiyoruz.
*Gün ayrışma değil bütünleşme günüdür.
*Gün, günlük çekişmelerden sıyrılıp, ortak geleceğimiz için birlikte hareket etme günüdür.
*ÇÜNKÜ TÜRKİYE HEPİMİZİN.
Önemli mesajlar..
Aklıselim davranmak böyle olsa gerek..
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu bu ülkede sivil toplum örgütlerinin ateşin üzerine benzin ile gitmemesi gerektiğinin, bu ülkenin sivil toplum örgütlerinin de ülkelerinde yaşanan gelişmelere karşı sorumlu davranması, yol gösterici önerilerde bulunması ve ülkenin hassasiyetlerini de dikkate alması gerektiğini apaçık şekilde ortaya koydu.
'ÇÜNKÜ TÜRKİYE HEPİMİZİN'