Öyle değer bilmez bir toplum haline geldik ve getirildik ki 'ŞÜKRETMEK' zorumuza gider oldu.
Çünkü yozlaşma içimize öylesine işledi ki bir virüs olup çıktı..
Her tarafımızı para, pul, şan ve şöhret merakı sardı!..
Bencillik had safhaya ulaştı!..
İnsanlığın değil, çıkarın olduğu yere konaklar olduk..
'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' sözünü moda haline getirdik.
Neresinden bakarsak o söz!..
Sağdan, soldan, önden, arkadan..
Sen, ben, şu, bu!..
A' dan Z' ye..!
Nereden geldik nereye gidiyoruz? sorusunu kendi kendimize dahi soramaz hale geldik!.
Bugün gerçeklerden kaçsak dahi ahrette kaçış olmadığını hatırlamak bile istemez olduk!
Çünkü 'hesap verme' sözü işimize hiç gelmedi ki!.
'Gençlik elden gidiyor' sözü sadece bir arabesk değil, gerçeğin ta kendisi haline geldi..
Nice nice aileler evlatlarından dahi hesap soramaz noktada, çaresiz kaldı.
'Ahh be oğlum, ahh be kızım' sözü sessiz çığlık oldu!..
Vur patlasın çal oynasın merakı aldı başını gitti!..
Ülkede neler oluyor, neler bitiyor? kimin umurundaki!..
İnsanlık da ölüyor, vatanseverlilik de desek yalan mı olur?
Milli hassasiyetler faşistlik oldu!
Titreyip kendimize gelelim desek, kim dinler ki!..
Çünkü şükür nedir bilmez olduk..
Şükür bilmeyenin vicdanı olur mu?
Bir düşünün..
Yüzümüzü yıkamaya gitmemiz sadece 10 saniye sürerken, yatağa bağlı yaşayanları unuttuk.
Tüm manzarası tavan olan kardeşlerimizi de...
Şükret arkadaş!
Senin ayakkabını giyebildiğin bir ayağın var..
Senin kızarak bindiğin otobüse, uzaktan bakıp iç geçiren tekerlekli sandalyedeki kardeşlerin, ağabeylerin, kahraman gazilerin var.
10 saat uyuyup işyerinde hala esneyip yan gelip yatarken, geceyi çocuğunun başında hiç uyumadan bekleyip ilaç parası için işe giden nice babalar, anneler var!
Sen, annenin önüne koyduğu yemeğe burun kıvırırken, pazar dağıldığında çürük domatesleri, meyveleri toplayan hatta çöp poşetlerini tarayan nice anneler var!
Arkadaşım, annesiz olan da babasız olan da var..
Sen hala bu ülkenin, bu vatan topraklarının değerini bilmezken, bu vatan toprakları üzerinde uzun yıllardır tarihi hesapları hiç bitmeyenler var!.
Gözün kör, vicdanın kara değilse eğer bunları görürsün!..
Arkadaş, hiç unutma!
Kişi, kişinin aynasıdır..
Bak arkadaş!
Bir gün Peygamber Efendimiz arkadaşları ile otururken Ebu Lehep meclise giriyor ve efendimize 'Ya Muhammed, birçok yerleri gezdim, senden daha çirkinine rastlayamadım' diyor.
Peygamberimiz 'Doğru söylüyorsun ya Ebu Leheb' cevabı verir..
Ebu Leheb tekrar 'Herhalde dünyanın en çirkini sensin' der.
'Haklısın ya Ebu Leheb' der efendimiz.
Biraz sonra Hz. Ali içeriye giriyor ve tevafuk bu ya o da;
'Ya Muhammed, bu dünyada senden güzelini göremedim' diyor.
Peygamberimiz 'Doğrusun ya Ali'
'Sana baktıkça içime huzur doluyor'.
'Doğrusun ya Ali' diyerek efendimiz onu da tasdik edince meclisteki sahabe;
“Ya Resulallah, biraz önce Ebu Leheb geldi 'Ne kadar çirkinsin' dedi, 'Doğru söylüyorsun’ dediniz; şimdi Ali geldi 'Ne kadar güzelsiniz' dedi, ona da 'Doğrusun' dediniz. Hikmeti nedir?” diye sorunca Peygamber Efendimiz de şöyle der;
'İnsan insanın aynasıdır. Kişi kendisi nasılsa, karşısındaki insanı da öyle görür' (1)
Çok anlamlı ve önemli bir anımsama.
Nasıl bakarsak öyle görürüz!..
O nedenle..
Kıymet bilelim..
Şükredelim..
Kaçış yok.
Bir gün mutlaka her nefsin tadacağı bir ölüm var..
Şükredelim halimize ki; biz bugün uyanırken, nefesini yastığında bırakanlar da var...
Şükret arkadaşım, bir şükrü bile bilmeyenler var..!..
Kyn(1)Allah de ötesini bırak-Uğur Koşar)

İthal Yok!

Trabzon'da bugüne kadar yerel seçimlerde sürekli 'ithal aday' bir başka anlamda bürokrasiden gelen adaylar konusunda 'acaba' diye tereddüt yaşanırdı..
Bu milletvekilliği adaylıkları sürecinde de yaşandı..
Bu kez hem Büyükşehir hem de Ortahisar noktasında böyle bir dert yok!...
Hatta ilçelerde de..
AK Parti'nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı 5 yıldır şehri yöneten mevcut Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükcüoğlu gibi artık tecrübeli bir isim. Gündemdeki isimlere bakıldığı zaman görülüyor ki Ortahisar adayı da yine bu şehri tanıyan, bilen, teşkilatın içinden bir isim olacak.
Yani AK Parti'de dışarıdan gelen teşkilatlara yabancılık çekecek aday yok.
CHP'de Büyükşehir Belediye Başkan Adayı eski belediye başkanı, Trabzon Milletvekili, bu şehri A' dan Z' ye çok iyi tanıyan bir isim Volkan Canalioğlu. Ortahisar adayı keza aynı. Trabzon'da gözlerini adeta siyasette açmış, merkez sağda uzun yıllar siyasetin içinde yoğrulmuş, şehrin her karış toprağını bilen sevilen bir isim Nazım Özcan..
Yani CHP teşkilatlarında ithal aday derdi yok!.
Gelelim MHP'ye..
Büyükşehir Belediye Başkan adayı bu şehrin evladı, bu şehirde uzun yıllar siyaset yapmış, şehrin her katmanını iyi bilen bir isim Hüseyin Örs. Ortahisar Belediye Başkan adayı uzun yıllar belediyecilik deneyimi olan, şehrin sivil toplum örgütlerinin içinde sürekli görev almış, Trabzonspor'da yöneticilik yapmış bir isim Osman Abanoz!..
Böyle bir tabloda muhalefette ittifak olur mu?
Çok ama çok zor..
Her aday bu şehrin bütün katmanlarında adı olan isim. Hepsi seçimlere ağırlığını koymaya çalışırken, bu şehrin bütün mahallelerini, kahvehanelerini, spor kulüplerini dahi tek tek biliyor!
40 yıllık siyasetçi gibi sahadalar..
Vatandaşın tanıma derdi artık yok!
Yani onlar şehri, şehir onları çok iyi tanıyor!..
Hepsi şehirde tuttuğunu koparmaya çalışacak!..
Favorisi olmayan seçim..
Hiç kuşkusuz iktidar partisi adayı olmak avantaj sağlar!.
Ama işin içinde sandık olunca 'top yuvarlıktır' misali!..