İran'da rejim karşıtı payesiyle dünya medyasına takdim edilen Özgür İran Hareketi lideri Meryem Rajavi, ülkedeki göstericilere şiddetinin arttırılması çağrısında bulundu.

Dışarıdan beslendiği açık olan Meryem Rajavi, ismiyle de dikkat çekiyor. Hz. İsa'nın annesine ait bir isim taşıması; imajın, ismin ve cismin kaynağını açıkça gösteriyor.

Anlaşılıyor ki Türkiye’deki Gezi kalkışmasına benzer bir provokasyon İran’da yaşanıyor. Gezi kalkışması sırasında Türkiye'deki ünlü isimleri ön plana çıkartarak ayaklanma çağrısı yaptıranlar şu sıralar İran'da da etkin bir operasyon yönetiyorlar.

Bizde anayasa sayılacak bir kural var: Ne yapacağını bilmiyorsan düşmanın söyleminin tersini yap, selamet bul... Şimdi İran da hiç sağa sola bakmaksızın düşman söylemlerinin aksine politikalar üreterek bu ayaklanmayı atlatabilir. Bakınız şeytanın sözcüsü Trump ABD'den İran halkına seslenerek "Büyük İran halkı yıllardır baskı altındaydı. Yemek ve özgürlük için açlar. İnsan haklarının yanı sıra İranlılar'ın zenginliği de yağmalandı. Değişim zamanı!" ifadelerini kullanıyor.

Demek ki İran rejimi değişim değil mevcudu sıkı sıkıya muhafaza etmeli.

Evet İran'da değişmesi gereken şeyler var ama şimdi o zaman değil.

Konuyla alakalı Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran'da yaşanan gelişmelerin kan dökülerek veya şiddet yoluyla tırmanmamasının umulduğu kaydedildi.

Bu açıklama İsevi bir diyardan gelen ehven bir yaklaşım. Her İsevi'yi de zebani kabul edemeyiz doğal olarak.

Tabii İran için Türkiye ne diyor önemli olan bence odur...

Ülke içinde yaşanan olaylardan dolayı endişeli olunduğunu belirten Dışişleri Bakanlığı, "Cumhurbaşkanı Ruhani’nin halkın barışçıl gösteri yapmaya hakkı olduğu, ancak kanunların çiğnenmemesi ve kamu malına zarar verilmemesi gerektiği yolundaki açıklaması dikkate alınarak şiddetten kaçınılması ve provokasyonlara kapılanmaması lazım geldiğine inanıyoruz." sözleriyle sağduyulu olmaya davet etti.

Pek hükmü olmasa da Almanya Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, tıpkı gezi parkı olaylarında yapılan açıklamalar gibi, şiddeti kınamak bir tarafa polisleri suçlayan Alman makamlar bu sefer de İran halkı için "Seslerini duyurabilmeli" ifadelerini kullanarak yine ABD'nin kapukulu olduğunu gösterdi.

Tabii İsrail'in değerlendirmeleri çok önemli...

Netanyahu, “İran rejimi, İranlılar ve İsrailliler arasında nefret uyandırmaya çalışıyor. Başaramayacaklar.

Bu rejim nihayet düştüğünde -ve bir gün olacak-, İranlılar ve İsrailliler bir kez daha harika arkadaşlar olacak.” diyerek aklınca yönlendirme yapıyor.

İran aklı bir kenara bırakmadan, iyi bir koordinasyonla bu belayı savsın. Sonra Türkiye-Rusya-İran-Irak ve Suriye bölgeden emperyalistleri kovar. Bölge huzura kavuşunca gerçekten iç meseleler varsa ki var onlar da masaya yatırılır.