Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde ‘1’inci Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Amerika kıtasına Kristof Kolomb’dan önce Müslüman denizcilerin ulaştığını belirterek, “Kolomb’un hatıralarında dağın tepesinde bir camiden bahsedilmektedir. Şimdi Kübalı kardeşlerimizle konuşuruz. O dağın tepesine bugün de bir cami yakışır, yeter ki müsaade etsinler” şeklindeki sözleri tartışma yaratmıştı..
Erdoğan'ın sözleri ile böyle bir tartışma yaşanırken, 19 Nisan 2014'te işte tam bu noktada önemli bir araştırmayı kaleme almıştım..
Dünya tarihinin bütün derinliklerinde Müslüman Türklerin derin izi olduğunu Kristof Kolomb üzerinden önemli bir kaynak ile verirken ‘Belki de bir çoğunuz ilk kez okuyacaksınız’ demiştim.
***
Konu;
Kristof Kolomb’un kendi el yazısı ile yazılmış, Amerika seyahat notlarıydı..
Bu notların Paris’te “Bibliotheque Nationale” de, yani Fransız Milli Kütüphanesi’nde muhafaza edilmekte olduğu bilinmektedir..
Fransız amirallerden Dr. Charcot, 1928 yılında yayınladığı “Colomb Vu Par Un Marin-Bir denizci tarafından Kristof Kolomb hakkında görüşler” isimli eserinde, Kolomb’un kitabından şu cümleyi naklediyor..
“Rodrigo sıradan bir tayfa değildi. Osmanlı deniz kuvvetlerine mensuptu. Dinini gizlemek zorundaydı.
Onun Müslüman olduğunu benden başka bilen yoktu.. Geceleri pek az uyur, devamlı harita üzerinde çalışır ve hesaplar yapardı.
Bu haritaların ve tuttuğu notların birer kopyasını çıkardım.. Keşfin şerefini bir Müslüman’a kaptırmamak için açıklamadım”
Dr. Charcot, Kolomb’un bu itirafını kendisi şöyle değerlendiriyor ve bütün dünyanın dikkatine arz ediyor:
“Amerika’nin keşfi şerefi Kolomb’a degil, Müslüman denizcilere aittir!”
“Rodrigo” adı, Batı tarihlerinde öteden beri “Kolomb’un sağ kolu ve harita uzmanı” diye bilinmekte idi.
Fakat Osmanlı deniz subayı olduğu ancak 1928’de yukarıda zikredilen yayın ile duyurulmuş oldu.(1)
***
1929 yılında Milli Müzeler Müdürü Halil Edhem Eldem, Topkapı Sarayı arşivlerinde Piri Reis’in haritasını buldu.
Mustafa Kemal Atatürk’ün özel ilgi ve emirleri doğrultusunda haritanın basımları yapıldı.
Dünya bilim çevrelerine tanıtıldı ve tartışıldı.
Piri Reis haritasının önemi Amerika’nın doğu kıyılarını, Kolomb’un ayak bastığı toprakları göstermesi ve Piri Reis’in haritanın kenarına düştüğü notlardır.
Bu haritanın kenar notlarında (Piri Reis’in el yazısı ile) “Rodrigo” adı aynen geçmekte ve O’nun büyük denizcimiz Kemal Reis’in “Baş Tayfası” olduğu belirtilmektedir.
“Bunu Kemal Reis’in biraderzadesi diye meşhur, Hacı Mehmet’in oğlu fakir Piri 919 (1513) Muharremulharamında Gelibolu şehrinde yazdı, Allah ikisini de affetsin.”
Piri Reis, Kemal Reis’in yeğeni olup küçük yaştan itibaren denizlere açıldığı için Rodrigo’yu tanımaktadır..
***
Şimdi sormak gerekir..
Kristof Kolomb’un bu itirafını, neden okullarımızda öğrencilerimize öğretmezler ki?
İspanya’ya karşı ayıp mı olacak?
1490’li yıllarda İspanya’da Müslüman ve kütüphane katliamı yaşanıyordu..
Museviler bile Osmanlı’ya sığınmıştı..
İspanyollar, bir medeniyeti yok etmiştir.
Şimdi de “Medeniyetler İttifakı” adı altında “insan hakları, demokrasi, kardeşlik” dersi vermeye çalışıyorlar!
Müslüman düşmanı İspanya adına denize açılan Kolomb’un haritacısı ve kılavuzu Rodrigo, Müslüman Türk kimliğini gizlemek zorunda kalmıştı!
Sanki bir güç, gerçek bilgilere ulaşmamızı istemiyor.
Sadece kendilerinin sunduğu bilgilerle yetinmemiz gerektiği öğretiliyor..
Okumayan, araştırmayan, sorgulamayan, yorumlamayan ve yazmayanlar kendilerine sunulanlara biat ederek, gizli kölelik yaptıklarının farkına varmadan yaşadıklarını sanırlar.
Bu büyük milletin öyle şanlı ve gizli bir tarihi var ki o tarih dünyaya hakimdir!..
Kristof Kolomb'un itirafı aslında çok ama çok şeydir!
İşte Rodrigo olayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları için de son derece önemli gerçekçi bir dayanak.
***
Sevgili okurlar..
Ülkemizin en önemli sorunu BİLİNÇSİZLİKTİR!
Sosyal refahın, siyasi istikrarın, ekonomik kalkınmanın ve kültürel gelişmenin temelinde aslında eğitim yatar.
Eğitimsiz bir toplumda cehalet, yoksulluk ve anarşinin olması kaçınılmazdır.
Şükürler olsun ülkemizde okuma yazma oranı %95 civarlarındadır. Ama okur yazar olmak vatandaşlarımızın tarihini iyi bildiğini, okumayı, araştırmayı sevdiğini ve yeterli bir eğitimden geçtiğini ne yazık ki ifade etmiyor..
En önemlisi de okuyanların ne okuduğu ve okuyanlara neler öğretildiğidir!
Bize de düşen görev halkımızı doğru bilgilerle bilgilendirmek!..