Sultan Ahmet Camii ve Ayasofya’nın siluetini bozulmasına neden olan kulelerin sahibine sayın Başbakanımız "gücendiğini" ifade etti...Hemen yakın zamanda, Trabzon'da Zağnos vadisinde yapılan TOKİ konutları, Erdoğdu yolunun görüş açısını kapatarak yükselmesine gönlü razı olmayan belediyemiz de, fazladan olan katların kırpılmasını istedi...(O binaların ilk proje de olup olmadığı da ayrı bir muamma). Pekala kültür varlığı surların etki sahasını TOKİ konutları için imara açmak nasıl bir şey?...Vadi içini dönüştürürken tepeyi sorunlu hale getirmek gibi herhalde...
Akla gelen ilk soru bu binalar "Bir plana göre yapılmıyor mu?" Cevap evet.
Bu hataların sorumlusu yetkililer uzmanlar nerde? Belediye meclis üyeleri, imar komisyon ve müdürlüğü sorunun farkında değil mi?, ancak hataları söyleyebilmek için yeter şart başkan olmak sa!!!
Peki plan yapma ya da değiştirme işlemlerinde meclis, halkın katkısı, uzman katkısı, etik ve estetik kurullar?...
Kanun gereği bir aylık askı süresinde yapılan planlara ya da değişikliklerine, o ilde yaşayan her bir vatandaşın itiraz ve dava hakkı var. Var da...
Örneğin, Meydan parkı yapılırken, yetkililere burada ne yapacaksınız? Yeni bir fonksiyon değişikliği var mı? Hedef kitleniz? Gibi soruları sorduk mu? Ya da bize yani vatandaşa sordular mı?
Örneğin yapımı devam eden Reşadiye kavşağı için bir "konsensüs" sağlandı mı?  Neden köprülü engeller??? Başka çözüm yok mu???
Trabzon'un fotoğrafına bakmak için uzaya çıkmaya ya da uydu fotoğraflarına gerek yok. Çıkalım Boztepe'ye ve oradan bakalım... Okurken üstadın "Yükseldikçe batıyoruz batağa" (NFK) cümlesini, Trabzon'u düşündüm gözlerim kapalı.
Sahi biz ne yapıyoruz?... Yol, bina, üst/alt geçit, viyadük, kaldırım yaparken aslında biz ne yapıyoruz...
Mimar Sinan, muhtemelen bize bakıyor yükseklerden. Bizimle gurur duyuyor demeyi çok isterdim ama maalesef.
Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur misali, İmar Kanunu değişikliği için önerilerde bulunalım derken, planlı alanlar yönetmeliği değişti, iki hafta önce...
Köşeye sıkışmış boksör gibi, devamlı sağ-sol direk yumruk yerken, ne yapacağını şaşırmış katkı sağlamak isteyen uzman ve bilim insanları...
Robinson Crusoe gibi, uzaktan geçen bürokratlara, ateş yakıp biz de varız diyorlar, ama nafile..."Beyhude zorlama kapılar sürmeli der gibi" sayın yetkililer...
Başbakanın "durmak yok yola devam" ifadeleri, otobüsü kaçırmama TELAŞINA kapılmış olan BÜROKRATLARIN, ülkenin sorunlarına katkı vermek isteyenleri görmelerini engelledi gibi.
Bir ülkenin mülkiyet yapısını alt üst edecek olan miras sistemi değiştirilecek yine bir görüş, uzlaşı, siz de katkı verseniz, "ORTAK AKIL" diyen yok...
Tabiat varlıklarının kullanım ve yönetimi ise daha çözüm bekler..."Çözümsüzlük" sürecinde...
Nasıl anlatsam, nerden başlasam, Bodrum Bodrum...