Her meselede birbirimizi yiyelim. Bunun zararı da yok.. Yalnız mesele milli olunca iş değişir.. Orada ittifak aramak gerekir. En sevmediğimiz insanı bile milli bilinç gösterdiğinde takdir etmek insan olanın ödevidir.
Milli konularda savrulma olmaz. Savrulursan kavrulursun çünkü. Zaten dışarıda milli bünyeye sızmak isteyen milyonlarca virüs tetikte bekliyor. Bir de içeridekiler var. Evet ağacın kurdu içinde olur.
Vatan ile yatan arasında bir harf var. Eğer sen ülken için üretmeye kendini kurmamışsan bu vatanı otel olarak kullanmaktan başka bir iş yapmış olmazsın. Yani yatan olursun.
Vatan, yatan ve de satan arasında da bağlantı kurulabilir. Bir harf yer değiştirdi mi bütün kimya bozulur.
Bugün bu memlekette vatan için canını dişine takan da var canını dişine takanları satan da var.
Bir ülkenin bütün izdüşümlerini elaleme satanlar akademisyen bildirisiyle iyot gibi ortaya çıktı. Bu akademisyenlere yakışan bir kelime buldum DÜNÜRUS.. Eminim bu sözcüğü bilmiyorsunuzdur. Bilemezsiniz çünkü dünyada ilk kez kullanılıyor. Üç sözcüğün birleşmesinden oluşturulmuş özel amaçlı bir kavram.
Dü+nü+rus kelimelerinden mütevvelit. Dü'yü bilirsiniz, tavla oyununda iki demek. Aynı zamanda Farisi kültürüne işaret eder. O kültürü savunan zındık tiplerin karşılığıdır. Nü'yü de bulmaca çözenler bilir, çıplak kadın resmi demek. Bu da batının her türlü pisliğine denk gelir. Hal ve hareketlerde arı, namusu devre dışı bırakmak anlamında da alınabilir. Rus'u zaten bilmeyen yok. Bugünlerde Bayırbucak Türkmenlerine zulmediyor, öldürüyor. Sibirya'ya sürdüğü ve soykırım uyguladığı başta Ahıska Türkleri olmak üzere Müslüman unsurlara zulmeden tirana karşılık düşünülmelidir.
İçimizdeki akademisyen denen zevatı dünürus olarak adlandırmak böylece anlam kazanmış oldu. Türk'ün ve Müslüman'ın dışında herkese hizmete amade bu kesim; milli olana düşman, yerli olana yabancı aymaz bir zümre.
Bunları savunan, bunların yaptıklarını ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirenler de dünürussever olarak tanımlansa kimseye garip gelmez.
Biz millet olarak ihanetin her türünü görmüşüz. İhanet konusunda dünyanın en tecrübeli milletiyiz. Dinlisinden dinsizine içimizden ihanet çocukları üretmede üstümüze yok. Bunun nedeni de bizim seçmede, milli olmaya rezerv koymamamamızdan kaynaklanıyor. Oysaki kılcal damarlarına kadar bakmamız gerekiyor akademisyen ya da millete hizmet noktasında bir insan seçerken. Milletin bekası söz konusu olunca, saplandığımız hümanist tavır zaaf yaratıyor çünkü.
Ders alırsak tarih tekerrür etmez. Dünürusların nesli de bir zaman sonra tükenir. Örneğin mamutlar ve dinazorlar gibi..