Gazetede bir fotoğraf.
Avustralya Melborn’de bir cenaze töreni. Omuzlarda bir tabut.
.jpg)
Tabutta, 3 Ekim 2006’da ölen, 1968 Olimpiyatları erkekler 200 m olimpiyat ikincisi Peter Norman var.
Cenazeyi sırtlayanların en önünde iki zenci. Onlar da aynı yarışmanın birincisi ABD’li Tommie Smith ve üçüncüsü John Carlos.
Bu üç rakibin bir araya, omuz omuza gelmesini sağlayan nedir dersiniz?
Eylem kardeşliği.
Olay şöyle gelişir. 68 Olimpiyatları’nın atletizm 200 m’nin birinci ve üçüncüsü ABD’li bir zencidir. İkincisi Avusturalyalı beyaz Peter Norman. Madalya töreni için beklerlerken Carlos, Norman’ın yanına gelir ve insan haklarına inanıyor musun diye sorar. Norman da evet der. Orada, insan hakları için, ABD’deki ırkçılığı protesto etmek için bir şey yapmaya karar verirler.
Ne yapacakları fikri Norman’dan gelir. İki siyah deri eldiven vardır. Sağını Tommie, solunu John eline geçirir. İki siyah eldiven, madalya töreninde iki yumruk olarak havaya kalkacaktır.
Yoksulluğu protesto etmek için de kürsüye ayaklarında siyah çorapla çıkacaklardır.
İki zencinin önünde beyaz Norman duracaktır. Göğsünde “İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi”nin kokartı ile.
Madalya töreninde ABD Ulusal Marşı çalınırken eylem gerçekleştirilir. Siyah eldivenli iki zencinin yumrukları havada, önlerindeki beyazın göğsünde bir kokart, çıplak ayaklarıyla üç kişi durmaktadır.
.jpg)
Basın için müthiş bir görüntüdür bu.
Fotoğraf tüm dünyaya yayılır. Eylem amacına ulaşmış, ABD’deki ırk ayrımcılığı ve yoksulluk gündeme getirilmiştir.
Her eylemin bir bedeli olduğu gibi bunun da bedeli olur. ABD’nin olimpiyat komitesi anında müdahale eder ve iki zencinin spor kariyerini o an bitirir. İkisinin de spor yaşamları biter ama tüm dünyada siyahların ve insan hakları savunucularının sembolü durumuna gelirler.
Avusturalyalı beyaz atlet Peter Norman’ın da geleceği aynı olur. Onun da spor yaşamı bitirilir. Bedel ödenmiş ama amaca ulaşılmıştır.
Bu üç eylem kardeşi sonraki yıllarda da bir araya gelir. Görüşürler. En son bir araya gelişleri beyaz Norman’ın 64 yaşında kalp krizinden ölmesinin ardından yapılan cenaze töreninde olur.
Norman ‘siyahların derdi beni ilgilendirmez, ABD dünyanın öbür ucunda, bana ne’ dememiştir.
Daha öncesinde hiç tanımadığı, üstelik de rakibi olan iki kişiyle birlikte ırk ayrımına karşı ortak bir eyleme girişmiş, sonrasında tüm spor yaşamını bitirecek bir karar vermiş ve bunu uygulamıştır.
Norman ve iki siyah eldivenin bu tarihi mesajını unutmak mümkün değildi!
Bunu neden yazdım!

Portekiz Milli Takımı’nın dünyaca ünlü futbolcusu Ronaldo’nun geçen cuma günü İsrail’de İsrail ile oynanan milli maç sonrası İsrail’li futbolcuya yaptığı davranışı bana Norman ve iki siyahi arkadaşının dünyaya verdiği insanlık dersini biraz olsun hatırlattı.
Ronaldo’nunki de forma üzerinden dünyaya insanlık dersi anlamında rest!..
Şu bir gerçek ki milyonları peşinden koşturan sporun, hiç tartışmasız dünyaya en güzel şekilde mesaj yollamanın en önemli iletişim aracı olduğunu gösterdi.
O nedenle spor sadece spor değildir. Yeri geldiği zaman siyasetin aşılmaz engellerinin en güzel cevabıdır.
Peki Ronaldo ne yaptı?
İsrail’de oynanan 3-3 biten İsrail-Portekiz maçının ardından yaptığı hareketle dünya basınının gündeminde!
Ronaldo maçtan sonra yanına gelen İsrailli Yuvan Spungin’in forma değişme isteğini reddetti .
Neden mi?
Büyük yankı uyandıran bu hareketin nedeni Ronaldo’nun Filistin’le olan ilişkisi!.
Çünkü 2012’de Altın Ayakkabı’yı kazanan Cristiano Ronaldo’nun, 1.5 milyon Euro değerindeki bu ödülü Gazze’deki Filistinli çocuklara yardım amaçlı kullandığı ve Gazze’deki çocuklara yardım eden vakıflara bağışladığı gerçeğiydi!..
Şimdi bu noktada bir soru soralım;
Bizim Milli takımımızdan bir futbolcu İsrail ile oynanan maçtan sonra böyle bir olay yapmış olsa bizim medyamız bu eylemi yapan futbolcumuza ne derdi?
Bence ‘Olur mu kardeşim burası futbol sahası, burada böyle bir eylem yakışık almamıştır’ diyenlerin sayısı çoğunlukta olurdu.
Yanılıyor muyum!..
Unutmayalım.
Spor işte böyle bir siyasettir!.
Orada öyle bir ders verilir ki, o ders bütün gollerden çok ama çok değerlidir.
Tıpkı Ronaldo’nın milli forması üzerinden dünyaya verdiği en anlamlı ders gibi!..
Dünyanın bir numarası işte bu adam!
Helal olsun..